21 Ocak 2011 Cuma

Jöyüks dölan



Günlerden bir gün zerre kadar haz etmediğim bir arkadaşın arkadaşlarıyla birkaç saat geçirmek zorunda kalmıştık. Daha doğrusu arkadaşın arkadaşının arkadaşı durumundalar ve o kadar gereksiz insanlarla zamanımı neden harcadım açıkçası bilmiyorum.


Adettendir, hangi bölümde okuduğunu söylediğin an konuyla alakalı abuk sorular gelmeye başlar. Hangi bölümde okursan oku kurtulamazsın...


Doktorsan karşıdaki şikayetlerini sıralar, hukukçuysan alacak-verecek davalarından bahseder, matematikçiysen abuk subuk sorulardan sormaya başlar. ("sen bir sayı tut bak ben nasıl bileceğim" ya da "benim 3 tane yumurtam var, bilmem kimin 7 tane armutu var...") Biz de genelde orada burada duyup yanlış anladıkları saçma kelimeleri tahmin etmeye çalışırız.


Muhteşem yetenekleri sonucu hiç bilmedikleri bir dilde söylenen kelimeyi anında anlayan hatta yazabileceğini bile iddia eden bu insanlar beni hasta ediyor. Sen doğrusunu söyledikçe yanlışlarında ısrar etmeleri ve seninle iddialaşmaları da ayrı dert.


Neyse, benim huyumdur, ortamdakileri sevmemişsem konuşulanları dinlemem ve yorum yapmam. İçimden şarkı söylerim, hikayeler uydururum, plan yaparım vs. Ama asla konuşulan şeye kulak asmam.


Ortamda birden fazla Fransızca öğretmeni adayı olunca anaokulu çocuğu zekasına sahip arkadaşlardan biri bizimkilere bir Fransız filmi sormuş. Bizimkiler neden bahsettiğini anlamayınca ortamda en çok film izleyen ve sinemayla ilgilenen şahsiyet sıfatına sahip olduğum için işkence şeklini almış muhabbetlerine beni de dahil ettiler.


"Jöyüks dölan" diye bir film soruyor ısrarla, ben de söylediği şekilde bir film olmadığını ve muhtemelen "jeux d'enfants"dan bahsettiğini söylüyorum. Israrla diyor ki "hayır filmin ismi jöyüks dölan". 


İçimden "Ya sabır" çekip kendisine açıklama yapmaya çalışıyorum ama o hala jöyüks dölanda. Nasıl yazıldığını da bildiğini iddia ediyor. Yazmasını istediğimizde Fransızcaya çeşitli yeni kelimeler katıyor.


En son filmin konusunu anlatmasını istedim. Anlatmaya başlayınca "Tamam işte Jeux d'enfants senin bahsettiğin filmin adı" dedim. Kaldığı yerden devam ettim filmin konusunu anlatmaya. İkna oldu.


Ama bu onu kesmedi. (İnsan ne kadar az bilirse o kadar çok ısrar edermiş ya...) Filmin isminin Türkçesini soruyor. "Çocuk oyunu" diyoruz. "Hayır yaa bilmiyorsunuz siz." demeye başlıyor. Bu sırada yanında 4 Tane Fransızca öğretmenliği son sınıf öğrencisi var. İfadenin anlamını tek bilense filmin ismini jöyüks dölan sanan kişi!


Bir yarım saat de "Jeux d'enfants çocuk oyunudur, cesaretin var mı aşka değil" açıklamasıyla geçti. Neyse ki kendilerini o gün ilk ve son görüşümüz oldu.


Fransızca öğrenmeye başladığım günden bu yana en çok kullandığım ve duyduğum kelimelerden birinin telaffuzu konusunda ciddi ciddi tartışmaya giriyor mesela tek kelime Fransızca bilmeyen adam. O yıllar önce bir filmde duyduğu ve yanlış hatırladığı için ben de Fransızca öğretmeni olduğum için kazanan ben oluyorum tabi.


Herhangi bir konuda bir şey biliyorsa karşımdaki insanı seve seve sabaha kadar dinlerim ama ne olur bilmedikleri şeyler hakkında bu kadar iddialaşıp beni de boğmasınlar kendilerini de bu duruma düşürmesinler.


Bir de kendi ana dillerinden 100 tane kelimeyle tüm konuşma ihtiyaçlarını halleden insanlar Türkçe dışında herhangi bir dil bilen insanlara abuk subuk kelimeler sorup duruyorlar ya ona da gıcığım. Ben söylediğim an zaten unutacaksın, ayrıca o kelimeyi bilsen ne olur bilmesen ne olur. Bir sus be adam! 2 dk saçmalama!


Bir süredir kimse "Biraz Fransızca/İngilizce konuşsanaaa" demediği için o konuya girmek istemiyorum. Uyuyan devi uyandırmayalım.


Bugünlük şikayetlerim bu kadar :)

4 kişi de demiş ki:

bi dost dedi ki...

gene ben!

lisede anadolu imam hatipteydim ya hani ben, işte ben ingilizce sınıfındaydım ama servis arkadaşım 4 yıldır fransızca sınıfında okuyordu. ben de ona bi keresinde ayrılsak da beraberiz dizisinden duyup durduğum "jönepasibuble" şeklinde anladığım şeyin anlamını sormuştum.. meğer öyle bişey yokmuş:) sen böyle anlatınca, kendi kekoluğum geldi gene klıma, napıym:$

(ben ısrar etmemiştim en azından, doğrusunu söylediğinde..) :)

BlueSilence dedi ki...

Bloga biraz Fransızca mesaj atsanaaaa :p

Selin dedi ki...

@bi dost

Sorman normal zaten ama sıkıntı yaratan o değil. Adam dili hiç bilmiyor sen senelerini o işe vermişsin, gelmiş iddialaşıyor. O zaman kafasını kırmak geliyor insanın içinden :p

Selin dedi ki...

@BlueSilence

tamam mutlaka yazarım :))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?