25 Aralık 2010 Cumartesi

İşindeymiş gücündeymiş



Yer: D&R
Tarih çok da önemli değil.


Dergilerin dizildiği bölümün önündeyiz, yanımdaki yirmili yaşlara henüz girmiş iki kızın konuşmasına ister istemez kulak misafiri oluyorum. Aslında sadece bir tanesi konuşuyor, ama yanındakinin tanımadığı birini tanıyor olmanın yükselttiği öz güven ve verdiği müthiş gazla bağırıyor da bağırıyor.


Birinin tanıdığı fakat diğerinin tanımadığı adam Umut Sarıkaya. Dergilerin arasında onun yakın zamanda çıkan karikatür albümünü görünce kızımız bir anda bildiğini gösterme ihtiyacı duymuş ve coşkuyla bağırıyor:


"Ahaha bu adam çok komik yaa, süpeeeer, kitabın adına da bayıldım yaa "İşimdeyim gücümdeyim", isme bak yaaa hahahaha çok süpeeeer"


Unutkan ve dikkatsizimdir ama yine de senelerdir bu adamın köşesinin ismi bu değil miydi ya diye geçiriyorum aklımdan. Yok yok eminim böyleydi. Hatta dikkatsizliğimin farkında olduğumdan şu yazıyı yazarken bir daha da "İşimdeyim gücümdeyim" yazıp arattım. 2004 tarihli bir entry buldum ekşi sözlükten "Umut Sarıkaya'nın köşesinin ismi" diyen. 


Sonra şöyle bir düşündüm de karikatüristleri sadece facebookta paylaşılan karikatürlerden tanıyan bir neslin eline herhangi bir mizah dergisi alıp okumamış olması tuhaf mıdır diye. Değil. Kesinlikle bir eksikliktir sadece facebookta paylaşılan şeyleri tanımaları ama tuhaf değil. Yeni neslin özelliği bu. (Aramızda çok büyük yaş farkı olmaması da ayrıca tuhaf. Bu kadar çabuk mu değişir her şey?)


Yalnız yine de takdir ettim, bizden öncekilerde de olan bir özellikti, biz sokakta oyun oynayarak büyüyen nesilde de var, bilgisayarda oyun oynayarak büyüyenlerde de, facebookla gözünü açanlarda da. Bilmiyor olabiliriz ama bilmediğimiz şeyle bile başkalarını ezmeye çalışmakta üstümüze yok. O özelliğimizi kaybetmiyoruz.


Bilmeyen ama öğrenmeye çalışan insan iyidir, güzeldir. Ama şu bildiğini zanneden ya da yanlış bilmesine rağmen doğrusunu kabul etmeyen insan modeli var yaa, Allah hiçbirini karşıma çıkarmasın.


Bana da bazen Ortaç ve türevlerinin şarkılarını; İvedik esprilerini ya da saçma sapan dizilerin konularını bilmediğim için benzer muamele yapmaya çalışmak isteyenler oluyor farkındayım ama o kadar sinir bozucu bir insanım ki bulaşmamayı tercih ediyorlar! :)


Ayrıca onları bilmiyor olmak benim kendimi sevme sebeplerim arasında! :) (az sayıda sebebim var evet, yok değil.)

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?