20 Ekim 2009 Salı

O an anladım ki...


Bir sabah koltuğa gömülmüş telefonda mesaj yazıyordum. Mesaj attığım kişiye son 5 yıl içinde yine o saatlerde öyle çok mesaj atmıştım ki... Üniversite hayatımın en önemli iki arkadaşından bir tanesinin telefonuydu mesajın gideceği yer. Daha önceki mesajlar genelde okula geç kalma, erken gitme, birlikte kahvaltı etme konuları üzerineyken bu seferkinin konusu o gün çalışmak zorunda olduğum için buluşamayacağımızdı..


Bir an dalmışım, okula gidiyormuşum gibi geldi, sonra başımı kaldırıp çalıştığım yerde olduğumu fark edince gerçekten hissettim okulun bittiğini.. En çok öyle anlarda hüzünlenir ya insan, gözlerim doldu düşününce.


Bir şeyin yokluğunun daha iyi hissedildiği, insanın içini acıtan o anlar var ya, nefret ediyorum hepsinden!


"Yarın görüşünce anlatayım" diye aklımdan geçirip aslında yarın okul olmadığını fark ettiğimde en çok hissederdim okulun bittiğini. Orta okulda, lisede, üniversitede...


Görmeyi çok istesem de göremediğimde hissetmiştim eksikliğini.


Hafta sonu için birileriyle program yaparken başka birinin programına da uydurmam gerekmediğini ya da önce onunla da görüşmem gerekmediğini düşününce hissetmiştim gerçekten gittiğini.


Telefonu durmadan kontrol ettiğimde ve her defasında çalmamış olduğunu görüp üzüldüğümde hissetmiştim aslında önemsediğimi.


Ben hep eksikliklerini hissettiğimde fark ettim birilerini aslında ne çok sevdiğimi.. Hayatımda ne büyük yerler edindiklerini...


Hiç gitmeyecekmiş gibi gelirken ne çok sevdiğimi anlatma gereği duymadım hiç, nasılsa varlardı. Sanki hep böyle kalacaklardı...


Biliyorum bana özgü bir durum değil, insanların çoğu böyle. Hatta belki de hepsi. Yine de bu canımın sıkılmasına engel değil...

15 kişi de demiş ki:

e.d dedi ki...

zaman zaman zaman zaman ah o zaman...

Dark Butterfly dedi ki...

gidenlerin doldurduklari yerin büyüklüğü,aslında gittiklerinde bıraktıkları boşluklardan anlaşılabiliyo ne yazık ki...

CaRtMaNtR dedi ki...

sırtında yıllarca olan çantayı bir an yerinde hissedemeyip sonra okulda değilde işte olduğunu anladığın anlar oluyor hayatta. İnsanlar buna büyümek diyor bense daha ziyade kültür şoku demeyi tercih ediyorum. Öğrenci zihniyetinden iş sahibi insan zihniyetine evriliyor insan. ama öyle ama böyle ...

semmy dedi ki...

ben bu yazını çok sevdim ... eksiklik ve sevgi; nasıl da tanımlıyor birbirini...

...caşilo... dedi ki...

wow!

beenmaya dedi ki...

gizli bahçenizde açan
çiçekler vardı
gecelerde ve yalnız
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı...

bu dizeleri hatırlattı bana yazdıkların...

Güllerevurgunum dedi ki...

Ah bee Selin,

Tecrübelilerden kimse söylemedi mi? Kıymetini bil demedi mi? Giden kolay gelmez gelse de aslında gittiği gibi gelmez demedi mi?

Bari bundan sonra elindekilerin kıymetini bil bari ;) 10lu yaşların sonu 20li yaşların başlarında giden gitsin yenisi gelir dersin ama sonra öyle olmadığını görmek insan için ağır bir faturadır. :(

sLn dedi ki...

@ e.d

çok sinir bozucu bir şey...

sLn dedi ki...

@ Dark Butterfly

Ne olurdu ki zamanında anlayabilseydik değerlerini..

sLn dedi ki...

@ Cartmantr

Maalesef öyle diyeceğim sanırım :-/

sLn dedi ki...

@ Semmy

Tuhaf geliyor bazen bu kadar iç içe olmaları bana.

sLn dedi ki...

@ caşilo

:)

sLn dedi ki...

@ beenmaya

:)

Söyleyemediğim şeyleri ne zaman düşünsem aklıma gelir bu dizeler :) Ha bir de yarına bıraktıklarım var şiirdeki gibi..

sLn dedi ki...

@ Güllerevurgunum

Yüzlerce kez söyleseler de uygulamayı becermesi zor.. Ben de yeri geldiğinde başkalarına söylüyorumdur mesela :) Ama uygulamayı beceremiyorum. Şu an geçmişte olanlar için pişmanlık duyarken bugünküleri de kaçırıyorum, aynı muameleyi şu ankilere de yapıyorum. Ne nasihat işe yarıyor, ne musibet yani :)

diamandi dedi ki...

zamanla ilgili paradoksun bütün yaşanmış tek kalışlıklarının içinde barındıgı şaaşalı bütün duyguların bir iş yeri sandaliyesinde yerle bir olduğu.. yarın görüşürüzlerin haftasonunda belki uğrarımların aladığı zmanların ilk dönemlerinde bir sancıdır yaşamak... süreç tanımının en güel evresi belkide.. hiçbirimize hoş gelmez büyümek denen kabus... aslı mesleği öğrenci olmuş bir ırkız biz... öğrencigilleriz... çok özlüyorum bende... elde bir valiz...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?