Kendimi bir şiir sitesinin "şairler" bölümüne attım, ne seçsem ne seçsem diye bakındım biraz. Biraz sahtekarlık yapıp Altay Öktem'in sevdiğim bir şiirini kopyalamaya niyetlendim. Sonra vazgeçtim. a.nur'un koyduğu kurala göre fazla tanımadığım bir şairin bilmediğim bir şiirini seçmeliydim çünkü :)
Sonra başka türlü bir sahtekarlık yaptım. En sevdiğim şiirlerden birinin şairinin başka hiçbir şiirini bilmediğimi fark edince hemen onu aradım. Çıkan şiirlerden bir değil üç tane seçtim... Şairimiz Hüseyin Yurttaş, şiirlerse şunlar:
Geride kalan
O tren gitti
Ben kaldım
Bir güz yaprağıydı hüzün
Döne döne
İndi önüme
Yerde ezik bir karanfil
Gözlerimde son gülüşün
Ve belki hâlâ sallanan elin
O tren gitti
Ipıssız kaldım
Yaslandığım ağaç gövdesi
Nasıl anlasın beni?
Gittikçe daha uzaksın
Ses yok kulak dayadığım raylarda
Kim duyacak içimde kopan çığlığı
Kim görecek beni
Kör karanlığında gecenin?
Gökte akan bulut
Varır mı senin gittiğin topraklara
Benden sana taşır mı bu yağmuru?
Rüzgara bıraktım kendimi
Sürüklenip gidiyorum
Bir şiir seni fısıldıyor
Boşluğa düşüyor adımlarım
Sigaram söndü ateşim yok
Meyhaneler çoktan kapanmış
Kendime çekilsem
Limanım belirsiz
Pusulam kayıp
O tren gitti
Ben kaldım
Bir güz yaprağıydı hüzün
Döne döne
İndi önüme
******
2. şiir:
Aşk adımları
Bilsem adını Yollara düşeceğim Kervankıran Yollara! 1. Hangi rüzgârsa yüreğimin yelkenlerinde Sürükler suların ışıklı yolunda beni İklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye Kimdir beni böyle yörüngesine çeken Uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken
Bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın Ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi Saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın
2. Önce denizler olmalı, ak denizler Kumsallarında koşup oynaşacağımız Çakılların çıtırtıları arasında Güneşin altında, çamların gölgesinde
Önce denizler olmalı Ve unutulmuş koyları o denizlerin
Teninde damlacıklar domur domur Yosunlara değmeli ayakları Bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde Birden ufuklar yıkılmalı ki Ötesi yurdu olsun sevgimizin
Önce denizler olmalı, ak denizler Sözlerimizde suların yalınlığı Kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak Yataklarımız değişmeli coşkumuzdan Birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak
3. Issız bir köy evinde Ocak başında Türküsü olup gecenin Yeniden yakılalım Alevlerin dilinde
Üşüdünse sokul bana Örtün olayım Dünyama sunulmuş biricik meyvem Haramım Seni koruyan kabuğun olayım Üşüdünse sokul bana
Issız bir köy evinde Yüzlerimizde yalazların yansıması Geçelim çağların ötesine İki masal kahramanı gibi Anlatılsın öykümüz Dilden dile
4. Yollardayız Eli elimde Fundalıklar arasından yürüyoruz Çiçekler öpüyor eteklerini
Yollardayız Sevinci sağıyoruz günün göğsünden Üstümüz başımız çengi ışık Aşkın yolcularıyız
Yollardayız Yüreklerimizde nice esinti Çiçek tozlarıyla yüklü Uçuyoruz düşlerin çavlanında
5. Kentin sokakları aydınlanıyor birden Yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna Kıskançlığın kıskacındayım Gir koluma Aç adımlarını Tenhalarda yürüyelim
Haydi
Yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar Birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden Esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler Ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı Tenhalarda yürüyelim
Haydi
En bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini Bir ışık yağsın sonra sussun her şey Kanat vuralım yeşillikler arasında Solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi Tenhalarda yürüyelim
Haydi
Gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların Sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı Yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve coşkun Tenhalarda yürüyelim
Haydi
6. Söyle Hangi denizlerin çocuğusun Görüyorum yüzünde Tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının Bu aşk derinliğindir senin
7. Kaç aşkın günbatımını yaşadım Çekildim yıkıntılarımın içinde Yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana İçim toz duman
-oysa sen beni kaçırdın benden-
Türkülendim ansızın Şimdi bütün uçurumların çiçek Ve bu aşk Bu aşk sevgilim Senin kadar gerçek!***
3. şiir:Sevmek diye bismillahİşte kaldırımlarda gün Nakşıyla Koygun bir baharı işliyor Yüzünde dalgınlığın dağınık durgunluğu Bir şarkıyı yazıyorsun gözlerime
Şarkısız olmaz mı aşklar?
Derinleşen bir körfez aydınlığı İzmir'i çıldırtan sevgim, sevincim Ellerimde hüzünlü şiirlerimden kalma ılık ter Seni buluyorum Yeniden yitirmek endişesiyle suskun
Hüzünsüz olmaz mı aşklar?
Kente bir korku yayılıyor yüreğimden Dipten gelmiş sarsıntılarla Birbirimize yaklaşıyoruz şimdi daha çok Yalnızlık mı, ayrılık korkusu mu Hırpalanmış bir sessizlik aramızda Canavar düdükleriyle geçiyor ömrümüz Gemilere takılmış kederli bulutlar Gelip gözpınarlarıma doluşacaklar Göğün, denizin, dağların seslenişleriyle Kuşları çağırayım sana Yüzüne ellerine insinler İzmir'in yaralı göğsündeki iniltiyi dindireyim Yalanları silelim coşkun yağmuruyla sevginin Anlamak istiyorum seni
Yalansız olmaz mı aşklar?
Otuz yaş sonrasının çocukluğundayım Hep çocuk kalmanın savrukluğundayım Al beni, bastır göğsüne Sirenlerde sevgimin çığlıkları Varoşlara yayılan ölüm ve intihar söylentileri gibi Dağılıyor dört yana
Ölümsüz olmaz mı aşklar?
Bu kadar...Teşekkür ettik anoktanur'a :))


3 kişi de demiş ki:
Görseniz hemen tanırsınız
Hüzün denen kadın o işte
Buğulu bir güzelliktir başlar
Kirpiklerinin ucunda
çok sevdiğim dizeleridir,hüzün denen kadın şiirinden...
hoş seçimler..
Ben teşekkür ederim sLn:))
Gerçi kurallara aykırı gelmek için elinden geleni yapmışsın ama:P
Neyse ki şiirler pek güzel, yoksaaaa...:))
Yorum Gönder