18 Ocak 2011 Salı

Anlayamıyorum

Bir türlü anlam veremediğim insan davranışları üzerine düşünüyorum bugün de, yapacak işim yok ya... 


Geçenlerde bir kızla oturmuş konuşuyoruz. (Bir arkadaşımın kardeşi.) Yeni işini anlatıyor da anlatıyor, yere göğe sığdıramıyor. Kendisinden bahsederken de durmadan övüyor kendini. Böyle insanların belli konularda kendilerini yeterli hissetmedikleri için başkalarına durmadan kendilerini övdükleri kanaatindeyim. Neyse, anlatışına bakarsanız çalıştığı bankayı buna devredip çıkıp gittiler sanırsınız. Bankanın bütün geleceği bunun ellerinde gibi konuşuyor. Bir yerden sonra dayanamayıp iş yerindeki görevini sorduk. Ikına sıkına söyledi şu insanların girip 1 ay sonra kaçtıkları departmanlardan birinde çalıştığını. Olabilir tabi, bunun benim için rahatsız edici bir tarafı yok, o söylediğinde "ıyyy bu muydu yani" gibi bir şey geçmedi aklımdan. Israrla övmesinden ama ne iş yaptığını söylememesinden, biz sorunca da suratının aldığı şekilden anladım ki kendisi fena halde rahatsız bu durumdan.


Sonra düşündüm. Rahatsız olduğunu gözümle gördüğüm ve cidden kötü şartlar altında çalışan epey arkadaşım oldu bunun gibi. Ama ne zaman sorsan çok mutlu olduklarını söylediler. Ben mutlu değilsem insanların beni mutlu sanması neye yarar ki? Stajyerliğimi kaldırmaya çalıştığım dönemde aldığım maaş gerçekten komik bir maaştı ama sorduklarında hep söyledim. Çünkü bu işin koşulu bu. O ilk yıl çok büyük ihtimalle sevimsiz işlerle uğraşacaksın, çok düşük bir maaş alacaksın ya da hiç almayacaksın vs. 


İyiyse iyidir kötüyse kötüdür. Farklıymış gibi davranmak beni mutlu etmez, beni mutlu etmedikten sonra çok mu önemlidir yani insanların beni mutlu sanması?


Hiç İngilizce bilmeyenden tut Türkçe dışında 3 dili ana dili gibi konuşanına kadar her türlü öğrencim vardı. 180 tane öğrenci ve tek öğretmen de bendim. Toplamda 3 tane orta seviye öğrencisi olan insan kadar havaya girip anlatamadım bunu. Gerek yok ki...


Sonra gelelim anlayamadığım ikinci türe: "Durmadan ısrar eden insanlar". Bir şeye "Hayır" denmişse o konu kapanmıştır. Neden ısrarla "Evet" cevabı için uğraşılır? "Hayır", anlamı herkesçe bilinen ve farklı anlamlar içermesi mümkün olmayan bir kelimeyken neden "Olabilir" ya da "Belki" olarak anlaşılır? Bu insanların derdi nedir ki durmadan ısrar ederler ve ısrar ederek karşıdakinin fikrini değiştirebileceklerine inanırlar?


3. tür: "Erkek arkadaş bulunca bütün arkadaşlarıyla iletişimi kesen kız". Bunun tam tersi durumu sanırım söz konusu değildir. Kız arkadaşı olduğunda benimle görüşmeyi kesen karşı cinsten bir arkadaşım olmadı hiç. Bunu benim hemcinslerim yapar sık sık. Bir sevgilisi yokken bütün günü birlikte geçirirsiniz, sevgilisi olduğu saniye seninle olan arkadaşlığı yalan olur. Ta ki sevgilisinden ayrılana kadar. Ayrıldığı gün yine ilk seni arayacaktır ama sen kaldığınız yerden devam eder misin bilmem...


Gelelim dördüncü türe: "Aslında hiç istemediği bir şeyi yapmak zorunda kalınca doğduğundan beri istediği oymuş gibi davrananlar". Önce kendimle başlayayım. Ben üniversitede Fransızca okumayı hiç istemedim. İlk yıllardaki yazılarımda en çok geçen ifadelerdendir "Fransızcadan nefret ediyorum" cümlesi. Ediyordum çünkü. Ya 3 ya da 4. sınıftan sonra sevmeye başladım. Herkes kendisine bölüm hedefi koyarken okul hedefi koymuştum ben. Tek istediğim Marmara'de okumaktı ve oldu. Bunu senelerdir her sorulduğunda da çekinmeden söylerim. "Edebiyat" okumayı isterdim, bölümün ismi "öğretmenlik" olsa da "zorunlu seçmeli" adı altında edebiyat bölümündeki bütün dersleri veren bir bölüme düştüğüm içinse şanslıyım. Ama bunun bilinçli bir tercih olduğunu iddia edemem.


Bazı insanlarda durum şöyle gerçekleşiyor. "x'i asla istemiyorum" deyip duruyor. Sonra o x eylemini yapmak zorunda kalınca "Yaa ben zaten çocukluğumdan beri bunu istiyordum" demeye başlıyor. Benimki gibi sonradan sevmek falan değil. Yapmak zorunda kaldığı an söylemeye başlıyor bunu. Sonra da bizden inanmamızı bekliyor...


