20 Mayıs 2010 Perşembe

Anlamıyorum bu işleri

Bugün yine sıklıkla duyduğum şeylere takıldı kafam. Konu özellikle bu ara çok sık duyduğum şeyler.


Bir süredir sürekli etrafımızda bir şekilde evlilik mevzusu dolaşıyor. Ben konunun kendisine değil onunla alakalı başka bir şeye takılıyorum.


Damat kişileri nedense bu evlenme durumundan memnun değil. Sanki gelin kişisinin tek taraflı isteğiyle oluyor bu durum.


Hadi diyelim tek taraflı bir istek var sahiden. Yine de şöyle düşünün, evlendiğiniz kişiyi tanımayan insanlara "ne yapayım yaa, kalbi kırılmasın diye evleniyorum" anlamına gelen konuşmalar yapmanın eşiniz olacak insanı ne derece iğrenç bir duruma düşüreceğini hesaplamak gerçekten zor mu bu kadar?


Sürekli bir kısıtlanma muhabbeti. Sanki hali hazırda çok renkli bir hayatları var. O ülke senin bu ülke benim geziyorlar ya da muhteşem bir sosyal hayatları var, her gece sabahlara kadar gezip dolaşıyorlar. Yok arkadaşım öyle bir şey.


Zaten renksiz olan hayatlarınız en fazla biraz daha sıkıcılaşabilir, ötesi mümkün değil.


Evlilik muhabbetlerine bunca zaman kız tarafından baktığım için belki bu durum yeni dikkatimi çekiyor bilmiyorum. Ama gerçekten gelin kişisinin evlenmek için yalvaran insan durumuna düşürülmesinden rahatsız oluyorum. 


Şunu da ekleyeyim, evleneceği adamı sahip olduğu para miktarına göre seçen kızlardan da nefret ediyorum. Sorun erkek-kız mevzusu değil yani, sorun bu durumların bana çok çirkin görünmesi.


Hele bir de yüce insan havalarıyla karşıdakine bir lütufta bulunmuş gibi anlatmıyorlar mı, işte o zaman dalasım geliyor benim!


Kıza gelince evlenecek birini buldu diye tebriklerimizi sunuyoruz, erkeğe gelinceyse "hayatını mahvettiği" şeklinde yorumlarımızı sıralıyoruz.


Evet ben de biliyorum ki bizim ülkede işler biraz tuhaf. Kız evlenmek istemezse "evde kalmış" olur, erkek istemezse rahatına düşkün olur. Hatta "erkeğin dulu olmaz" diye saçma sapan deyişlerimiz bile mevcut evlilik konusu üzerine.


Diyeceğim şudur ki ben kendimi karşıdaki kızın yerine koyduğumda "bu saatten sonra ortada kalmasın diye evlenelim dedim" vb. deyişlerden acayip rahatsız oluyorum. Kendimi buna benzer şeyler söyleyen erkeklerin yerine koyduğumdaysa "ayı" gibi hissediyorum. Karşıdakine gerçekten değer veren biri sırf kendini daha havalı göstermek için böyle bir şey söylemez gibi geliyor.


Sabahtan beri bunları düşünüp kızıyorum. Şu işin mantığını bana da anlatacak biri varsa yorum olarak yazabilir :)

2 kişi de demiş ki:

hye-herguncel dedi ki...

Amanın, ne mantığı? Tepeden tırnağa yanlış! Bu tavırla 40 yıl bir yastığa baş koymak olası değil!

Yanlış örnekler var karşında bana göre.

Evde kalma konusunu kendince hafifleten, espiri konusu yapan ve "Ben erkeksiz yaşayamaz mıyım?" terslemesiyle noktalayan bayanlara hayranlıkla bakıyorum mesela. Bir değişimin göstergesi bunlar. Ama erkeğin lütufta bulunur gibi evlenmesi, böyle göstermesi bir hastalık belirtisi bence.

losstime dedi ki...

bu hayatta yapılacak seçeneklerden biri. yaşamadan ne olacağını asla bilemz insan ama doğruyu seçmeli. bu kadar kötü düşünceleri onal insanlar yan yana gelmemeli kaçmalı ondan diye düşünüyorum. yoksa evlilik sadece ve sadece hüsran olur

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?