11 Nisan 2010 Pazar

hep böyle

Ne zaman hayatıma dair herhangi bir şeyin iyi gitmeye başladığını düşünürsem o şey hemen kötü gitmeye başlar. Hele düşünmekle kalmayıp başkalarıyla paylaşırsam, o an her şey tersine döner.

Ben kötü gittiğini düşünürken aslında çok da fena gitmiyordur. İyi gitmeye başladığını düşündüğüm an ise sona yaklaşıyoruz demektir.

Mesela biri için aklımdan güzel şeyler geçer, iyi arkadaş olduğumuza inanmaya başlarım, bir de hata yapıp bunu başkasıyla paylaşırım. İşte o an bahsi geçen kişiyle aramızın bozulmasına sayılı saatler kalmış demektir. Mutlaka bir sorun yaşanır aramızda.

Ya da ne bileyim, yaptığım herhangi bir işi sevmeye başlarım. Hemen arkasından eskisinden daha çok nefret ettirecek şeyler gelir başıma...

Misal dün ilkbahar gelmiş, aman ne kadar da neşeliyim tadında 2-3 kelime ettim ya, bugün son 8-9 ay içinde geçirdiğim en stresli 2-3 günden birini yaşadım bunun üzerine. İnsanlarla ciddi tartışmalar yaşamanın eşiğine geldim birkaç kez. Ama cidden sabırlı insanmışım... Gerçi işin bir de şu boyutu var, benim tartışmam sevdiğim insanlara sorun yaşatacaktı. Bunu düşünerek de kendimi sakinleştirdim biraz.

Tabi hâlâ sinirliyim, hâlâ kavga edecek insan arıyorum kendime. Halbuki atışmayı çok da seven biri değilim ama bu siniri bir şekilde çıkarmam gerek galiba bir yerlerden...

İşlerin iyi gitmeye başlamasının hemen ardından bozulacağına inandığım için mi hep böyle oluyor bilmiyorum. Muhtemelen bu durumu yaşayan benim gibi çok fazla insan var daha, onu da biliyorum. Ama yine de çok canımı sıkıyor bu durum.

Bir şeyler yapmalı...

4 kişi de demiş ki:

buraneros dedi ki...

"Bir şeyler yapmalı?" Hımmm!

Aslında cevabı ve çözümü bulmuşsun. Ama görememişsin demekki:))

Önceki yazındaki bir cümlende saklı herşey aslında... Açığa çıkarmana ufacık bir katkım olsun. Önce cümlen neymiş bir bakalım:"Hayat biraz da sevimli tarafını gösterse de daha da güzel olsa her şey..."

Hayat her günün içine bonuslar koyuyor aslında... Önemli olan bizim onları görüp toparlamamız sanki...

Eğer vaktin olursa bir göz at:)
http://laparagas.blogspot.com/2009/03/mutlu-mutlu-mutluluk-yazdm.html

ahmet dedi ki...

ben de sinirleniyorum böyle hayat bi yüzüme gül artık be.. ya da bi gün neşeliysem ertesi gün acısı çıkıyor. birinden bir iyilik mi gördüm,karşılıksiz bi şey mi geçti elime,bi kar mı sağladım hoopp daha fazlası çıkar benden.karma falan değil ya bu. bi şey yapmalı ama ne yapmalı bilemiyorum.....

CaRtMaNtR dedi ki...

Bu iyi giderken işlerin kötüleşmesini bekleme durumu bana hep Murphy Kanunları ve Bundy ailesinin lanetini hatırlatır.

İki durumda da başkasının başına gelenleri izlemek komik gelsede kendi başına gelince insan üzük üzük üzülür.

Kara komedinin gerçek hayattaki haline iyi örnektir bu durumlar. İşin kötüsü bu durumu fark edene sanki daha sık olur bana kalırsa.

e.d dedi ki...

İşlerin iyi gitmeye başlamasının hemen ardından bozulacağına inandığım için...evet eneji ile alakalı bence...Sen moralini sıkı tut :)) gerisi gelir

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?