7 Kasım 2010 Pazar

Kısacık-7





* Diğer günler idare ediyorum ama pazar sabahları erken kalktığımda çok sinirli oluyorum. Yataktan kalkmadan önce bir 10 dakika kadar hayatımın halini düşünüyorum, gidersem ne kaybederim onun hesabını yapıyorum. Sonra "Hadi Selin ha gayret" deyip kalkıyorum yerimden.


* Az kaldı azzzzz...


* Kışı çok seviyorum ama şu dengesiz sonbahar zamanları sinirimi bozuyor. Sabah-öğlen sıcak akşam buz gibi.


* Beynimin tüm gün konuşup ders anlatmaktan sulandığını hissediyorum akşamları. Ya konuşacak halim olmuyor ya da durmadan saçmalıyorum. Az önce kardeşimle yazılı için çalışırken 2 farklı zamanı birleştirip yepyeni bir zaman yaptım ve onunla cümle kurdum. İngilizcede öyle bir zaman yok, olsa da hiçbir anlamı olmayacak bir zaman zaten, ama ben yaptım! 


* Arkasından dilime dolanan bir şarkıyı abuk subuk bir hale getirdim.


* Son olarak da akşam üstü dayısına giden ve giderken "Niye gidiyorsun, kimle gidiyorsun" gibi çeşitli sorularla sorguya çektiğim annem eve geldiğinde "Aaa sen neredeydin" dedim. 


* Erkenden yaşlanıyorum sanırım.


* Öğrenci psikolojisine girdim bile! Soruların neye benzediğini dahi bilmediğim için birkaç ALES denemesi çözeyim dedim, her gün yepyeni bir bahaneyle kendime engel oluyorum. Bugün uykum var, bugün başım ağrıyor, bugün yorgunum, bugün dizi var...


* İzlediğim diziler de sanki günü gününe izlenmesi gereken şeylermiş gibi bahane ediyorum onları. Zaten netten indirip izliyorum House, Fringe ve HIMYM'ı. Yarın izlerim, sonraki gün izlerim. Yoook. İlla ki bahane edeceğim bir şeyleri. Gerçi artık Türk televizyonlarında yayınlanan dizileri de netten takip edebiliyor insanlar.


* Dizi dedim de aklıma geldi, Karamazov kardeşleri de dizi yaptık, acaba sırada ne var... İncecik Yaprak Dökümü'nü senelerce bitiremediysek 2-3 ciltlik romanlar kaç yıl sürer çok merak ediyorum.


* Pazartesi günleri dünyanın en mutlu insanıyım, benim sendromum salı günü.


* Telefonlar artık onlarca alarm kurmaya müsait olsa bile ben o özelliği kullanmamayı tercih ediyorum. Her akşam kırk kez kontrol edeceğime yeniden ayarlamak daha kolay geliyor. Bir de işe gitmeyeceğim zaman telefonun alarmını geceden kapatmak var ya, işte o en büyük mutluluğum!


* Tüyap'a gidip binlerce kitap arasında dolaştınız ya çok kıskandım ben!


* Sabah yolda giderken bir anda aklıma Hüseyin Hocam geldi ve onu çok özlediğimi hissettim birden. Ne alakaysa artık...


* Yatakta müzik+kitap keyfi yapmak için daha uygun bir zaman olamaz sanırım! Mutluyum! :)

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?