9 Mart 2011 Çarşamba

Boş zamanlarımda kendime kızarım

İçimden gelen şeyleri çoğu zaman yanlış anlaşılma korkusuyla yapmıyorum. Söylediğim şeyleri 40 saat düşünüp öyle söylüyorum ama zaman zaman buna rağmen olumsuz sonuçlar geliyor peşi sıra. Gelmese bile ben kafamda büyütüp büyütüp kızıyorum kendime.

Aklından geçeni hemen yaptığını ve sonuç ne olursa olsun pişmanlık duymadığını iddia eden insanlar var ya; eğer onlar doğru söylüyorlarsa, bu rahat insanlar sadece masal kahramanı ya da ona benzer bir şey değilse, ben de onlardan biri olabilir miyim lütfen?

Ortamla ve insanlarla ilgili gözlemlerimi tamamlayıp fikirlerimi tamamen oluşturana kadar uzak durmayı tercih ediyorum. İşte bu süreçte de "Selin kendini beğenmiş biri" fikri insanların beynine yerleşiyor. Tamam, öyleyim biraz ama bari beni tanıdıktan sonra bu fikre sahip olsalar. Yaklaşan insanları yiyen kişi olmaktan sıkıldım. Aslında yemiyorum bak, gerçekten.

"Acaba hakkımda ne düşünürler" demeden küt diye dalmak istiyorum konuşmalarına ya da ne bileyim hazır insanlar güler yüzlü biri olduğumu söylemeye başlamışken bunu görmesi gerekenlere de gösterebileyim.

Bu arada hayatımda ilk defa üst üste bir kaç kişiden güler yüzlü ve pozitif olduğumu duydum, sanırım çalışmalarım işe yaramaya başladı :P Şimdiye kadar "suratsız, kendini beğenmiş" kızdım. İyice tanıdıktan sonra geliyordu itiraflar "ben var ya senin hakkında şöyle düşünmüştüm" diye. Bu sefer olumlu başladık, hayırdır inşallah.

Aslında çok şey de istemiyorum belki ama hayatım biraz daha iyi gitse olmaz mıydı :( Ben daha kötü hale getirmesem daha önce de tekrar tekrar yaptığım gibi...


2 kişi de demiş ki:

Aslısın dedi ki...

Beni de uzaktan soğuk bulanlar oldu hayatım boyunca. Fark ettim ki başkalarına göre yaşamaktan bu. Şimdi elimden geldiğince kendime göre davranıyorum, hala o pişmanlıklar vs oluyor ama onları düşünmeden hareket ettiğimde insanlar daha samimi olduğunu düşünüyorlar başta yanlış anlasalar da. Kendinden daha önce koymuş oluyorsun başkalarını, onlara göre davrandığında. Bunu bilsem de yapıyorum ama hala:(

ღ.♥.ღ pinkZorro ღ.♥.ღ dedi ki...

evet öğretmenlerimiz mükemmel değiller çünkü kendilerini geliştirmek adına bir şey yapmıyorlar bu kusur onların..

fakat öğretmen eğitimi veren kurumları da sorgulamak lazım bence..amerikadan alınan teknik metodların Türkiye sınıflarında uygulanabilirliği ne kadar sağlanabilir ki? tamam elden geldiğince yeni şeyler getirmeye, aşina olunan akışı yıkmaya çalışıyoruz yeni yetişenler olarak fakat 50 kişilik sınıftaki bir öğretmenin idealistliği ne kadar sürebilir ki, o da kendi bildiği yöntemi uyguluyor dolayısıyla çoğu öğrenci senelerce ingilizce gördüğü halde bir de üniversite de hazırlık okumak zorunda kalıyor..


bence herkesin payı var bu kötü gidişatta

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?