30 Eylül 2010 Perşembe

Öğretmen halleri-5

Bu sene başka dershaneye devam edecek öğrencileri düşündükçe kendimi terk edilmiş gibi hissetmem komik di mi? Halbuki gidiş sebeplerinin benimle alakası olmadığını ve gitmekte sonuna kadar haklı olduklarını da en iyi ben biliyorum. Yine de tuhaf hissediyorum kendimi. 


Onlar da kötü hissediyor olacaklar ki utana sıkıla söylüyorlar başka dershanede olduklarını. Onlara söyleyemediklerimi yazayım bari:


Hangi dershanede olduğunuz ve hatta nerede ne halt ettiğiniz zerre kadar umrumda değil, sizi seviyorum ben o kadar, sallayın gerisini :)


Tek başımayken aslında yakalayıp söylüyorum bunları tabi :))


Gidenlerin arasında sevmediklerim de var, "İyi ki gittiler" diyorum içimden ama kimseye çaktırmıyorum.


Bir de yine başladım çooook yorulmaya. Hem de daha dersler geçen seneki kadar yoğun değil. Bu şekilde bu sene nasıl biter gerçekten bilmiyorum, yine kendime ayıracak 1 saatim bile yok. Mutsuzum :(


Okuduğunu anlamaktan aciz olsalar da eğitimciyim ben diyip duran bir dünya dangalağın arasında yaşamak canımı sıkıyor. 


Bugün dershane sahibinin salak oğlunu sınıfların kapısını dinlerken yakaladığımda dövecektim, o derece sinirlendim. Baktım karşıdan annesi de bakıyor, jeton düştü. Görevi veren annesi! Gidip babaya şikayet etsek ne olacak? Onu da kaç defa kapıları dinlerken yakalamadık mı?


Sevgili kraliçemiz (!) kocasının yokluğunda dershaneye misafir öğrenci almış. Kızın başka dershanenin öğrencisi olduğunu öğrenince de hemen kocacığına şikayet etmiş "Öğretmenler başka dershane öğrencisini almışlar derslerine" diye. Kocişko, diğer ismiyle büyük şef ya da ne derseniz o işte, herkesi topladı, katili arıyor. "Bu kızı derse kim aldı?"


Her gelene soruyor, her gelen aynı cevabı veriyor "Eşiniz aldı." Salak kraliçe ısrarlı; "Ben almadım, yanımda öğretmen vardı". Herkese soruluyor, olay anında orada olan sekretere geliyor sıra.


-Kim aldı öğrenciyi derse?
-Eşiniz aldıııı


Kral ve kraliçenin geri zekalı durumuna düştüğü bir toplantı daha böylece sona eriyor.


Her günümüz böyle. Aptallıklarla dolu! Bıktım deyip duruyorum ya inanın öyle şeyler görüyorum ki her gün bıkmamak mümkün değil.


Her gün yeni yalanlar, her gün yeni saçmalıklar.


Bitti bitecek, az kaldı. Bu sene bu saçma yerde son senem, sonra özgürlük!

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?