23 Ocak 2010 Cumartesi

Keyif...

Bugünü evde geçireceğimin habercisi bir telefon konuşmasıyla başladım güne. Pencereden baktım her yer bembeyaz. Gülümsedim tüm dünyaya.

İlk fırsatla birlikte attık kendimizi yağan karın altına.

Karlı günleri severim. Karlı günleri sevmeyenlerin kar yağışını tamamen benim gibi olanların suçu olarak görmesi eğlendirir beni. Sıcak havanın da olumsuz tarafları var, yağmurun da. Ama kimse "hava sıcak olsun olsun dediniz dediniz yaz geldi işte, hepsi sizin yüzünüzden" demez. Buna rağmen kar yağması ve olumsuzlukların yaşanması hep kar yağmasını isteyenlerin suçudur niyeyse. İnanarak kar yağdırıyoruz ya biz işte, çok mübarek insanlarız :)

Ne hayal ediliyor bilmiyorum ki. Bize yollar kapanmıyor, karda kışta işe gitmek zorunda kalmıyoruz, hiç hastamız olmuyor, evsizler zerre kadar umrumuzda değil... Bu mudur yani? Pencerenin arkasından kar yağışını izlemeyi seviyoruz o kadar... Geri kalan her şey kardan nefret edenler kadar canımızı sıkıyor bizim de. Kaldı ki kar da diğer bütün hava olayları gibi bir şey. İnsanlar istediği için yağmıyor.

Neyse...

Bu ara umursamaz mı oldum nedir bilmiyorum, nşa beni hüzünlendirecek durumları umursamıyorum. Gülüyorum kendime sadece.

Keyifliyim bu ara, bütün olumsuzluklara rağmen. Bir gün böyle olacağımı söyleseler kesinlikle inanmazdım ama keyfim gerçekten yerinde.

Kendi ellerimizle hazırladığımız kekler, poğaçalar eşliğinde ailece çay keyfi yapacağız birazdan. Daha ne isterim bugünden :))

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?