18 Temmuz 2010 Pazar

Kısacık-4

* Bana en sevdiğim herhangi bir şeyi sorarsanız strese girerim. En sevdiğim film "21 Grams" derim, aklıma "Butterfly Effect" gelir. "Fight Club", "One Flew Over The Cuckoo's Nest", "Finding Neverland","The Shining" vs. derken aklıma gelen bütün filmleri sıralarım. Sanki bir film için "En sevdiğim film" dersem diğerleri alınacakmış gibi...


* Aklıma gelmişken "Eternal Sunshine of the Spotless Mind" filminin biraz fazla abartıldığını düşünüyorum. Çok sıkıldım her yerde karşıma çıkmasından.


* Sabah uyandığında suratsız olan o insanlardan değilim ben ve bence bu iyi bir şey.


* Aslında kötü biri sayılmam, zararım yoktur pek insanlara ama yine de tanısan sevmeyebilirsin bence. Tanıyıp da sevmeyen çok insan oldu da o yüzden söylüyorum.


* Nasıl bir sitemdir bu Allahım! Niye sevmediniz lan beni??? =D


* Karakterlerinden ve davranışlarından nefret ettiğim insanlar da vardı zamanında, umarım onlar da sevmemiştir beni. Çünkü eğer sevmişlerse ortada sakat bir durum var demektir ve kendimden nefret etmem gerekebilir.


* Gerçi o insanlarla geç de olsa bir şekilde ayrılıyor yolumuz. İyi ki...


* Zamanında kendini bir halt sanan insanların şu an bir halt olmadığını görmekten keyif alıyor olabilirim, evet. Ne yapayım yaa, ben de insanım.


* Gece yattıktan sonra aklıma hakkında yazı yazılacak onlarca konu geliyor. Hatta kafamdan yazıyı da yazıyorum. Sonra aynı yazıyı telefona yazıp kaydediyorum ertesi gün bloga aktarma planı kurarak. Ertesi gün ise bloga yazmaya üşeniyorum. Böyle bir döngü halini aldı bu.


* Yaz sıcağında fazla duygusal şeyler okumaya katlanamıyorum. (Ne alakaysa). O yüzden ben de öyle şeyler yazmamaya çalışıyorum. (Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma.)


* Saat 13.00'te kahvaltı, saat 17.00'de öğle yemeği, gece 12,00'de akşam yemeği şeklinde şahane bir düzen oturttum birkaç gündür. Akşam yemeğini 20.00'de yersem sabah 5.00'e kadar tekrar acıkıyorum ve tekrar yemek durumunda kalıyorum. O yüzden akşam yemeğini geceye aldım. Yemek dışındaki zamanlar da film/kitap/Six Feet Under şeklinde geçiyor.


* Eğer hak etmişsem insanların trip atmalarına gerçekten kızmıyorum. Ama ne yaptığımı da bilmek istiyorum böyle zamanlarda. Eğer telafi edilecek bir durum varsa zamanında telafi edilmeli. Birikirse zarar verir. Amaaa ne zamanki ortada yaptığım bir şey yokken bana trip atılıyor ve neden trip atıldığı dahi söylenmiyor, işte o zaman gerçekten kızıyorum. Büyük insanlarız, konuşarak halledebilsek sorunlarımızı di mi ama.


* Bol mesajlı ve sitemli bir yazı oldu, idare edilsin lütfen.


* Allah herkese sabır ve bu sıcaklarla baş edebilme gücü versin, amin.

1 kişi de demiş ki:

Fareli Köyün Kavalcıları dedi ki...

Bu gece telefona yazı yazma işi bende de var. Ne zaman yatağa girsem cümleler üşüşüyor sanki beynime, kalkıp telefona yazıyorum ben de. :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?