6 Ağustos 2010 Cuma

Aşk dediğin buysa

Durduk yere aklıma düştü "Aşk dediğin buysa". Flört söylüyor, biz dinliyoruz.

Aşk dediğin buysa ben yokum
Adresler karıştı, gelemem
Aşk huzura tutkun değilse
Özür dilerim, tatildeyim, dönemem

Adımlarım yavaşlamış akmıyor
Telefonum suskun ve kibirli
Havada bir parça bulut var
Güneşi beklerken yağmura yenildim.

Sabah içtiğim çay bardağında tebessüm
Doğmamış şarkımızın bestesiydin
Yine de sen bana aitsen
Beklerim, nöbetteyim

Belki de insanlar değişir
Belki de renkler kokular gelişir
Yine de ben sana aitsem
Beklerim, nöbetteyim.

Elvedalar hayatımın parçası
Ne yazık ki buna yeteneğim doğuştan
İfadeler affetmeye müsaitse
Son bir kez denemeye ne dersin?

(Şarkının sözleri kopi-peyst değil alın teridir, yanlış yazmış olma ihtimalim vardır.)

"Yine de sen bana aitsen"

Bilemiyor bunu insan bazen değil mi? Bazen bilse de kabullenemiyor. İnsan her şeyi bir yerden sonra kabul ediyor da sevilmemek kabul edilmiyor, can yakıyor. Kötüyü düşünmek istemiyor insan. İstiyor ki kendisi birini seviyorsa o da onu sevsin. İstiyor ki içinde bulunulan durumun mantıklı açıklamaları olsun. 

Cevaplar açıksa bu defa gözünün önünde olanı inkar etmeye başlıyor, kendince hikayeler uyduruyor, her şeye mantıklı açıklamalar buluyor ve biliyor musunuz bir yerden sonra insan bunlara inanmaya başlıyor. Kendi yalanlarına inanmak için nasıl bir durumda olmak gerekir siz hayal edin.

Umut etmeye devam ediyor ne olmuş olursa olsun. İnanmasa da bekliyor. Geleceğine kendi bile inanmasa da.

"Beklerim, nöbetteyim"

Artık neyi beklediğimi dahi bilmesem de bekliyorum. Güzel bir şeylerin olmasını bekliyorum en çok...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?