1 Aralık 2009 Salı

Şu tren yolu ardına takılıp çekip gitmeli arkadaş..

FF'de "Ahşap tripodla filmler çeken adam artık yok" cümlesini görüp detayını okuyunca yakından tanıdığım biri ölmüş gibi hissettim kendimi.

Tanıdığım biri midir Ahmet Uluçay?
Hayır.

Ama tanışmış olmak gerekir mi her zaman birilerine yakınlık hissetmek için?

"Karpuz kabuğundan gemiler yapmak" yeterli bir sebep değil midir mesela hiç tanımadığın birine yakınlık duymak için?

Kötü oldum okuyunca. Hayatına dair detayları öğrendikçe daha da kötü hissettim. Hani bazen daha iyi anlaşılır ya yaşadığımız dünyanın sevimsizliği...

-Şu tren yolu ardına takılıp çekip gitmeli arkadaş.
-Nereye lan?
-Nereye olursa. Aşkın acısını gurbet unuttururmuş. *

Filmi yapan adam da tren yolu ardına takılmış, çekmiş gitmiş.

Allah rahmet eylesin.

*Alıntı Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminden..

Diğer filmlerini bulabilme hesapları yapıyordum, şimdi ölünce herkes gibi değerli olur da filmlerini bulmak kolaylaşır mı, yoksa güzel işler yapanlar ne yaşarken ne de ölünce değerli olmazlar mı bu topraklarda?

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?