4 Temmuz 2010 Pazar

Tembel olduğumdan bahsetmiş miydim?

Ben söylemiştim öğrencileri sınava hazırlamak için uygun kişi değilim ben diye.


O çocukların hayatından daha uzun bir süre geçirdim öğrenci olarak ama hâlâ belli şeyleri kazanamadım. En sahtekar halimle o çocuklara ders programı yaparken ve bu durumdan utanırken bir yandan da belki olaya öğrenci değil öğretmen olarak bakabilmek benim öğrenciliğimi de etkiler diyordum.Etkilemedi.


Sınav başvuruları başladığında "ohhoooo çalışırım ki ben" dedik, gittik başvurduk. Sabah erken kalkıp çalışılacaktı, eh zaten işimizin getirisi olarak bütün arkadaşlarımız öğretmendi yaa, rahat rahat kapatırdık eksikleri. Pedagojik formasyonu olan bir dil öğretmeni olarak Türkçe ve Eğitim Bilimleri benim sorumluluğumdu, tarihçimiz tarih, matematikçimiz matematik anlatacaktı. Olay bitecekti. Hatta farklı alandan atanmak istersek elimizde bulunsun diye İngilizce sınavına da girilecekti, o sınavlarda çıkan soru tiplerine dair ipuçlarını da ben verecektim. Böylece hem kendimiz tekrarlamış olacaktık hem birbirimize faydamız olacaktı.


Sonra işler umduğumuz gibi gitmedi tabi.


Hayal dahi edemeyeceğimiz bir yoğunluğun içinde bulduk kendimizi. Sabah 10.00 akşam 19.00 arası, sadece 10 dakikalık molalarla ders anlattığımız günler oldu bol bol. Akşam evlere ceset gibi gittik. Çoğu akşam kelimeleri bir araya getirip konuşmayı bile beceremiyordum yorgunluktan. Sabah erken uyanamadık, öyle oldu böyle oldu derken sınav geldi çattı. Şu ana kadar hiç deneme çözmedim, çoğu derse dair hiçbir not okumadım. Spor olsun diye gireceğim haftasonu sınava.


Sınava girecek sevgili arkadaşlar,
Endişelenmeyin! Eminim benim gibi olan çok insan vardır.


Bu sene de böyle geçti ama seneye böyle yapmamalıyım, yapmayacağım. Hı hı, evet.


(Geçen sene de böyle diyordum.)


Sağlık olsun, hem hayatta her şey mümkün, belki böylesi daha hayırlıdır falan gibi çeşitli teselli cümleleri benim için gelsin...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?