- Senin için kelimelerim bitti, sen bitirdin.
- Sen yanlış yaptın Hacı, olacak iş değildi bizimkisi, anlamadın.
- Biliyorum, bazen seninleyken bile böyle düşünürdüm. Anlamadığımı düşünürdüm. Kendi elimle seni kaybettiğimi... O zaman ölmek gelmişti içimden, geberip gitmek... Bu aralar yine oluyor ama Kimse yok ki! Kimi kaybediyorum? Niye hâlâ böyleyim bilmiyorum.
- Dur, biraz daha konuşalım. Aslında bunları özlüyorum.
- "Seni" diyemiyorsun di mi? Seni özledim demiyorsun. Her zaman kraliçelik peşindesin. Hep ulaşılmazsın. Halbuki ben o kadar çok şeyi özledim ki unutuyorum bazen, artık fark etmez diyorum. Dünya artık böyle benim için. Sen yoksun, yoktun zaten. Bunu niye yapıyorsun? Aklımı karıştırıyorsun. Bu iş bitmedi mi ha? 5 yılımı senin için harcamadım mı? Ben yapamam, hem seninle hem sensiz olamam. Ne yapalım, ben böyleyim. Ben gidiyorum.
*Dar alanda kısa paslaşmalar
(Daha fazla bir şey yazmama gerek yok sanırım şu diyalogun üstüne.)


2 kişi de demiş ki:
hangi filmden?
Dar Alanda Kısa Paslaşmalar'dan.
Yorum Gönder