7 Temmuz 2009 Salı

5 Temmuz 09-Mezuniyet balosu

(5 Temmuz 09-Mezuniyet balosu)

Aylarca hazırlandığınız şeylerin birkaç saatte bitivermesi can sıkıcı! 40 gün-40 gece yapılsa ya böyle şeyler :)

En hasta halimde olmama rağmen engel tanımadım, attım kendimi mezuniyet balosuna. Kuaförde fön makinesinin de katkılarıyla bir ara ateşim epey yükselince tırsmadım desem yalan olur. Bir de sabah hava durumunu kontrol ettiğimde "sağanak yağış" ifadesini görünce epey tırsmıştım. Ama sağ salim ve kupkuru bir gece geçirdik :)

Okulda birbirimizi her halimizle görmeye alışmış da olsak birbirimizin bu hallerini hiç görmemiştik. O yüzden herkes bir diğerine kül kedisi muamelesi yaptı. "Abi ne olmuş sana yaaaa".

Müzik konusunda tutucu bir insan olduğumu bilen bilir, parti ortamı deyince aklıma gelen müzikler normal şartlarda nefret ettiğim müziklerdir. O yüzden biraz da korku vardı içimde, acaba sıkıntıdan patlar mıyım diye.

İlk müzik grubunun şarkı tercihleri hayal edebileceğimden birkaç kat daha iyiydi. Geceye şahane bir giriş yapmış olduk. Bir ara The Cure şarkısına eşlik ettiğimi bile hatırlıyorum :) İkinci grubun müzik seçimiyse benim açımdan rezaletti :) Şarkıların kimlere ait olduklarını bilmiyorum, hatta çoğunu ilk kez duydum, bir yerden sonra da ne dedikleriyle ilgilenmeyi bıraktım zaten. İçimizdeki hoplama, zıplama, tepinme aşkına onlar bile engel olamadı!

Hiçbir şekilde danslara katılma isteğiniz olmasa bile okulda herkese çok çektiren hocanız yere oturmuş Adnan Şenses'in çamaşır yıkama hareketini yaparken kendinizi oynayanların arasına atıyorsunuz. Kaçar mı o görüntü bee! (Bu arada o hareketi başka insanlar da yapıyor olabilir ama çocukluğumdaki yılbaşı programlarında hep Adnan Şenses yapardı, oradan aklımda böyle kalmış.)

Hayatınızda sadece bir kez yaşayabileceğiniz anlar vardır, mezuniyet balosu da bunlardan biri, o yüzden sonuna kadar tadı çıkarılmalı diyerek eğlencenin dibine vurduk dün gece.. (Ha bir daha üniversite okurum bir daha baloya giderim, yaş olur 27-28, çevremdekilerin hepsi 22-23, arada bana abla diyen terbiyesizler (!) bile olur, ı ıhh bunun gibi olmaz o zaman.)

Ardından pek güzide gece kulüplerimizden birinde aldık soluğu, düşündükçe gülüyorum. Şartlar ne olursa olsun gitmeyi asla istemeyeceğim yerlerden biridir dün gece gittiğimiz yer. Ama öyle bir gaza gelmiş durumdaydık ki "eh hadi gidelim" dedik hemen. Biri Avrupa yakasından Asya'ya yüzelim dese ona da uyardık. Üniversite hayatı boyunca beklenen gün gelince insan yapılacak her şeyin içinde yer almak istiyor galiba. (Sanırım erkekler pek umursamıyorlar bunu da ama okula başladıkları günden itibaren kızların akıllarının bir köşesinde durur mezuniyet balosu :p )

"Bilmediğiniz şeyler hakkında 'ben nefret ederim' demeyin, gidin bir bakın neymiş ne değilmiş, nefret edecekseniz de fikir sahibi olduktan sonra edin." diyen bir hocam vardı zamanında. Kurallarla ve sistemlerle kendince problemler yaşayan ama diğer bütün mağdurlar gibi bu duruma katlanmaya çalışan, sadece metal müzik dinleyen bir edebiyat öğretmeni.

Mesela bana "kalk reinaya gidelim" deseniz size saatlerce gülebilirim. Gece kulübü ortamlarının bana göre olmadığını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Dün gece "Bütün sınıf gidiyor, bir daha ne zaman bir araya gelebileceğiz ki, hadi gidelim" dedik ve artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: "Ben bu tür ortamlardan nefret ediyorum" :))

Güldük, eğlendik, oynadık, zıpladık, tepindik ve bunu da bitirdik.

Güzeldi, kesinlikle güzeldi!

:)

4 kişi de demiş ki:

beenmaya dedi ki...

bundan sonrasına dair de herşeyin çok güzel olması dileğiyleeeee :))))

Güllerevurgunum dedi ki...

Ama ben cidden balolardan nefret ediyorum :P Evde oturup çekirdek çitlemek daha eğlenceli kanımca :)

Bizim baloyu hatırladım. Daha doğrusu partiyi. İTÜ koskoca arabalı vapur kiralamıştı da boğazda dolaşmıştık saatlerce.
Reina önünden geçerken de tüm okul "elle salla reina elle salla" diye bağırmıştı...Koskoca arabalı vapur yapıldı yapılalı öyle gürültü ve tepinmeye bir daha şahit olmaz kanımca. Hani batmadığına hala şaşırıyorum ve mucize diyorum. ne geceydi ama !!!

sLn dedi ki...

@ beenmaya

Teşekkür ederim canım :))

sLn dedi ki...

@ Güllerevurgunum

Tahmin edebiliyorum :)) Kızların sevdiği günler bunlar :p

Arabalı vapur da iyiymiş ya, ben de tekne tarzı bir şey hayal ediyordum daha çok ama fazla içip eşek şakasının suyunu çıkaranlar ya da ayakta duramayıp denize düşenler olabileceği fikriyle tekne istenmedi :)) Ben herkes benim gibi ayık olarak sanıyordum ya tekne istemeyenleri anlamıyordum ama pazar günü anladım :s Allah korumuş resmen yani..

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?