Sevgili dostlar, yol yorgunluğu nasıldır iyi biliyorum. Sabah daha gün ağarmamışken yola çıkmak nasıldır onu da biliyorum. Hayatımın son 9 senesinde her sabah çok erken saatlerde çıktım evden okula gidebilmek için. Akşam da herkes evine giderdi, üstünü değiştirip yemek yer ve tv izlemeye başlardı bense hâlâ yollarda olurdum. Yol yorgunluğu nedir, insan nasıl uyumak ister öyle anlarda biliyorum.
Koltuğa oturduğunuz saniye uyumaya başlamanızı anlıyorum, ben uyuyamam ama anlayabilirim sizi. Ama siz de beni anlayın ne olur..
Konuşurken 10 dakika önce tanıştığı insanlar da dahil herkesin elini kolunu tutmaya çalışan, saçını başını düzelten insanlar vardır ya, işte ben onlardan değilim. Hatta tanımadığım ya da çok kısa zaman önce tanıştığım insanlarla bu tür yakın temaslarda bulunmaktan da hoşlanmam. Ama sen ne yapıyorsun? Sadece 10 dakikadır yanyana oturuyor olmamıza ve birbirimizle tek kelime dahi konuşmamış olmamıza aldırmadan uyuyup omuzuma düşüyorsun. Oldu mu şimdi?
Daha da fenası yanımdaki uyuyan insan omuzuma düşecek mi düşmeyecek mi stresi. Otobüs sallandıkça yandakinin başı omuzunuza yaklaşır, cama iyice yapışır bir yandan da dua edersiniz otobüs diğer tarafa dönsün diye. Tam düşmek üzereyken yanınızdaki uyanır. Derin bir oh çekersiniz. 10 saniye sonra aynı senaryo yeni baştan yaşanmaya başlar.
Ardından yeni bir korku başlar. İneceğiniz durağa yaklaşmaktasınızdır ama ya yanımdakini uyandıramazsam diye tırsarsınız içten içe. Bir yandan yolu bir yandan yanınızdakini kesersiniz. Durağa ne çok yakın ne de çok uzak bir yerde yanınızdakini dürterek uyandırıp otobüsten inmeyi planlamaktasınızdır.
Bazıları iki kez dürtünce uyanır. Ben her defasında "Anne 5 dakika daha" demelerini beklerim ama henüz diyen olmadı.
Bazılarınınsa uykusu ağırdır, parmağınızı omuzuna batırırsınız uyanmaz, "pardon" dersiniz uyanmaz, her defasında biraz daha fazla "o" kullanarak "pardoooooon" dersiniz, uyanmaz. Otobüstekiler de heyecanla beklerler uyanmasını ama yanınızdaki ısrarla uyumaya devam eder. Evin yakınındaki durağı geçersiniz, bir sonraki durağı geçmek üzereyken yanınızdaki uyanır. Buna da şükredersiniz ve aynı yolu geri yürürsünüz. (Yaşanmıştır. Amcayı ne yaptıysam uyandıramadım. Sonra birkaç yolcu el birliğiyle uyandırmayı başardı.)
Bir de komik görünme kısmı var. Yanyana oturan 4 kişinin otobüsün hareketlerine göre bir sağa bir sola yatışlarını izlemek eğlenceli mesela. Bir de 50'li yaşlarda iki amcanın kolkola uyuma görüntüsü kalmış aklımda. Kolkola girmişler, biri diğerinin omuzuna yatmış pala bıyıklı iki amca. Gayet sevimli bir çift görüntüsü vardı :p Sonra uyandıklarında yaşadıkları panik uyurkenki görüntülerinden daha da komik olmuştu :))
Demek istediğim şudur:
Madem uyumak istiyorsunuz bana söyleyin yer değişelim, cama yaslanıp rahat rahat uyuyun. Ne siz gerilin, ne de ben. Değil mi canım?











