1 Ekim 2010 Cuma

Bilinçaltı; sen nelere kadirsin!



Dün gece gördüğüm onlarca rüyanın içinde bir tanesi gerçekten dikkate değerdi.


Çalıştığımız dershanenin her tarafına bombalar yerleştiriyoruz. Dershanenin karşısında bir kafeye oturup keyifle patlamayı bekliyoruz. Tabi bu arada normalde kafeye benzer hiçbir yer yok etrafımızda ama rüya bu zaten.


O sırada sevmediğimiz insanları da içeride bırakmışız tabi. İnsani tarafım "yazık bee" derken şeytani tarafım "oh olsun" diyordu, itiraf etmeliyim...


Biraz zaman geçince sekreteri içeride unuttuğumuzu fark edip koşa koşa onu almaya çıktım. Ne olduğunu söylemeden çıkmaya ikna etmeye çalıştım bir süre, uzun sürdü ama başardım.


O arada koştum bombanın saatine baktım, son 1,5 dakikayı görünce "Allahım 4 katı nasıl ineceğiiiiiiz" diye bir çığlık atıp koşmaya başladım.


Sonra çıktım ama patlama kısmını göremeden uyandım.


Yazının burasında Freud'a bağlanıyoruz: "Rüyalar insanın uyanık yaşamında arka plana itilmiş, sosyal ve etik değerlerle kontrol altında tutulmuş ya da bastırılmış, düşünce ve duyguların uykuda bilincin rahatlamasıyla görsel açıdan ön plana çıkmasıdır. Rüyalar baskı altında tutulmuş dileklerin farklı kılıklarda gerçekleşmesidir"


Başka da yorum yapmayacağım bunun üzerine :)

2 kişi de demiş ki:

OT dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
beisa~ dedi ki...

son zamanlarda rüyalarını hatırlayaman bi insan olarak, bilinçaltını bu kadar iyi yansıtan rüyalar görmeyi özledim gerçekten. tabi, hatırlamıyor olmam da, hakkımda çok şey söyleyebilir, neler görüyosam artık? :p

-bu arada, biz seni mimledik dün; http://baskabirininsorunu.blogspot.com/2010/10/mim-soyleyemediklerimizi-soyleyelim.html :) beğenirsen konuyu, yazını beklioruz.

hoşçakal :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?