22 Aralık 2010 Çarşamba

İyi ki...

En çok böyle zamanlarda hissediyorum o boşluğu. Ne yapsam, nereye gitsem, kimlerle olsam peşimi bırakmayan ve muhtemelen bırakmayacak olan o boşluğu...


Bir şey beni çok sevindirdiğinde, bir şey beni çok üzdüğünde ve kimse ne dediğimi anlamadığında, doğum günümde, doğum gününde...


Hayatımda hiç kimseyi bir başkasının yerine koymayı başaramadım ve tam da bu yüzden bazı insanların eksikliklerini hayatım boyunca hissetmeye devam edeceğim sanırım.


Ellerim titremeden rehberimde numaranı bulup bağıra bağıra doğum gününü kutlamayı isterdim mesela şu an en çok. Dünyanın öteki ucunda bile olsan oraya gelmeyi. Ama hayat her zaman istediklerimizi vermiyordu bize değil mi...


Bugün de böyle geçiyor. Sesimi duyuramadım bu defa. Beceremedim. Ne çok istemiştim hayatımın geriye kalan her anını onunla geçirmeyi... Onu da beceremedim.


"İyi ki doğmuş" dedim yine içimden, "iyi ki varmış". 


İyi ki...

1 kişi de demiş ki:

losstime dedi ki...

işte acı veren gerçeklik dediğin gibi...
Ama hayat her zaman istediklerimizi vermiyordu bize değil mi...
maleseef sadece kocaman bir malesef