3 Mart 2011 Perşembe

Kaldığımız yerden...

Engel olanlara inat yazasım var durmadan.

Koltuğuma birinin çikolata düşürdüğünü ve o çikolatanın eriyip oraya yapıştığını.

Az önce sildiğim bordo ojenin izlerinin hâlâ tırnaklarımda kaldığını.

Havanın çok soğuk olduğunu, bir süre daha böyle gideceğini.
 
Sabahları kremasız şekersiz kahveyle güne başladığımı. 

Ben evde değilken annemin odamı topladığını ama yarına kadar yine dağıtacağımızı.

Birkaç gündür twitter sayfamın hep açık olduğunu.

Birkaç arkadaşla geceleri geyiğin dibine vurduğumuzu.

Daha 2 ay önce bitirdiğim bir kitabı bu gece yeniden okuyacağımı. 

t.u.b.a.'nın oje blogunun müdavimi olacağımı hissettiğimi.

Pippi haşmet'in blogger engellemesiyle ilgili paylaştıklarını deliler gibi takip ettiğimi.

Engellemeyle alakalı gözüme ilişen her ne varsa durmadan paylaştığımı. 

Paylaşılmış bütün linklere tıkladığımı.

Kontrol etmem gereken bir poşet dolusu kağıdın beni beklediğini. 

Görevini yerine getirmemiş bir insana bu gün bu durumu söylediğimi ve bunu yaparken zerre kadar utanmadığımı. 

Bazı insanları çok sevimsiz bulduğumu. 

Bazı insanları fena halde tatlı bulduğumu. 

King's speech'i yüzümde bir gülümsemeyle izleyip çok sevdiğimi. 

17-18 yaşına gelmiş ve Victor Hugo'nun ismini duymamış bir grup genç görünce çok üzüldüğümü (Victor Hugo'yla ilkokul 5. sınıfta tanıştım. Okuduğum ilk romandır Sefiller. O yüzden de yeri ayrıdır.)

...

Bunlar gibi birçok şeyi ve bunlara benzemeyen birçok şeyi anlatasım var. Bloglarımıza kimse ulaşamasa da anlatasım var. Blogger benim 4 senedir günümün büyük bölümünü geçirdiğim, çok şahane insanlar tanımama vesile olmuş bir yer. En çok da bu yüzden blogger'ı kapatan herkese kızıp bağırasım var. Digiturk'ü arayıp "Oh olsun, iyi ki iptal ettirmişiz" diyesim var, ülkenin adalet sistemine kızıp sövesim var. İşe yaramasa da...

Bir de işte durmadan yazasım var. Normalde asla yazmayacağım şeyleri bile yazasım var. Sanki ben yazdığımda birileri sinir olacakmış gibi.

Ne diyorduk?

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?