4 Mayıs 2011 Çarşamba

Anlamı yok

Beynin işleyiş şekli gerçekten tuhaf. Az önce durup dururken "En tuhaf uzakta kalışım oldun." dedim. Kendi kendime ve ortada hiçbir şey yokken.


Seneler öncesinden beni etkilemiş bir yazıdan bir cümle. Uzun yıllardır akla gelmemiş bir cümle.


En tuhaf uzakta kalışım oldun...


Tuhaf olmayan kaç şey yaşadım bugüne kadar diye düşündüm de. HİÇ. Evet, hiç.


Aslında sorulması gereken asıl soru yine aynı. "Normal denen şey ne?" ya da "Normal diye bir şey var mı?".


Birileri geç kaldı. Ben birilerine geç kaldım. Yanlış yerlerdeydim, yanlış yerlerdelerdi. Ben adım attım, onlar geri kaçtı, ben geri kaçtım, onlar adım attı. Zamanlamalarımız asla birbirini tutmadı.


Hayatıma dair her şeyi bilen ve yakın gördüğüm çok fazla kişiyi uzaklaştırdım kendimden geçen birkaç yılda. Bu kadar kısa zamanda bu kadar insandan uzaklaşmak zor, çok zor. Kimseye kızmıyorum artık, karşıma bu kadar çok yanlış kişi çıkmış olamaz. Belli ki ben yanlışım.


Baştan aşağı yanlış değilim belki ama arıza büyük. 


Bir adam vardı seneler evvel. Mutluyduk galiba. En azından kısa bir süre. İşte o mutluymuş gibi hissettiğimiz zamanların ben kendi adıma içine ettim. Her sabahı, her akşamı zehir ettim kendime. Sonrasında her şey kötü gitti zaten. 


Mutlu anların da içine edebiliyorum, mutsuz anları da daha kötü hale getirebiliyorum. Sonra da başkalarına umut dolu cümleler kurup kendilerini iyi hissetmeleri için bahaneler sıralıyorum. Bütün derdim kendimle herhalde...


Bak nereden başladım, nereye geldim. Aklım böyle dağınık... Onlarca cümle sıralıyorum ama anlatmak istediğim bunların hiçbiri değil belki.


Uzakta kalış demiştik. Tuhaftı. Evet tuhaf. "Ne yapıyorum ben?" cümlesi bu ara yine favorim. Anlamlandıramadığım şeyler oluyor. Dolaylı da olsa bir yerlerden cevaplar geliyor söylediklerime. Belki de ben öyle anlamak istiyorum. Halbuki ben...


Uff neyse.


Kendim için akıl-fikir talebinde bulunduğum duamı günlük olarak tekrarlıyorum. Bir gün belki...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?