1 Haziran 2009 Pazartesi

Geç kalmış bir Robert Langdon yazısı..


2004 senesinin sonbahar ayları.. Kitap alışverişlerimden birinde aldıklarımın arasına bir de "Melekler ve Şeytanlar" eklemişim, kapaktaki "Da Vinci Şifresi yazarından" ifadesi beni hiç ama hiç etkilememiş çünkü sıralamayı bilmesem de ilk kitapla başlayacakmışım okumaya :)

Yine 2004'te bir akşam üzeri evde yalnızken almışım kitabı elime, uzanmışım yatağıma. Saat 8 civarı. Okumaya başlamışım, 1-2 saattir okuduğumu sanırken saate bir de bakmışım ki saat sabahın 3'ü. Kitabın da okunacak çok az sayfası kalmış...

Görmeyi en çok istediğim yerlerden birinin sokaklarında, tarihi mekanlarında dolaşmışız saatlerce.. Tabi Robert Langdon'la :) Hatta sonra gidip resimli versiyonunu da almışım kitabın, okurken bir yandan bütün heykelleri, bütün mekanları görebilmek için..

Bütün çok satan kitaplar gibi Da Vinci Şifresi'nin de filme çekileceğini duyduğumda nasıl olacağından, o kadar detayı filme nasıl sığdıracaklarından önce merak ettiğim şeydi Robert Langdon'ı kimin canlandıracağı. sLn'in okuduğu kitaplardan seçtiği özel karakterleri olurdu, bir yönüyle dikkatini çekerlerdi muhakkak ama Robert Langdon aşık olunan tek karakter olmuştu o güne dek. Eğer sLn'e "madem bu kadar aşıksın bu adama, gel sen seç kimin oynayacağını" deselerdi muhtemelen sLn Tom Hanks'ten daha iyi bir tercih yapamazdı! Hatta sLn de onu seçerdi...

Da Vinci Şifresi'ndeki detaylar filme sığmadı, film kitabın akıcılığını yakalayamadı, o oldu bu oldu ama Robert'ın varlığı filmi tekrar tekrar izlenir kılmaya yetti.

Sonra sıra en sevilen Dan Brown kitabına geldi. Melekler ve Şeytanlar'a. Bugüne kadar beklemedim tabi ki izlemek için, vizyona girer girmez izledim ama hayatın biraz daha sakinleşmesini bekledim yazmak için.

Filmi ilk günden izlemeye gelen insanların muhabbetleri ilgimi çekti yine salonda. Hiçbir filmin kitap kadar güzel olmayacağına inananlardanım (Prestij hariç). Ama kimseye kitabını okumamışsın gelmiş filmini izliyorsun demem tabi ki, herkesin kendi tercihi..

Sadece dikkatimi çeken şu oldu: Sağımda solumda oturan insanların çoğunluğu bir kitaptan uyarlandığından dahi bihaberlerdi. İnsan bir gazete açıp ya da ne bileyim internette bir sinema sitesine girip bir-iki şey okumaz mı izleyeceği film hakkında? Afişini beğenip ya da herkesin oraya girdiğini görüp mü filme giriyorlar anlamıyorum ki..

"Filmin konusu güzelmiş" diyen ablayı düzeltmek istedim "film değil kitap, azıcık gazete karıştırsan görürdün" diye.

Yüzüklerin Efendisiyle karıştıranlar mı ararsınız, kitabın yazarının Tolkien olduğunu sananlar mı, Dan Brown'la Tolkien'ı birbirine karıştıranlar mı...

Filme gelince..

Film Da Vinci Şifresi'nden daha akıcı ilerliyordu orası kesin. Ama Vittoria'nın olaya dahil oluşunun tek sebebinin karşımaddeyi bulmak olması biraz zayıf kalmamış mı? Hani Leonardo Vetra?

Peki ya Maximillian Kohler? Bence kitabın en önemli karakterlerinden biriydi ama filmde bahsi bile geçmemiş..

Kitapta Camerlengo'nun hem iyiliği hem de kötülüğü üzerine daha derin bir vurgu yapılmıştı, filmde oldu bittiye geldi.

Peki karşımaddenin yokoluş sahnesinde Hem Vittoria'nın hem Robert'ın tamamen konu dışı kalmasının gerekçesi nedir? Benim bu filmde görmeyi en çok istediğim bölüm orasıydı ve biliyorum bu konuda yalnız olmadığımı. Camerlengo süper kahraman oldu, zaten olayların aslı kısacık gösterildi ve bitti, Robert ve Vittoria kitabın ana karakterleriyken filmin yan karakteri oldular. Oldu mu böyle?

Fazla uzun olmasından korkuluyorsa iki film yapılsaydı.. Güzelim kitabı ordan kesip burdan kesip kuşa çevirmişsiniz :(

Kesinlikle kötü bir film değil ama hayal ettiğim kadar da iyi değil. 600 sayfalık kitabı 3 saatlik filme sığdırmak muhakkak zordur anlıyorum ama kitabın ana olaylarını kısaltıp önemli karakterleri filme almamak mıdır yapılması gereken işte onu anlamıyorum...

Yine de Robert Langdon bir kez daha ete kemiğe bürünmüş beyaz perdede karşımıza çıkmıştır, sırf bunun için bile sevilir bu film :)

2 kişi de demiş ki:

absalom dedi ki...

da vinci şifresinin filmini beğenmemiştim...bunu seyretmedim daha...kısa vadede de seyretmeyi planlamıyorum...

tom abi biraz yaşlı kaçmamış mı sence ?
ha severim abiyi ayrı konu ama...

kohler konusuna katılıyorum hiç mi bahsi geçmiyo yahu..ilginç...

neyse sonuçta kitap okunmadan film izlense cazip gelebilir..
lakin kitabın bu kadar sürükleyici olması filmin cazibesini köreltiyor...

2 film çekselerdi keşke.

sLn dedi ki...

Benim kitabı okurken hayal ettiğim Robert Langdon'a dünyada en çok benzeyen kişi sanırım Tom Hanks :) Herkes kafasında farklı şekilde canlandırdığı için farklı tepkiler olması çok normal, benimki aynen buydu, sen çok başka hayal etmişsindir, başka biri bambaşka.. O yüzden Tom Hanks olmamış diye düşünenleri de anlıyorum yani :)

Filmin kitaba yetişemeyeceğini filmi izlemeden de biliyorduk zaten, yine de çok kötü olmamış. Dediğin gibi kitabı okumamış biri için fazlasıyla sürükleyici bile sayılabilir. Ama kitabı güzelleştiren detayların çok azı filmde var, bazı karakterler yok sayılmış, bazı bölümler değiştirilmiş vs. En azından o kısımlara dokunulmasaydı daha iyi olabilirdi...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?