27 Ocak 2011 Perşembe

Ya böyle giderse?



Zamanın birinde dakikası dakikasına ezbere bilirdik birilerinin saat kaçta nerelerde olacaklarını. Ezberlerdik. 


Aynı renk giymiş olduğunuzu fark etmek bile heyecan sebebiydi. Tek kelime etmediğiniz bir insanla ancak bunu bulabilirdiniz ortak nokta olarak.


Başka birileri için saatlerce hiçbir şey yapmadan bilgisayar başında beklenirdi. Sadece "Belki gelirim daha sonra" dediği için.


Başka birileri msn'den bir şey yazdığında titreyerek açılırdı konuşma penceresi.


Birileri için her 40 dakikada bir 4 kat aşağıya inilir ve tekrar yukarı çıkılırdı ders aralarında.


8.30'da başlayan ders için 7.30'da okulda olunurdu. Çünkü bilinirdi ki o 7.05'te o otobüse binecek ikinci duraktan. Sabahın o saatinde Altıgen'de sadece ikimiz olacağız ve bu heyecan vericiydi!


Eve gitmek için bindiğin otobüste telefonuna gelen "x burada" mesajı otobüsten inmene ve bütün yolu geri yürüyüp okula gitmene sebep olabilirdi.


Başka biriyle telefonda konuşmak için ya da mesajlaşmak için bütün gece uykusuz kalmaya alışabilirdin. 3'te uyumak, 7'de tekrar kalkıp okula gitmek sıradan bir iş halini alabilirdi. Cnbc-e'nin verdiği 10 dakikalık reklam aralarında bile uyumayı öğrenebilirdin aslında çok zor uyuyan biri olsan da. "Dizi arası uyku" alışkanlık olurdu. Uykusuz kalmaya değerdi. Onun sesini duymak daha güzeldi uyumaktan!


Daha bunlar gibi yüzlerce an vardı heyecan içinde geçen. Geçti gitti. Kendimi yaşlı hissetmiyorum ama bir daha o anlardaki gibi heyecanlanmam diye düşünüyorum. Sanki benden geçmiş gibi, sanki öyle hissetmenin belli bir limiti varmış ve ben de hakkımı doldurmuşum gibi. Birini düşünürken heyecandan midenin bulanması, kendisini göreceksin diye gün saymak, söylediği her kelimeyi günlerce düşünüp milyonlarca anlam yüklemek,  günde 50 defa çalmış mı diye telefona bakmak, aslında telefonun gün boyu elinde olması ve duymamanın imkansız olması ve buna rağmen "ya duymadıysam" diye endişelenip kontrol etmek... Sanki bir daha hiç hissetmeyeceğim şeyler gibi geliyor bazen.


Umarım gereksiz yere takılıp kaldığım o saçma sapan düşüncelerden biridir bu da...

7 kişi de demiş ki:

Miray* dedi ki...

aynı saçmalığı ben de düşünüyorum...

Selin dedi ki...

Umarım bir gün bunların gerçekten saçmalık olduğunu bize gösterecek şeyler olur...

Su dedi ki...

Bu bir döngü aslında, sonra başka biri karşına çıkıyor, sonra ona heyecanlanılıyor, sonra ona hızlı atan kalp yavaşlıyor, sonra hayatına yabancılaşıyorsun, sonra biri çıkıyor, kalbin hızlı atıyor, ....

Selin dedi ki...

canımı sıkan şey biraz da onunla alakalı aslında, uzun sayılacak bir süredir karşıma çıkan ve gerçekten bir şeyler için çabalayan kimseye karşılık veresim gelmedi. Uzaktan izliyorum ve pes edip gitmelerini bekliyorum. Birileri benim için güzel şeyler hissediyor ve bunu belli etmek için elinden geleni de yapıyor, ben olur da az da olsa bir şey hissedersem oturup geçmesini bekliyorum. Beni asıl korkutan da bendeki bu hal...

a.nur... dedi ki...

Duygulandım okurken yahu 8-)

Hiç de bile, evet, saçmalık ki :)

zakkum dedi ki...

"Uzaktan izliyorum ve pes edip gitmelerini bekliyorum. Birileri benim için güzel şeyler hissediyor ve bunu belli etmek için elinden geleni de yapıyor, ben olur da az da olsa bir şey hissedersem oturup geçmesini bekliyorum."
.

bellatrix dedi ki...

bu zamanların da o zamanlarda olmayan güzellikleri var ama. daha farklı heyecanları var. ben öyle düşünüyorum :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?