28 Ağustos 2010 Cumartesi

Kısacık-5



* Gece uyurken dilini ısırıp uyanan o insan ben oluyorum! Hadi yemek yerken dilini ısırabilir herkes ama ya uyurken? 


* "Tavsiye etmek" yerine "tercih etmek" diyen insan var ya hani (çok var), işte ben onunla konuşurken şunu yaşıyorum hep:
-Bu filmi izlemeni tercih ederim.
-(Selin'in iç sesi) Başka hangi film vardı ki? Hangi filmi buna tercih ediyoruz. Acaba söyledi de benim aklım başka yerde olduğundan ben mi kaçırdım? Yok yaa galiba tavsiye etmek istiyor. (dış ses) Tamam bakarım.


* "Bakarım" derim ama 1-2 kişi dışında kimsenin tavsiyesini de çok ciddiye almam açıkçası. Benimle aynı şeyleri sevdiğinden emin olduğum birinin tavsiye ettiği şeyi ciddiye alırım, ama sevdiğimiz şeyler arasında dünya kadar fark olduğunu biliyorsam tavsiye ettiği filmi izlemek muhtemelen 2 saatlik can sıkıntısı olacaktır benim için.


* Bir de karşımdaki bir şeyi yanlış söylediğinde katiyen düzeltemiyorum. Misal yukarıdaki kişiye "hımm sanırım tavsiye ederim diyorsun" gibi bir şey söyleyemem. İsimleri yanlış telaffuz ettiklerinin farkında olsam da doğrusunu söyleyemem. Sanki çok kırıcı bir hareketmiş gibi gelir.


* EVET ve HAYIR'dan öyle bıktım ki anlatamam. "Ben akpye oy vermem chpliyim ben" ya da "chpye oy vermem akpliyim ben" diyenleri duydukça kafa atasım geliyor. Sanki yerel seçimden bahsediyoruz. Ülkenin geleceğini emanet ettiğimiz okumuş etmiş insanlar (aralarında her meslekten insan var), zahmet edip referandumda oylanacak konuları dahi okumadan, küçük çocuk edasıyla "bana neee hayır/evet diiiicem beeeen" diyorlar, gülsem mi ağlasam mı şaşırıyorum. Nasıl da korkuyoruz böyle bir şeyleri okumaktan araştırmaktan. CHP'li de olabilirsin AKP'li de, ama gözünü seveyim 3-5 sayfa okumaya üşenme de bir araştır nelerin oylandığını. Bu kadar sığ olma yaa!!!


* Bana sorduklarında abuk sabuk cevaplar veriyorum çünkü o insanlarla böyle bir şey konuşmaya sabrım yok. "akp şeriat getirceeeeek", "chpliler kakaaaa ıyyy". Sonra o iğrenç kelime oyunlarını yapacaklar falan. 10 yaşında çocuk bulur onunla tartışırım daha iyi!


* Six Feet Under'ın arkasından bir başka bitmiş diziye başlama planım vardı ve kendime Carnivale'ı seçmiştim. Dün gece aklım neredeydi bilmiyorum ama download programına 2 sezonun bütün bölümlerini eklemişim. İnsan önce 1-2 bölüm izleyip bakar di mi? Neyse artık, güzeldir umarım.


* Hayatımın her döneminde uyuz bir insandım, yeni olmadı bu. Ne var ki son 5-6 yıl içinde tanıştığım insanlar bunu bilir ve bana ona göre davranırken (ona göre davranmak derken alttan almak anlamında söylemiyorum, canlarını sıkacağını bildiğim konularda bana bulaşmazlar mesela) çok daha uzun zamandır tanıdığım insanlar bir türlü beni tanımayı başaramıyor. Mesela ısrar edilmesinden nefret ederim. Birincide hayır demişsem o hayırdır, bir daha evet dedirtemez kimse bana. 150. kez sormanın anlamı yoktur. Çizgilerim bellidir, sevmeyeceğimi bildikleri ya da düşündükleri hiçbir filmi bana izletmeye çalışmaz, hiçbir kitabı okumam için ısrar etmezler, hiçbir müziği dinlemem için baskı kurmazlar. Ben de bu rahatsız olduğum şeyleri onlara yapmam, geçinir gideriz. Ama dediğim gibi 5-6 sene öncesine gidebiliyor bu geçinip gidebildiğimiz dostluklar. Önceye gidince sıkıntı oluyor. Üniversitede tanıştığım insanlarla birbirimizi çok daha iyi tanıdığımızı düşünüyorum. %100 tahmin başarım var mesela kazık atacak insanlar konusunda :)


* Başladığım kitabı 2 günde bitirdiğim günleri özlüyorum. Kafamı tam anlamıyla toplayıp uzun süre veremiyorum okuduğum şeye bir süredir. Umarım geçicidir...


Görsel

2 kişi de demiş ki:

kelebenk dedi ki...

şu sıralar 4-5 kitaba başlayıp hepsini yarım bırakıyorum. ahh bir bitirebilsem. ah bir sonunu görebilsem. neden böyle olduk ki biz? zaman az zaman.

Selin dedi ki...

@ kelebenk

Benim de başladığım bütün kitaplar yarım. En azından 6-7 tane tamamlanmayı bekleyen kitap var şu an elimde. Yeniden eskisi gibi rahat rahat okuyabilecek miyim bilmiyorum :-/

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?