12 Aralık 2009 Cumartesi

Olağan aralık sıkıntısı

Hah yine aralık ayı geldi, birkaç senedir benim için bir tür kendimle hesaplaşma ayı oldu nedense aralık ayları..

Yeni bir yaşa yaklaştığımı iyice hissetmeye başladığımda daha iyi farkına varıyorum geçen zamanın. Herhalde aralık aylarıyla ilgili sorunum biraz da bundan. (Başka sebepler de var tabi..)

Geçen bir senede ne oldu, neler yaptım, beklediğim gibi miydi, ne hayal etmiştim, elimde neler kaldı vs vs. Gerekli/gereksiz onlarca düşünce...

Küçükken bir "21" yaşında olmayı hayal etmiştim ben bir de "23". Sanırım heyecanla beklemek bana pek şans getirmedi. Hatırlayabildiğim yıllar içinde en kötüler arasındaydı çünkü "21".

"23 nasıldı?" diye soruyorum kendime, cevabım olmadığını fark ediyorum. Tuhaf değildi 23, belki sıkıcıydı biraz.

Tanıdığım sLn'den bu kadar uzaklaştığım bir dönem daha yok hayatımda, buna rağmen istediğim çoğu şeyi de bu sene yaptım. Biraz daha güçlüydüm galiba...

Karışık bir sene geçirmemişim belki ama öyle çok şey yapmışım ki bu sene, düşününce tuhaf geliyor.

"Aaa o da mı bu seneydi?", "o 2 sene önce olmamış mıydı yaa" gibi düşünceler var kafamda ama bakıyorum ki hepsi bu sene olmuş. Bazı şeylerin üzerinden 5-10 sene geçmiş gibi sanki...

Bazı şeyleriyse sanki hiç yaşamamışım, sadece rüya görmüşüm, hayal kurmuşum gibi geliyor. Zamanın birinde o insanlarla yakın olduğuma ve o aklımda kalan şeylerin hayaller değil, yaşadığım anlar olduğuna inandıramıyorum kendimi.

İnsanın bir şeyleri unutabilmesi için böyle mi olmalıdır yoksa bu basit bir kendini kandırma mıdır aslında bilmiyorum. Bazı zamanlar böyle oluyorum. Biraz zaman geçince gerçekle karşı karşıya kalıyorum yeniden.
Eskisinden daha da soğuk şekilde...

Önceden olduğu gibi uykularım kaçmıyor belki ama çok sık düşünüyorum olanı biteni yine.

Sıkılıyorum. Hem de çok..

1 kişi de demiş ki:

Hacivat dedi ki...

İnsan içinde zıtlık barındıran varlıktır. Unutmak istermisiniz sorusuna her ne kadar evet dese de, asla unutmak için birşey yapmaz, yapamaz. Aslında tüm yaptığı unutmamak adınadır. Ama akıl onun düşmanı tüm askerlerini (anılarını) öne süren bir komutan. Kazananı olmayan bir savaşın mağruru.

Anıları olmasını isteyenler akıllarına değil kalplerine güvenenlerdir

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?