5 Aralık 2010 Pazar

Gerçekten yaşlanmış olabilirim



Hemen bu yazıdan önceki yazıda gerçek yaşımın ortaya çıktığından bahsettim ya hani, aslında biraz da gerçeklik payı olabilir o durumun içinde :p


Tam da o yazıyı okuduğum günün sabahında kendimi yaşlı hissettiren bir olay yaşamıştım. Bu kez de onu anlatayım da iyice inanılsın 50 yaşını geçtiğime :)


Ben film izlemeyi severim, özellikle de filmlerinin vizyona girmesini beklediğim oyuncular ya da yönetmenler vardır. Türkiye'de vizyona girmemiş filmlerin peşine düşerim ya da piyasada artık dvdsi bulunmayan filmlere ulaşmak için 40 takla atarım vs. Her daim haberim olur bir şekilde olandan bitenden. Merak ettiğim bir filmse ya da çok sevdiğim birinin filmiyse hiç yorum duymadan/okumadan izleyebilmek için ilk günden atarım kendimi sinema salonuna.


Daha doğrusu geçmişte bu böyleydi.


Geçen gün öğrencilerimden biri yanıma geldi. Aramızda geçen diyalog şöyle:


(Johnny Depp sevgimi bilen öğrencilerimden biri. Hazırladığım powerpoint sunularına arada bir Johnny Depp fotoğrafı koyuyorsam ne olmuş?)


Öğrenci:  Hocaaam, 10 Aralık'ta sinemaya gidelim mi?
Ben: Ne izleyeceğiz ki?
Öğrenci: Johnny Depp'in filmi vizyona giriyor yaa hocam. Angeline Jolie var bir de hani.
Ben: Aaa The Tourist di mi? Gerçekten bilmiyordum yaa.


Sorun filmin vizyona giriş tarihini bilmemek değil tabi, eskiden deliler gibi sinema takip eden insanın hayranı olduğu adamın filminden haberdar olmaması direkt akla önceliklerin değiştiğini getiriyor. O önceliklerin can sıkıcı şeyler olması da işin kötü tarafı oluyor.


Evet ben yaşlandım! İş-güç derdine düşüp bana en çok keyif veren şeylere zaman ayırmayı unutuyorum! Uffff :(

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?