23 Temmuz 2009 Perşembe

Bir temmuz hikayesi..

İki binle başlayan senelerden birinde, bir temmuz ayında bir kağıt bir de kalem alıyorum elime. Bir hikaye yazacağım ya da bir masal. Mutlu başlayan ve mutlu bir sonla biten bir masal.

Oturuyorum masamın başına, önce karar veremiyorum nasıl olması gerektiğine. Onlarca soru var beynimde, nasıl olmalı, kimler olmalı, hikaye nerede geçmeli. Belki de hepsinden önemlisi bu hikaye yazılmalı mı?

Sonra kahramanlarım huzursuzlanmaya başlıyor, "yazacaksan yaz" diye. O zaman kararımı veriyorum, yazacağım!

İstanbul'da başlıyor hikayem, başka neresi olacaktı ki. Kahramanlarsa ha gitti ha gidecek. Tutmaya uğraşıyorum, çeşit çeşit şeyler seriyorum önlerine.

"Ne olur kalın!"

Kalıyorlar, ama sonsuza dek kandıracak değilim ya!

İki kahraman vardı hikayemde. Biri vardı, biri varla yok arasıydı. Sonra bir gün kızdı varla yok arası olan, kalemi aldı elimden. Hikayem kendi kendini yazmaya başladı..

Hikayenin başlarında aklının bir köşesinde gitme fikri olan kahramanım bir yerden sonra diğerini tutmaya çalışan taraf oldu. Kalmaya kararlı olansa gitmeye çalışan taraftı artık.. Hayat hep böyleydi ya zaten. Bir şeyler hep değişirdi.. Durmadan..

"Gitme" dedi, diğeri gitmedi.
"Gitme" dedi, yine gitmedi.
"Gitme" dedi, dinletemedi..

Kalem zaten gitmek isteyenin elindeydi.

Durup dururken "son" yazdı sayfanın altına, hayatta hiçbir şey durup dururken olmaz sanırdı öteki...

Haklı sebepleri vardı belki, öteki hiç bilmek istemedi.

Kalemi de kağıdı da bırakıp gitti biri.

Öteki kalabalık bir caddenin ortasında elindeki kalem ve kağıda bakakaldı. Ne zaman temiz bir sayfayla gelse başka biri, "git" derdi, "Benim hikayem çoktan yazıldı ve bitti"..

İki binle başlayan senelerden biriydi yazmaya başladığımda, aylardan temmuz, senenin tam bu zamanları..

Bir kağıt...
Bir kalem...
Yoktan var edilmiş bir umut...
"Biri" hep bekledi.

8 kişi de demiş ki:

casaubon dedi ki...

Olsun. Beklemek yine de güzeldir.

Giden düşünsün...

a.nur... dedi ki...

Böyle hikayelere de hatta böyle yazılara da bir şey eklemek istemiyorum, sözlerim eğreti duruyor, iğrenç geliyor. Sadece bazen öyle bir yazıyı öyle zamansız okursunuz ki kızarsınız herkese, kızdım ben de.

sLn dedi ki...

@casaubon

Güzel olmasına güzel de bir de bu kadar zor olmasa..

sLn dedi ki...

@ a.nur

Ben bir süredir kızamadığımı hissediyorum, neden bilmesem de.. kızsam da hemen geçiyor. Kötü mü iyi mi emin değilim 8-)

casaubon dedi ki...

Güzelliği zorluğunda zaten...

sLn dedi ki...

orası da öyle tabi...

melankolikdeli dedi ki...

neden bilmiyorum ama anlatımındaki kafiyeden olsa gerek Tim Burton geldi aklıma (:

sLn dedi ki...

İyidir Tim Burton iyidir :p (blogun her bir yanından anlaşılacağı üzere çok severim kendisini :)) )

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?