15 Aralık 2009 Salı

Gitmişlere..


Bir gün öncesi kadar yakın bin yıl öncesi kadar uzak geliyor düşününce bazı şeyler...

İnsan düşündükçe kendi yaşadıklarına bile yabancılaşabiliyor bir yerden sonra. Sanki hiç tanımadığın birinin hayatını uzaktan izlemişsin gibi. Bunca zaman sadece bir izleyiciymişsin gibi...

"Şöyle bir şey olmuştu, hatırlamıyor musun?" dendiğinde söyleyene boş gözlerle bakmak, o günlere dair sağa sola düşülmüş küçük notları okurken o anlattıklarını hatırlamadığını hissetmek çok tuhaf. İnsan beyni kendisine acı veren şeyleri gerçekten gerilere iteleyip üstünü örtüyor demek ki. Hayatında en çok sahiplendiğin anıların detaylarının sana bu kadar uzakta kalmasının başka ne açıklaması olabilir?

Hayır, geçmiyor!

Yaşadığın hiçbir şeyin üzüntüsü, kırgınlığı ya da acısı seni terk etmiyor. Küçük bir yara kalıyor her şeyden geride. Durduk yere sızlıyor kimi zaman. Kimi zamansa tamamen unutturuyor kendini sana. Ama orada kalıyor hep...

Zaman geçiyor. Zaman geçtikçe yabancılaşıyorum bir şeylere. İzlediğim güzel bir film gibi, okuduğum güzel bir kitap gibi, gördüğüm güzel bir rüya gibi gelmeye başlıyor kendi geçmişim.

"Yaşadığı kocaman yalanı gördüğün güzel bir rüyaya benzetebilmek tam Pollyanna'lık iş" diye itiraf ediyorum kendime, sonra susuyorum.

Bazen olan biten her şey çok uzaktaymış gibi geliyor, bazen dün kadar yakın. Anlamlandıramıyorum birçok şeyi. En çok da kendi halimi...

Zamanın birinde sevdiğim bir yazar demiş ki: "J'ai autant revé que tu n'es qu'une rêve maintenant". *

Ben de öyle çok hayal etmişim ki, hayal olmuş hepsi artık benim için...

Hayal oldu her şey.
Gitti havaya.
Buluta.
Dumana...**

*Victor Hugo demiş. "Seni o kadar hayal ettim ki şimdi sadece bir hayalsin".
**Peyk demiş, "ne oldu bana" şarkısında.
Resmin kaynağı da burasıymış.

Anlamı varmış her şeyin, tarihlerin, saatlerin...

4 kişi de demiş ki:

beenmaya dedi ki...

geçmiyor sahiden de
zamanında bıraktığı kesik eskisi gibi acımıyor elbet
sadece hatırlandığında, hatırlatıldığında sızlıyor inceden
ama geçmiyor işte
o kesik hiç kapanmıyor...

ღ.♥.ღ pinkZorro ღ.♥.ღ dedi ki...

sanki yaşadığın o hayat senin değilmiş de kısa metrajlı bir filmmiş izlediğin..

zamanın yaşantılara bu kadar zulüm etmesi anlamlandırılması zor şey..

Evren dedi ki...

İnsan beyni kendisine acı veren şeyleri gerçekten gerilere iteleyip üstünü örtüyor demek ki.

-

Ama eğer dediğin gibi 'geçmiyor'sa, çok acı!

Hacivat dedi ki...

Zaten geçmesinde zamanın kesikleri, onlar insanın vücudunda bir nişane bir direngidir.İnsan'a insan olduğunu anlatan, eğer bir ben varsa insanda bilsin ki o ben kendi kadar bendir. Sevmek serttir, sert olduğu kadar kırılgan.Sende sertsin bundandır kırılman.Ama zaman kırıldığı zaman ne sen olursun ne de ben.

Düşünmek insanın kendi tırnaklarıyla üzerindekileri yırtmasıdır, ta ki insan çıkana kadar.

Başarılar.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?