6 Kasım 2009 Cuma

Gitmesi gereken yere nasıl gideceğini bilmeyen bir mektup bu

Bugün biraz da benim takıntı haline getirdiğimi düşündüm. Yeni fark etmedim ama ilk defa itiraf edebildim kendime. İyiye mi gidiyorum dersin? Mümkün mü iyi olmak ya da iyi diye bir şey var mı sahiden?

Ödüm kopardı bir an için bile olsa aklımdan çıkacak diye. Artık korkmuyorum bak. Aklıma gelmiş ya da gelmemiş çok dert değil bir süredir. Ya iyice umursamaz oldum, son noktaya geldim ya da en başından beri istediğim gibi kafam o kadar çok şeyle dolu ki kendi kendimi yemeye zamanım yok.

Aslında sebebi ne olursa olsun kendimi daha iyi hissedebiliyorum ya umurumda değil gerisi. Oldu bitti. Zaten her şey biterdi ya hani...

Bugün öyle şeyler geçti ki aklımdan kendim bile şaşırdım. İnsanın kendini olduğundan farklı görmesi durumu üzerine düşündüm epey zaman.

Çocukken kendime seçtiğim ve "asla başka bir şey olamam" dediğim meslekleri düşündüm mesela. Aslında bana nasıl da uygun olmadıklarını. "Şu anki de sana uygun değil ama" dersen haklısın. Bilirsin, hiç istemedim bunu ben. Ama konumuz bu değil bugün. "Asla başka insanlarla iyi anlaşamam, bir daha asla x gibi bir arkadaşım olmayacak" dediğim insanları düşündüm... Sonra hayatıma giren daha iyi arkadaşları.. Bir zamanların yakın arkadaşları olsalar da hayatımdan uzaklaştırdığım insancıkları.

Uzun uzun düşündüm. Sen sandığım şey tam olarak sana benzemiyordu belki, zerre kadar alakanız olmaması da mümkün. Ya ben sandığım şey? Benim bildiğim sLn ne kadar benziyor senin bildiğine? Başkasının bildiği sLn'e? Bir başkasının bildiğini sandığı sLn'e?

Düşündüm.. Belki olması gereken budur, böylesi daha iyidir herkes için dedim kendime.

Yine de merak ettim nerede olduğunu, ne yaptığını...

Bir gün bunu da bırakırım belki!?

Hayır, hayır bunu yazarken gözlerim dolmadı. Sana öyle gelmiş... Duygusalım bugün biraz hem ne var yani...

2 kişi de demiş ki:

white black cat dedi ki...

nasıl da buldum kendimi..
sanki beni yazmışsın
doğru söyle yoksa beni mi yazdın?
umut verdin de hani biraz hüzünlü bi umut..

onurgn dedi ki...

mrb voodoo girl,
.. karşı kişiye seslenmek bir yazıda.. ve kendiliğinden cevaplar vermek.. aynadaki kimseyle konuşmak.. aynı sözlerin söylendiğini unutarak.. yazınız gerçekten çok güzel olmuş.. ayrıca sinema etiketli "The Boat that rocked " filmide ayrılan zamana fazlasıyla değer bir film..

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?