17 Kasım 2010 Çarşamba

Garip alışkanlıklarım, huylarım vs.

Finduilas'tan garipliklerimiz konulu bir mim gelmiş, hadi yazalım.


2008'de de garipliklerimi anlatmıştım, bunlar 2010 model garipliklerim olsun.


* Karikatür ezberlerim. Olur olmaz yerlerde de kullanırım o cümleleri. Bu aslında kasıtlı yaptığım bir şey değil ama bir iki kez okuduğumda aklımda kalır işte. Mizah dergileriyle alakası olmayan insanlar genelde "ne diyor bu" der gibi bakarlar. Yanımdaki kişi Mischief ise diyalogu karşılıklı canlandırırız. Süper olur!


* Bir kitap, bir film ya da herhangi bir şey bana çok anlatılmışsa asla izlemem, okumam vs. Ama istisnalarım vardır. Belli 2-3 kişinin tavsiye ettiği her şeyi beğenebileceğimi bilirim. En azından şans veririm.


* Çantama koymam gerekenlerin hepsini koyup koymadığımı 40 kez kontrol ederim. Bu duruma Mischief "yoklama" adını verir.


* Ev halkının en çok kafayı taktığı davranışım dergilerimi atmayışımdır. Hepsini saklarım. İleride ne yapacağımı bilmiyorum kendileriyle ama saklıyorum.


* Kullanmaya kıyamadığım çok eşyam vardır.


* Oğlak burcu olmanın bir getirisidir, her türlü olay için uzun zaman öncesinden plan yaparım. Nereye gidilecek, ne giyilecek, neler yapılacak her şey planlanır. Hele organizasyonun sorumluluğu bendeyse iyice detaylı düşünmeye başlarım. İnsanlar ne yapmak ister, ne sever, ne sevmez...


* Tuhaf bir hafızam vardır. İnsanların isimlerini hatırlayamam, ne giydiklerine falan zerre kadar dikkat etmem ama nerede ne yaptık, kim ne dedi, konuşurken kim nerede oturuyordu, kim ne zaman geldi, kim kime ne yaptı vs. abuk subuk her şeyi hatırlarım. Bir de yıllar aklımda kalır genelde. Şunun olduğu yıl şu da olmuştu, bu olduğunda ben şu sınıftaydım demek ki şu yıldaydık gibi cümlelerim boldur.


* Dışarı her çıktığında mağazalara saldırıp alışveriş yapan kızlardan değilim. Alışveriş günüm bellidir, o gün sabahtan çıkılır, alışveriş yapılır. Onun dışındaki zamanlardaysa dışarı ne için çıkmışsam sadece onunla ilgilenirim. Ama kitap alışverişi istisnadır tabi, o her an yapılabilir.


* Toplu taşıma aracına bindiğimde yanına oturabileceğim pek çok insan varsa ama içlerinde en normal görünüşlü olan benim yaşlarımda bir erkekse onun yanına oturmam. Sanki herkes çocuğa asılmak amacıyla o kadar boş yer varken onun yanını seçtiğimi düşünecekmiş gibi gelir. Rahatsız edileceğimi bile bile giderim yaşlı bir amcanın ya da teyzenin yanına otururum. Teyze beni yastık olarak kullanır, amca durmadan soru sorar vs. rahatsız bir yolculuk yapmış olurum.


* İnsanların yüzlerine karşı iyi şeyler söyleyemem ama kötü şeyler söyleyebilirim. Gıcık olmam tuhaf bir durum değil ama di mi?


* Lise hazırlıktayken İngilizcemi geliştirebilmek için yalnızken hep İngilizce düşünürdüm. Aklımdan geçen her şeyle ilgili İngilizce cümleler kurardım. Sonra Fransızca düşünme çalışmaları başladı. Şu ara bir dili konuşurken durup bir anda diğerine geçebilme çalışmaları yapmaktayım. Düşüncelerim çoğunlukla farklı dillerde yani. "Nasıl öğrendin" diye soranlara cevabım budur.


* Yabancı dil öğretmek eğitimini aldığım iş olsa da ne zaman biri "bana ne tavsiye edersin" diye sorsa ne diyeceğimi şaşırırım. Karşıdakinin seviyesini, ne şekilde daha iyi öğrenebildiğini bilmeden ne diyeyim ki ben...


* Bir insanın herhangi bir davranışından ötürü ondan soğumuşsam ya da kızgınsam bir şey yokmuş gibi davranamam. Yaptığı her şey sinirimi bozar. Kavga çıkaracak yer ararım. Arkasından konuşup konuşup yüzüne bir şey yokmuş gibi davranan insanlara tuhaf gelir bu davranışım ama bence olması gereken bu.


* Konuşmaların ortasında gereksiz detaylar vermeyi severim. Beynimin her tarafını dolduran tuhaf şeyleri insanlarla paylaşmak hoşuma gider.


* Bütün gece bilgisayar başında oluşum buna rağmen facebook denen şeyle zerre kadar ilgilenmeyişim bir grup insan tarafından tuhaf karşılansa da kendimi böyle seviyorum ben. Paylaştıkları şeyleri beğenmediğim, özlü sözler paylaşmadığım, gereksiz fotoğraf altı sohbetlerine katılmadığım için onlar beni sevmiyorlar ama olsun :)


* Dinlediğim müziğin ritmime göre ayarlarım adımlarımı. Bazı müzikler fazla hızlı gelir, yine de ona uyarım. O sırada dışarıdan nasıl göründüğümü hayal dahi etmek istemiyorum.


Kendi davranışlarım bana çok normal geliyor tabi. Bu yazdıklarımın bir kısmı benim garip bulduklarım değil insanların bende garip gördükleri şeyler. Böyle bir şeyim işte :)


Finduilas'a teşekkür ederiz. Bayram yazısı yazmak içimizden gelmediği için "Mutlu bayramlar" dileğimizi de araya sıkıştırır ve gideriz...

4 kişi de demiş ki:

bi dost dedi ki...

Yabancı dil öğretmek eğitimini aldığım iş olsa da ne zaman biri "bana ne tavsiye edersin" diye sorsa ne diyeceğimi şaşırırım. Karşıdakinin seviyesini, ne şekilde daha iyi öğrenebildiğini bilmeden ne diyeyim ki ben...

yaa ben bunu yapmıştım :(( demek bana da söylendin içinden! :))

bi de, bunun altındaki maddeye de +1 diyorum.

Mia Wallace dedi ki...

hafızana bayıldım ya! karikatür falan senden korkulur :)

!reDanDark! dedi ki...

Kendimi yalnız hissetmedim şunları okuyunca.. Bence sende hissetme:)

Syntinen dedi ki...

Ben de yazdığın çoğu şeye "Aynen ya.." dedim (örnekleyelim: 13. madde -ve evet saydım:) ki bu sanırım oğlak burcu olmanın bi getirisi olabilir :D:D

Kendi burcumdan bi hemcinsimi gördüğümde hep bi "bahar sevinci" yaşarım.. Senin yazdıkların sayesinde de bu böyle oldu :D

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?