13 Ağustos 2010 Cuma

Zeytinli Rock Fest'te bir gün




Hoş bir tesadüf (!) sonucu Zeytinli Rock Fest'in 10 dk. uzağında bulduk kendimizi. Eh gitmemek olmazdı! (Gitmediğimiz günlerde de oradan gelen müzik sesiyle uyuduk, iyiydi.)


Senelerdir aklımda kalırdı, netten haberlerini görüp gitmek isterdim ve gidemeyince de üzülürdüm tabi. Çünkü şu alakasız tiplerin ortamın içine etmesi durumu sadece İstanbul'da yaşanır sanırdım. (Nedense) Gördüm ki öyle değilmiş. Tek fark katılan insan sayısında. İstanbul'da bu tür etkinlikler çok daha kalabalık oluyor. Ama iki tarafta da kuru kalabalık çoğunlukta.


-Gerçekten müzik dinlemeye gelenler.
-Kız/erkek arkadaş, çadır, sabahlamak, alkol kelimelerini bir arada duyunca toplanıp gelenler. (ortamla ya da müzikle ilgileri yok)
-"Orada güzel kızlar/yakışıklı erkekler vardır" diye gelenler. (Müzikle ilgileri olmadığını söylememe gerek var mı?)
-"Aaaa festival varmış hadi gidelim" diyip gelen ama ortamla ya da konuyla zerre kadar ilgisi olmayanlar. ("rock müzik de ne?" tayfası)


vb. kategorilere ayırabilirim gelenleri. (benim gördüklerimi)


Böyle bir ortamda benim konserlere birlikte gitmekten keyif aldığım, müzik zevklerimizin ortak olduğu arkadaş grubumun etrafta olmayışına nasıl üzülmeyeyim? (Özledim sizi!)


Sırasıyla Kreş, Direc-t, Gripin üçlüsü vardı bizim orada olduğumuz saatlerde.


"Kreş" bu kez iyiydi! Daha önce dinlediğimde gerçekten sıkıntıya sokmuşlardı beni ama bu defa beğendim. Umarım normal halleri budur. (Kreşi izleyen insan sayısı 100 civarıydı, en azından yarısı "Yarım kalan şarap" için oradaydı.)


Ardından Direc-t'e geldi sıra. Direc-t'e dair söylenecek en önemli şeyler: Özgür'ün yokluğu (askerde), yeni albümün Özgür gelir gelmez çıkacağı ve Bilge, Bilge, Bilge, Bilge :)


En son 2005'te canlı dinleyip çok sevmiştim. 5 yıl sonra bir daha sevdim! (Bu sırada 150-200 kişiyi bulduk. Yine de şarkılara eşlik edebilenlerin sayısının çok fazla olduğunu söyleyemem. Hemen yan tarafımızda kız arayışında 2-3 kişi, hemen önümüzde başka 2-3 kişi, yan tarafımızda alkolün etkisinde bir grup ergen emo ile izledik Direc-t'i. (ergen olmayan emo var mı bilmiyorum aslında) Önlerden bir grup insan coşkuyla eşlik ediyordu görebildiğim kadarıyla.


Sonra sıra Gripin'e gelince ben sahneden uzaklaştım. Çünkü yurdum insanı popüler olanı sever ve Gripin bir süredir öyle. İlk zamanlarında sıkı bir Gripin dinleyicisi olduğumu inkar edemem. (dış etkenlerin payı büyük) ama artık değilim, zaten Gripin de eski Gripin değil.


En saçma ve çirkin Gripin şarkısı olduğunu düşündüğüm "Durma Yağmur Durma" ile giriş yaptılar. Komşu kızı gibi neden yaptıklarını anlamadığım bir şarkı ve Gripin'e ait olmayan ama zamanında cover yaptıkları Sarışınım, Dalgalandım da duruldum, Yolcu yolunda gerek gibi şarkılarla devam ettiler.Gülşen, pardon Gulshen'in bile söylediği Sarışınım yerine Hayat Mars Etti, Senle Yarınım Yok ki vs dinlemek isterdi gönül ama maalesef...


Etrafta popo sallayan o kadar kızı görünce ben kendimi Demet Akalın, Serdar Ortaç ve türevlerinden birinin konserinde sandım bir ara, o kadar söyleyeyim, siz anlayın.


2 gece önce MFÖ gibi bir grubun çimlere sızmış 50-100 kişiye istemeyerek şarkı söylediğini de ekleyeyim ortamı daha güzel hayal edebilmeniz için. (kaynak: oradaki isyankar görevliler)


Gripin Elalem'e başlayınca ümitlendim, ne yalan söyleyeyim. Hem benim sevdiğim zamanlardan bir şarkıydı diye ben mutlu olacaktım, hem de "siLicem gelmişi geçmişi" (L'ye dikkat!) kısmını küfrederek söyleyip mutlu olacak bir grup insan vardı. Ama o grup insan şarkıyı muhtemelen ilk kez duyduğu için mutlu olamadı. Kısmet değilmiş.


"Aaa Gripin var" diye sevinen ortamla alakasız o kesimin Gripin'in de hiçbir şarkısını bilmiyor oluşuna aslında şaşırdım ama kafa yormaya değmez sanırım.


Bol bol sinirlenmiş olsam da bol bol bağırdım, bol bol şarkı söyledim, bol bol tepindim, bol bol headbang bile yaptım :) (Tabi ki Gripin'de değil! Grup aralarında müzik çaldılar bize bol bol.)


Mutluyum!

4 kişi de demiş ki:

!reDanDark! dedi ki...

Zaten nieyse genelde festivalere gidebilenler gerçekten ilgilenenler değil de ortamı kendilerince şenlendirmeye(!) gidenler olur..

Selin dedi ki...

Hayatında Bob Dylan dinlememiş insanların parayı bastırıp bütün biletleri bitirdiği günden beri sinirliyim bu konuda... (Gerçek hayranların konser sonrası isyanlarını okumuşsundur belki :-/ )

Gidenlerin hepsi alakasız tipler değil tabi ama yine de çok fazlalar maalesef onlar.

CaRtMaNtR dedi ki...

Bu sene Sonisphere'de o grupları gördükten sonra Zeytinli'ye filan gidersem kendimi muhtemelen toplu sünnet düğününde filan gibi hissederim herhalde :D

Şaka bir yana her sene gidenler hiç memnun dönmüyor bu festivalden sanırım

Selin dedi ki...

Sahnedekileri bi kenara bıraktım, izleyenler öldürdü beni. Ciddi söylüyorum kulaklarını tıkayıp etrafındakilerin hareketlerine bak, Serdar Ortaç konserinde olduğun fikrine kapılırsın.

Şu Bob Dylan olayından beri cidden kızgınım zaten. (bilet bulamadım, ertesi gün de Bob Dylan'ın kim olduğunu bilmeyen tipler konsere gelmiş isyanlarını okuyunca... :((( ) Sonisphere için de tam olarak son gün aklım başıma geldi, o saatten sonra da bilet aramanın anlamı yoktu. Her haltı kaçırdım bu sene yani. Hazır yakınımdayken buna gideyim dedim. Buraya da ne kadar abuk sabuk tip varsa toplanmış. Öyle işte :-/

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?