16 Eylül 2010 Perşembe

İyi ki doğmuş, iyi ki beni bulmuş!

Mesafelerle ilgili sıkıntım var benim. Ne zaman birini çok sevsem uzak düşüyoruz bir şekilde. Ayrı şehirlere...


Tecrübeli sayılırım, gördüm ki dünyanın öteki ucuna dahi gitse birini seviyorsam seviyorumdur. Mesafeler bana dokunmaz :) En çok kimi sevmişsem, en çok kimin yanımda olmasını istemişsem hayat onu bir şekilde uzaklaştırıyor benden. Can sıkıcı.


Özlüyorsun, yapacak bir şey yok. O canının çok sıkıldığı gün kendimizi birlikte bir yerlere atsak da anlatsam sıkıntımı, o "Geçecek" dese diyorsun ya, sonra istediğin zaman göremeyeceğini fark ediyorsun ya, can yakıyor o işte!


Sabah kahve-poğaça şeklindeki kahvaltılar okuldaki kahvaltıları hatırlatıyor da o tadı asla vermiyor ya o zaman nefret ediyorsun istediğin gibi gitmeyen her şeyden, kendini ait hissetmediğin bir grupla otururken canın sıkıldığında gülmekten yanaklarınızın ağrıdığı o günleri hatırlıyorsun ya işte o an isyan etmeye başlıyorsun da sonuç vermiyor.


1.5 saat kadar önce tarih 16 Eylül oldu. 16 Eylül o çok özlenenlerden birinin doğum günü. Ne Elif için ne Eda için "en yakın arkadaş" sıfatını kullanamıyorum ben. Başka bir şey bu. Hayatımda sahip oldukları yer "arkadaş" denen şeyin çok ötesinde. Sanırım bir ismi yok.


Tamam, sakinim, ağlamıyorum. Geçti.


İşte bugün Elif'in doğum günü. Üniversite hayatımda sahip olduğum ilk arkadaş o. "Kayıtta tanıştığım sevimli ve meraklı kız". Sonrasındaysa bir kısmı kavga dövüşle, bir kısmı yanlış anlamalarla, büyük bir kısmıysa ömür boyu unutulmayacak çok güzel şeylerle geçmiş koskoca seneler. Birbirimizi öldürmek istediğimiz zamanları birlikte hatırlayıp gülebiliyorsak biz sahiden aşmışız bu olayı demektir :)


Ne çok şey yaşadık birlikte, ne çok güldük, ne çok sevindik... Kim bilir kaç kez birimiz ağlarken teselli etmeye çalıştı diğeri, kaç kez birlikte ağladık... Kaç kez yollarda şarkı söyledik. Kaç kez aynı şeye sinirlendik. Kaç kez birbirimizi sakinleştirdik.


Hayatında şu olsun bu olsun diye doğum günü dilekleri sıralamama gerek yok onun için. Kendim için ne istiyorsam aynılarından ona da istiyorum, çok süper şeyler istiyorum :)


Bir gün gelecek, aynı şehir sınırları içinde, istediğimiz an birbirimizi görecek şekilde yaşamaya başlayacağız yine. Bir gün ne kadar mutlu olduğumuzu anlatmaya başlayacağız yeniden. Bir gün o hayalini kurduğumuz şeylerin elimize asla geçmeyeceğini sandığımız bu günleri düşünüp güleceğiz birlikte...


Onu ne söylesem az. Beni gerçekten tanıyan ve bu yüzden de yanında kendimi çok rahat hissettiğim çok az sayıda insandan biri o, nasıl sevmeyeyim :)


"Hayatında her şeyin ne kadar güzel olduğunu hissettiğin sabahlar çok yakınında olsun, mutlu ol hep".


Fazla duygusalım bu ara. Kelimeler istemediğim şekilde bir araya geliyor. O yüzden "Selin sus!"


Yine duramadım doğum günü temennisinde bulunmadan: "İyi olsun o benim çok sevdiğim."


Kutlu olsun doğum günü! Ben ona çeşitli yollarla yine ulaşacağım ama ulaşmaya çalıştığım her yerden duysun beni :)


Ben onu çok seviyorum kiii :)

3 kişi de demiş ki:

beenmaya dedi ki...

iyi ki doğmuşsunuz ikinizde ve birbirinizi bulmuşsunuz diyorum ben de :)))

Selin dedi ki...

Teşekkürler beenmayam :)

e.d dedi ki...

: ) satır aralarındaydım. Mutlu oldum :) sağol canım

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?