25 Ağustos 2009 Salı

Tanımadığım daha kaç kişi var içimde yaşayan?




"Hastalık" boyutuna varmamış olsa da hepimizin içinde birbirine hiç benzemeyen insanlar var ya hani, hadi neye benzediklerini bulmaya çalışalım bakalım..

İsim vermedim ben hiçbirine, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü diyebiliriz o yüzden.

Birincisi iflah olmaz bir iyimser. Biraz çabayla dünyadaki her şeyin muhteşem olabileceğine inancı tam. Pollyanna'nın 2000'li yıllarda yaşayan versiyonu diyebiliriz kısaca kendisine. O kadar iyimser düşünüyor ki zaman zaman frenlemek zorunda kalıyorum ileride yaşayacağı hayal kırıklıkları çok büyük olmasın diye.

İkincisi birincinin azılı düşmanı! O da tanıdığım en büyük kötümser. İyi giden şeylerin tadını çıkarmayı beceremez, ileride kötüye gideceğine inandığı için... İşler ne zaman bozulacak diye bekler hep. En iyi şeyin bile muhakkak bir kötü yanını bulur. Birinci ortalıktayken ikinci görünmez olur, ikinci buralardaysa birinci kaybolur. Bir arada duramazlar.

Üçüncüsü çok sinirli, yanlış giden her şey onu çileden çıkarır. Düzeltemezse daha da sinirlenir. Sinirlendikçe sinirlenir hatta. Bir yerden sonra en alakasız şeylere kızmaya başlar.

Dördüncüsü fazlasıyla anaç. Evlensin çocukları olsun, hayatını onlarla uğraşarak geçirsin ister. Hayattan tek beklediği "huzur"dur. Biraz olsun huzur...

Beşincisi dördüncüden nefret eder. O ilk fırsatta gitmek ister. Dünyanın uzak köşelerine. Sırtında çantasıyla bir oraya bir buraya gezmek ister, kimse ondan bir şey beklemesin ister. Hiç kimseyi tanımadığı uzak bir ülkede, elleri ceplerinde, yağmur altında yürümeyi ister. Senelerdir görme hayali kurduğu bütün ülkelerin bütün tarihi yerlerini dolaşsın, bütün o merak ettiği müzeleri karış karış gezsin, hazır gitmişken senelerdir sevdiği grupları bir de canlı canlı dinlesin... Sonra yorulsun, geri dönsün aşık olduğu şehre. Sabah her yer sakinken bir İstiklal turu atsın, akşama doğru vapurla karşıya geçip Fenerbahçesine kavuşsun...

Altıncısı ilk beşe hem çok yakın hem çok uzak. Aşık olunca dünyayı gözü görmeyenlerden. Diğer sLnleri tanıyanlar altıncıyı görünce gözlerine inanamaz pek. Çünkü daha önce gördükleri sLn'e zerre kadar benzemez altıncı..

Yedincisi kendini eve kapatıp hayatının geri kalanını kitap okuyarak geçirmek ister. Her saniye kitap okunmaz tabi, arada 30. kez izlenecek filmler de vardır. Biraz film, biraz kitap.. Biraz kitap, biraz film.. Zerre kadar şikayet etmez bu durumdan.

Ama sekizinci izin vermez! O arkadaşlarıyla zaman geçirmeyi sever, İstiklal'de amaçsızca yürümeyi sever. Ortaköy'de denize karşı oturmayı, Galata köprüsünden yürüyerek geçmeyi sever... Kalabalık olan her yeri sever aslında. Yüzlerce insan.. Her birinin aklında binlerce problem.. Birbirinden farklı görünse de birbirinin aynısı olan hayatlar..

Dokuzuncu hayatta tanıdığım en mantıklı insan. Onuncuysa tanıdıklarım arasında mantıklı olmaya en uzak insan. Biri bir taraftan olayın mantığına bakarken diğeri en duygusal haliyle yaklaşır. Birinin olur dediği diğeri için olmazdır. Birbirlerini hiç sevmediklerini söylememe bilmem gerek var mı?

Daha onlarca birbirine benzemeyen sLn vardır muhakkak. Ama şimdilik aklıma gelenler bu kadar :)

Yazı aslında Karılıksız Karı'dan gelen bir mim üzerine yazıldı :) Bu kez mim olduğunu sonda söyleyeyim dedim. Teşekkür ettim kendisine bir kez daha bu güzel konu için!

Persona noN grata'ya Mischief'e ve Finduilas'a gitsin mim :) Yazmak isterlerse seve seve okuruz biz de...

*Başlık Elif Şafak'tan. Şehrin Aynaları'ndan...

16 kişi de demiş ki:

a.nur... dedi ki...

Birini hiç görmeden tanıyor gibi olmak sanırım bendeki...Yazını okuyunca hiçbir şey yabancı gelmedi nedense...
Ama her birini sevdim ben:)
Mim de güzelmiş, düşüneyim bir yazarım seve seve:)
Teşekkürler...

sLn dedi ki...

:)

Ben de konuyu çok sevdim, bir de senden dinleyeyim dedim içindekileri :))

Sersang dedi ki...

İnsan olmak böyle bir şey değil mi zaten? :)

CaRtMaNtR dedi ki...

Bu kadar kalablıkta karar almak zor olmuyor mu :D

Evren dedi ki...

kendini bilmek her yönüyle, farkında olmak ne güzel... keyifle okudum, tanıdık geldi bazı hallerin...

dilara dedi ki...

şunu okuyunca nekadar basit bir kişilik oldugum kanısına vardım :P bu ne yahu kendi içinde ordu barındırıyorsun :)

beenmaya dedi ki...

ne tuhaf değil mi kaç tane ben var diye şikayet ederken çoğu zaman aslında hepsinin toplamı beni oluşturuyor bir anlamda da...

melankolikdeli dedi ki...

tek kişilik dev kadro (:

sLn dedi ki...

@ Sersang

Sanırım böyle :)

sLn dedi ki...

@ Cartmantr

Bazen "susuuuuuun" diye bağırmam gerekebiliyor :P

sLn dedi ki...

@ Evren

Bir yerlerde muhakkak birbirimize benzeyen taraflarımız var ya hepimizin...

sLn dedi ki...

@ dilara

düşününce birbirine zıt ne çok karakter çıkıyor inanamazsın canım :p Hepimiz "çok kalabalığız" aslında :)

sLn dedi ki...

@ Beenmaya

Aynen :)

sLn dedi ki...

@ melankolikdeli

:)) öyle de denebilir :P

Finduilas dedi ki...

Teşekkürler, yazalım bakalım. :)

Mia dedi ki...

İçimdekileri bir de sen anlatmışsın :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?