16 Ekim 2009 Cuma

Bu sabah, belki yarın sabah..


Hiçbir şeyi kabullenmediğin bir dönem var, "hayır, bütün insanlar yanlış yorumluyor" diye sesin çıktığınca bağırdığın bir dönem...

Sonra şüphelerin başladığı bir döneme geçiliyor. "Acaba böyle mi?" İnsanların yanlış yorumladığını söylemeye devam etsen de aklının bir köşesini kurcalıyor "ya öyleyse?" sorusu...

Sonra "Galiba öyle" demeye başlıyorsun. Yakınlarına değil ama en alakasız gördüğün insanlara böyle düşündüğünü itiraf etmeye başlıyorsun yavaş yavaş. Aslında bu da bir gelişme sayılır tabi senin için.

Sonunda sen de başlıyorsun "kesinlikle öyle" demeye. Gözünle gördüğüne, kulağınla işittiğine inanmak varken her şeyin altında başka anlamlar aramaya çalışmanın ne kadar aptalca olduğunu fark ediyorsun geç de olsa. Geçen zamana üzülmekten çok kendini düşürdüğün aptalca duruma üzülüyorsun. Bu durum yüzünden ne kadar zaman pişmanlık duyacağını düşünüp üzülüyorsun bir kez daha..

Ama geçiyor, hayatta her şey öyle ya da böyle geçiyormuş sahiden.

Kendim bile inanamıyorum belki ama iyi hissediyor gibiyim. Daha da önemlisi çabalıyorum iyi olmak için. Öylesine söylenmiş bir şey değil bu, senelerdir çabaladığımı söylüyorum ama somut tek bir adımım olduğunu hatırlamıyorum.

Bu defa çabalıyorum. Gerçekten... Diyorum ya inanılması zor da olsa kendimi kötü hissetmiyorum. Bütün gün yorgunluktan ölüyorum ama kendimi kötü hissetmiyorum. İçinde bulunduğum şartlar canımı sıkıyor ama nasılsa bir gün bitecek, biliyorum.

"Kendini zorla biraz" dediklerinde, "Her şeyin bir zamanı var ve benimki henüz gelmedi" derken anlatmak istediğim şey işte buydu. Bir sabah yoluna girecek her şey. Bir sabah...

Girdi, girecek..

1 kişi de demiş ki:

Té la mà Maria - Reus dedi ki...

very good blog, congratulations
regard from Reus Catalonia
thank you

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?