25 Nisan 2010 Pazar

Nerede deli varsa gelir beni bulur!

Alın bir kanıt daha...

Sinir bozucu bir gün geçirmişim, çıkış saatine abuk sabuk bir toplantı konmuş, saat 20.00 olmuş, hâlâ dershaneden çıkamamışım, sinirim doğal olarak tepemde. (Onlarca şirket işleten adamlar bu kadar çok toplantı yapmıyordur eminim. 3 öğün toplantı yapıyoruz şu sıra. Her seferinde yeni kararlar, yeni sıkıntılar..)

Otobüs durağında beklerken 50'li yaşlarda bir amca geldi yanıma. Otobüsü sordu, 1-2 dakika sonra gelir dedim. Hah iyi dedi. Sonra ben eve varana kadar amcadan kendimi kurtaramadım.

Ben tanımadığım insanlarla sohbet etmekten nefret ederim her şeyden önce. Lütfen okurken bunu da aklınızda tutun ki neler hissettiğimi anlayın.

İşte sonrası:

Amca: Esenler'e gidicem ben, bu otobüsten inip sonra başka otobüse binicem.
sLn: hııı
Amca: Bizim bir iş vardı da burada, onun için geldim, Sultanahmet köftecisi var ya işte ondan açacağız buraya.
sLn: hııı (iç ses: E bana ne bundan?!)
Amca: Sen nereye gidiyorsun?
sLn: .....
Amca: Hıı yakınmış, iyi iyi.
1 saniyelik sessizlik.
Amca: Memur musunuz kızım?
sLn: Yok değilim.
Amca: Ne iş yapıyorsun?
sLn: Öğretmenim.
Amca: Aaa ne güzel meslektaş sayılırız, ben de Milli Eğitim'den emekliyim.
sLn: Hııı
Amca: Nerede öğretmensin?
sLn: Şu arka taraftaki dershanede.
Amca: Hı, ne güzel ne güzel. Kaçıncı sınıflar?
sLn: İlkokul 4'ten başlıyor, üniversite hazırlığa kadar her sınıf var.
Amca: Ooo ne güzel. Yanlış anlama da bir şey soracağım.
sLn: Buyrun
Amca: Evli misin?
sLn: Yok
Amca: Hah iyi, aman kızım sakın karşıdakinin güzelliğine bakma, güzellik önemli değil, önemli olan maaşı.
sLn: (iç ses: yaa hep mi beni bulur bunlar yaaaa) Hıı amca hııı
Amca: Ama bak haksız mıyım. Güzel diye gidersin şimdi birine sonra yarın çok üzülürsün. Bak maaşı iyi olsun, o zaman rahat edersin.
sLn: Hııı (iç ses: ya sabırrrrr)
Amca: Bir gün yolda bir kızla tanışmıştım, o da böyle senin gibi güzel bir kızdı, hem öğretmenmiş o da. Sordum nişanlıymış. Adam üniversitede öğretim görevlisiymiş. Sordum kıza "O senden daha çok okumuş, nasıl aldı seni" diye, kızın güzelliğine aldanmış tabi. Bak şimdi sen de güzelsin, seni de alırlar ama sen yine de yüksek lisans yap muhakkak, daha iyi biriyle evlenirsin o zaman.
sLn: Olur tamam
Amca: Ne zaman emekli olacaksın şimdi sen?
sLn: Bilmiyorum.
Amca: Çok ilerlettiler yaşı yaa, 70'i 80'i bulur emeklilik herhalde.
sLn: Kısmet
Amca: Bak ne diyeceğim, bizim bir müfettiş var Zafer bey, ben seni onunla tanıştırayım, sana teftişte yüksek puan versinler, birkaç sene sonra yükselir müdür olursun.
sLn: hı hı olur.
Amca: Senin puanın kaç şimdi?
sLn: (iç ses: ne puanı be?!) Bilmiyorum
Amca: Aaa olmaz ama takip etmen lazım. Gerçi sen yeni başlamışsın, daha teftişe gelmemişlerdir di mi?
sLn: Yok gelmediler.
Amca: Hee tamam o zaman yoktur senin puanın daha. Ama böyle olmaz, bir dosya al kendine, her şeyi onun içine koy tamam mı bak. Lazım olur ileride.
sLn: Tamam
Amca: Bak ben seni kesin o müfettişle tanıştırayım yüksek lisans için de yardım eder sana.
sLn: (iç ses: elinden her iş gelen müfettiş) Tamam olur.
