22 Mart 2011 Salı

Kısacık-16



* Bazı şarkılar çok güzel. Mesela "The Turtles-Elenore", mesela "The Beatles-I want to hold your hand", mesela "Uriah Heep-July Morning", mesela "The Doors-Wintertime Love"...


* Profil yazım beni hala 24 yaşında sanıyor, çaktırmayın, bir de onun 25 yaş bunalımıyla uğraşamam şimdi.


* Orta yaş bunalımı belirtileri göstermem bence tuhaf. Bildiğim kadarıyla insanlar orta yaş bunalımına 25'ten epey sonra giriyorlar. Ben manyak mıyım o zaman?


* O çok güzel olan şarkılardan bir diğeri de şu an dinlemekte olduğum I don't feel it anymore. William Fitzsimmons ve Priscilla Ahn'in o şahane seslerinden dinlemek ne güzel...


* Yıllar önce myspace'ten deli gibi takip ettiğim, herhangi bir şarkılarını bulabilmek için saatlerce google'da bulduğum her siteye tıkladığım bir grup 2008'de albüm çıkarmış. Dün gece öğrendim. Aslında çok da sevmiyormuşum demek.


* Sevgili Fringe yapımcıları;
Diziyi bitirmek istiyorsanız açık söyleyin, sıkıntıya sokmayın adamı. Son sezon ne güzel başlamışken, tüm bölümler çok iyi giderken bu son yaptığınız nedir Allah aşkına? Pff. Son bölümü izleyesim gelmiyor resmen. (Spoiler olmaması için dikkat ederek "William Bell'le ilgili olan şey" desem benden başka anlayan olur mu bilmem.)


* Bu arada House 7. sezon 16. bölümün hakkı yenmemeli. Bölümün sonu, fonda çalan şarkı... Her şey öyle güzeldi ki. O 20 saniye bana 20 saat gibi geldi.


* Uykuyu çok sevmiyorum ama tüm gün yatma isteği de yok değil hani.


* En sevdiğim şiir uykumu kaçırdı dün gece. Nereden çıktı da aklıma takıldı bilmiyorum. Belli bir yere kadar geliyorum, sonraki dize aklıma gelmiyor. En azından 20 kez şiiri baştan okumuş olmalıyım. Bir türlü başaramadım hatırlamayı...


* Akşamları eve tam da "köyün delisi" modunda geliyorum. Yolda şarkı söyleyerek yürüyorum. Yüzümde bir gülümseme... (Nedeni bana kalsın şimdilik...) Geçen akşamki en komiğiydi mesela. Cenk Durmazel'le birlikte "Mutlu" şarkısını söylüyoruz. (Malt dinliyordum da yazabilirdim ama böylesi daha eğlenceli.) Yağmur çiseliyor. Ben yolda hoplayıp zıplıyorum "Söyledikçe gerçek olacak, ben mutluyum ulan!" diye. Evet, böyle işte.


* Yazarken D harfi yerine S harfi yapıyorum bazen. Dershanede bir ablamız vardı D'leri S gibi söyleyen.(yapıyoSum, geliyoSum falan derdi) Yazarken hep onu hatırlıyorum.


* Zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum yine.


* Bu ara kitap okuyacak bol bol zamanım oluyor. Dünyanın en mutlu insanı değilim yine de. Kitaplar bittikçe yenileri gelsin istiyorum çünkü :)


* Bu yazı burada bitsin.

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?