13 Eylül 2009 Pazar

Ortaya Karışık XVII

*Her konu hakkında yorum yapmayı seven sevimsiz insanlar yine en sevdikleri işi yaparken ortamda bulunan bir kişiyle ilgili bir pot kırıyorlar ya, sonra toparlamak için kıvırmaya başlıyorlar bir yandan da renkten renge giriyorlar ya, işte ben onu izlemeye bayılıyorum! Gıcık oluyorum durmadan konuşmalarına ne yapayım..

*Blog yazmadığımda kendimi tuhaf hissediyorum. Benim durumum yazacaklarını friendfeed'e yazıp bloga yazacak şey bulamama değil. Ben ff'ye de yazmıyorum bir şey. Aslında aklımda bir şeyler oluyor ama yazacak halim olmuyor.

*Ben yeni tanıştığım biriyle birlikte bir yere gidince geriliyorum. Konuşacak bir şey bulamıyorum, sessiz sessiz durunca da yanımdaki sıkılıyor diye üzülüyorum. Daha doğrusu eskiden böyleydim, şimdi "amaaaaan ne anlatacağım, o bulsun konuşacak bir şey" diyorum.

*House'un, Fringe'in, Heroes'un ve HIMYM'ın yakında başlayacak olması beni mutlu ediyor, Lost'tan bahsetmeyelim lütfen!

*Hangi akşam hangi diziyi izleyebilirim, ne yaparım, nasıl yaparım diye kurguluyorum daha şimdiden kafamda. En nihayetinde oğlak burcuyuz tabi. Halbuki diziler başlayınca göreceğiz hangisini hangi gün izleyeceğimizi.

*Dizilerin başlangıcını yaptık geçen hafta aslında. Elveda Rumeli başladı. Küçük sevimli çocukların kocaman olması hoşuma gitmedi :-/ Küçükken iyilerdi onlar. Sarışın Emine'nin büyüyünce esmer olmasından bahsetmiyorum bakın. Küçükken sarı saçlı olanların büyüdükçe saçlarının koyulaşabildiğini biliyorum ama beyaz tenli birinin esmer olması ilginç geldi bana.

*Bu yazının başlığı "Ben" olacaktı ama "ortaya karışık" olma yönünde ilerliyoruz şu an.

*Bu sene şehir tiyatroları beni çok özleyecek, ben de şehir tiyatrolarını özleyeceğim.. Gidişat bu sene tiyatroya uğrayamayacağımı gösteriyor, işkencem daha da artsın diye de her gün önünden geçiyorum. Mutsuzum.

*Lost Symbol geliyor :) Robert'ımla kavuşmaya az kaldı! Onu da nerede nasıl okuyacağımı merak ediyorum. Sanırım boş günümde sabah erkenden kalkıp o gün içinde bitireceğim.

*Her gün eve "bu akşam film izleyeceğim" diye düşünerek geliyorum, zaman öyle çabuk geçiyor ki bir de bakıyorum yatma saati gelmiş.. Aslında yatma saati diye bir şey de yok. Eve geldikten kısa bir süre sonra bulduğum ilk yerde kıvrılıp uyuma isteği duymaya başlıyorum. Kedi gibi oldum.

*Gmail temam "otobüs durağı". Bayılıyorum ona. Hele yağmur yağdığında şahane oluyor. Bak yine yağmurlu hava duyumu almış, yine yağmur yağıyor ekranıma. Bayılıyorum. Kimin aklına geldiyse helal olsun be, güzel bir insansın dostum sen!

*Kahve bağımlılığı geri döndü!

Öyle işte...

2 kişi de demiş ki:

melankolikdeli dedi ki...

* elveda rumeli kadrosunu mecburen yeniledi. hak vermek lazım aslında çünkü konu kısır döngüye giriyordu. ama evet alışmak zaman alacak.

* Lost'u özledim be !

* Ben de film izleyemiyorum yahu. izlenmemiş filmler, daha birinci sezona yeni başlanmış house md duruyor köşede. biri beni netten çekip alsın lütfen !

CaRtMaNtR dedi ki...

geçen gün aldığım filmleri raflara koyarken babamın bu kadar filmi ne zaman izleeyceksin sorusuna aklıma getirdi bu yazı. :D

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?