Amca: Al bak çikolata aldım, birini sen ye birini ben yerim.
sLn: Yok sağ olun.
Amca: Aaaaa olmaz amaaa, o senin kısmetin
sLn: Yok yok.
Amca: Olmaz ama biri seninnn
sLn: (İç ses: Tırsarım ama ben bağırma öyle.) İyi peki.
Amca: Bak bu paketin içinde, bundan korkma ama başkası yiyecek bir şey verirse alma olur mu?
sLn: (iç ses: Tamam anne!) Hı hı evet
Amca: Taksiciye ilaçlı bisküvi vermişler, soymuşlar sonra adamı yaa.
sLn: hııı
Amca: Ben Tosyalıyım, Tosya'nın pirincini bilir misin sen?
sLn: Yok.
Amca: Baldo pirinç diyorlar ya, o hiçbir şeye benzemiyor, asıl Tosya pirincini yiyeceksin bak. Seviyor musun pilav?
sLn: Evet.
Amca: Tamam o zaman, birkaç gün sonra pirinç gelecek Tosya'dan, hemen sana da ayıracağım olur mu?
sLn: (iç ses: yuh artık) dış ses yok
Amca: Ben şimdi sana telefon numaramı vereyim, ben senden telefon numaranı istemem, cık, olmaz, yanlış anlarsın belki, iki dakika önce otobüste tanıştık, telefon numarası istiyor dersin, gerçi ben senin baban yaşındayım ama olsun, yine de bir bayandan telefon numarası istenmez. Ben sana numaramı vereyim, sen beni 3 gün sonra ara, pirinç gelmiş olur. Ben şu otobüslerin döndüğü yer var ya oraya geleyim, pirinç getireyim sana, olur mu?
(sLn o sırada pencereye dönmüş gülmektedir...)
Amca devam eder:
Ben sana söylerim nasıl şapka taktığımı ki beni tanıyasın. Bak bir bu şapkam var bir de fötr var, hangisini taktığımı haber veririm ben olur mu?
sLn: hı hı
Amca: Sizin de işiniz zor, ben bile evden çıkarken 1 saat ne giysem diye düşünüyorum, hanımların işi daha da zor.
sLn: hı hı
Amca: Öyle öğretmenler görüyorum ki kılıkları kıyafetleri hiç yakışmıyor bu mesleğe. Adam o kadar okumuş, hâlâ insan içinde burnunu karıştırıyor.
sLn: hıı ne ayıp.
Amca: Olur mu öyle yaa. Bak sen şimdi öylesine konuşuyorum sanıyorsun ama ben sana haftaya pirinç getiricem.
sLn: (biz az önce başka bir şeyden bahsetmiyor muyduk?)
Amca: Köfteciyi açınca da çağırıcam seni, tamam mı bak, bekliyorum.
sLn: Tamam.
Amca: Çalıştığın yere de gelirim ben seni ziyarete.
sLn: (iç ses: yuhhhhhh daha neler)
Amca: Ama hep ben konuştum biraz da sizi dinleyelim hoca hanım.
sLn: Yok ben bugün çok ders anlattım, konuşacak halim yok.
Amca: Ben de başını şişirdim hoca hanım kusura bakma.
sLn: Estağfurullah. Aaa ben iniyorum artık, hadi size iyi akşamlar.
Amca: iyi akşamlar hocam, annene babana çok selam söyle, bir amcayla tanıştım bize pirinç getirecekmiş de, ara beni mutlaka olur mu hocam.
sLn: Hadiiii iyi akşamlar

(9 Nisan'da yazmışım, taslaklarda kalmış.)

4 kişi de demiş ki:

Aslı dedi ki...

Ahhaahaaa, kabus amca be bu! Öldüm vallahi kalbim sıkıştı, şuursuz ya!

RaMa dedi ki...

ha ha şaka gibi gerçekten ama banada denk gelr genelde böylesi (:

a.nur... dedi ki...

Al benden de o kadar!
Oyy sonunda bitti kabus:D

Efsa dedi ki...

sonunda bir hıııı çekesim geldi. :)

insan bir derdi olduğunda yada konuşacak kimseyi bulamadığında bazen böyle yapabiliyor. Özellikle yaşlı insanalr ilgi istekleri yüzünden bazı açık demiyimde açlık hissettikleri duyguları tavırları böyle karşılıyorlar bence. Kimbilir..

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?