En sevdiğim (!) tür: "Erkek arkadaşı ne seviyorsa onu sevmeye başlayan kız". Bunu da erkeklerin yaptığını hiç görmedim. Kız arkadaşı seviyor diye onunla oturup şu chick flick diye tabir edilen filmlerden izler belki ama yüzüne baktığınızda hayatından nefret ettiğini anlarsınız. Kızlar tarafındaysa durum farklıdır. Sadece derbi maç günü fanatik taraftar kesilen ve facebook, msn gibi yerlerde yazdıklarıyla ilgi çekmeye çalışan ama takımının sadece magazin programlarında görülen futbolcularını tanıyan o kız var ya, sorduğunda hayatı x takımdır. Ama erkek arkadaş y takımının taraftarıysa o da y takımına geçiş yapıverir. 


Hadi futbol hatun kişilerinin çok da ilgilenmediği bir şey olduğundan başka örnek vereyim. Erkek arkadaşı sevdiği için hiç ilgilenmediği tarzda kitaplar okur bu kız, o müzikleri dinler. "Onun sayesinde sevmeye başlamak" farklı bir şeydir, onu kabul ederim. Ama bu "seviyor gibi yapmak". Zaten ayrılıp yeni birini bulduğunda yepyeni zevkler edinir kendine. (Siyasi ve dini görüşlerini değiştiren insan gördüm ben. Ayrılınca özüne döndü.)


Bu türler bana gelip "Sen bir evlen başka takım taraftarı biriyle o zaman görürüm seni", "O tiksiniyorum dediğin müzikleri elbet seveceksin bir gün, düğününde onları çaldırıp tepineceksin" muhabbeti yapmıyorlar mı işte o an içimdeki canavar dışarı çıkıp kendilerine kötü şeyler yapmak istiyor! 


Evlenmek demek kendi kimliğini tamamen yok sayıp evlendiğin adamın kimliğine bürünmek midir?


Son türe geldik. Bu hem kızların hem erkeklerin yaptığı bir şey. Benim çok sık karşıma çıkan bir şey...


Birinin kız/erkek arkadaşı varken o insan hakkında ne hissediyor olursan ol sapık gibi peşinde gezinip, sana karşılık vermesini beklemek nedir, neden yapılır anlayamıyorum. Hayatında biri olmasını bırak sadece aklında başka biri olsa bile bu seni görür görmez değişmeyebilir ya da sen üstüne düştüğünde bir anda sana aşık olmayabilir. (Hatta söz konusu bensem kesin konuşabilirim bile. Değişmez fikrim. Zaten inatçıyım, üstüme düşüldükçe ters etki yapar bende.) Bu kadar ısrar neden edilir?


Son olarak anlamadığım konu şu: "Bu türler neden hep benim karşıma çıkar?"


*Tanıdıklarımın hepsi böyle tipler değil tabi :)
**Yazmadan önce bunları yapmadığıma dair onay almayı da ihmal etmedim beni yakından tanıyan aklı selim insanlardan.

8 kişi de demiş ki:

Sam dedi ki...

Şu kız arkadaş/erkek arkadaş ya da evlilik konusunda herkesi aynı kefeye koymuyorlar mı, ifrit oluyorum! bir defa benim kendi müzik zevkim varsa neden onu yok edip sevdiğim insanın dinlediklerini dinleyeyim ya da başka konular için de aynı şey geçerli. kişiliğimi kaybetmem gibi bir şey! onun sayesinde bir şeyler sevebilirim tabii ama hiçbir şeyi tamamen değiştirmem sonuçta beni onlar ben yapar, zaten 7/24 aynı şeyleri izleyip dinleyip okuyorsak falan, neye yaradı ki bu şimdi. insanlar asla tıpatıp aynı olamazlar ve olsalar bile o iş yürümez bence!

Rory dedi ki...

"insanlar" iste..

bi dost dedi ki...

öncelikle,seni tanıyan aklıselim insanlardan olmadığımı öğrenerek üzüldüğümü belirtmek isterim: böhüüü.

sonralıkla;

2. türdekilerden biri ben miyim? geçen gün gel de gel, hemen gel diye ısrar ettim ya :P

en sevdiğin türdeki insanlardan birini de bi kaç zaman önce hep birlikte izlemştik, hatırlarsın:) izlemesi zevkli onları ama:D hele de erkek arkadaşı bile olmayan birinin ilgi alanlarına yönelip bi anda dünyası oralar olup da, ümidini kesince yüzüne bakmaması o kitapların, müziklerin.. komik şeyler bunlar (diycem ama lan? ben? oha :S)

her bişeyi üstüme alındım, sırtımda kocaman bi yükle gidiyorum.. ama şakacıktan :))

beenmaya dedi ki...

genel olarak hayatın içinde yapılan şey değil mi bu zaten; iyi olmadığın halde iyi olduğunu, mutlu olmadığın halde mutlu olduğunu kısaca olumsuz yanlarını değil de olumlu yanını söylemek...neden mi? ilk aklıma geleni başkalarının karşısında zayıf, güçsüz, mutsuz gözükmeme isteği. hatta başkalarını bırak bazen kendimiz bile gerçeğin farkında değiliz ki?

Selin dedi ki...

@ Sam

O insanlara defalarca derdimi anlatmaya çalıştım ama anlamıyorlar. Ben de artık nefesimi boşa tüketmiyorum...

Selin dedi ki...

@ Rory

Ah "insanlar böyle" deyip geçmeyi bir başarabilsem.

Selin dedi ki...

@bidost

he yavrum, he canım, hepsini sana dedim :)) :P

Selin dedi ki...

@beenmaya

İnsanın kendisini kandırmaya çalışmasını anlarım ama hayatımda ilk defa gördüğüm ve bir daha da muhtemelen hiç görmeyeceğim insan gayet bilinçli şekilde numara yapınca, kendisini değil de karşıdakileri kandırmaya çalışınca tuhaf geliyor :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?