28 Nisan 2011 Perşembe

"Dar sokağın aşığı"

Söylemek istediğim çok şey var ama nereden başlayacağımı bilmiyor gibiyim. Bildiğim hiçbir kelime yetmiyor aklımdan geçenleri anlatmaya, bildiğim hiçbir dilde karşılığını bulamıyorum.


Susuyorum.


Hep yaptığım gibi.


Halbuki konuşabilsem, söyleyecek öyle çok şeyim var ki... Uykularımı kaçırıyor bazen söyleyemediklerim, ben de şarkılara sığınıyorum. Bir de şiirlere...


Tam yatmak üzereyken aklıma gelen bir şiir var mesela, çok sevdiğim bir şiir. 12-13 yaşımdan beri bildiğim şiir birden eskisinden çok daha fazla anlam ifade eder oldu bana. Der ki;


İnce minareye eğilen ay
Düşme sakın dar sokağa
Orada ben varım
Elim eline uzanmış onun
Aşkı fısıldayan gecede
Duyuldu duyulacak yüreğimin vuruşu
O bir şiir gibi
İç geçiriyor pencerede


Yağmuru unutsak da içimiz ıslak
Her sözcükte ayrı bir özleyiş
Bilmem ki bu nasıl konuşmak
Yaseminlerden geceye savrulan
Uysal düş yalnızlığı
Gözlerimizi kapasak


İnce minareye eğilen ay
Düşme sakın dar sokağa
Karanlık korusun beni
Kötü gözlerden
Rüzgârımı sen kolla
Çelimsiz gölgem çekilsin
Düşlerin sığınağına
Haykırasım geliyor bu aşkı
Gizlemek zorundayım ama.






 Senelerdir çok sevdiğim o adam vardı ya hani, işte ilk ondan dinlemiştim bu şiiri. Bak o da burada

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?