20 Mayıs 2011 Cuma

Kahve zamanı...

8-9 yaşlarındayken bir gün, neden olduğunu hatırlamıyorum ama anneme çok kızmıştım. Muhtemelen arkadaşıma gitmek istedim ve izin vermedi, o yaşta ne olabilir başka... Ya da her zamanki inatçı tavırlarımdan dolayı azar işittim ve sonrasında küstüm. Hatırlamıyorum.


Bana öyle davrandıklarına göre beni sevmiyorlar diye geçirdim aklımdan. Bir şey yapmalıydım. Öyle bir şey yapmalıydım ki beni sevdiklerini anlamalı ve yaptıklarından dolayı hepsi pişman olmalıydı! (Anneyle başladık, bütün aileye kızgınlıkla devam ettik.)


İntihar etmeye karar verdim. Şu an gülmeden bunu yazmak çok zor olsa da o an çok çok ciddiydim bu isteğimde :)


Seçtiğim intihar şekliyse hepsinden komik. "Donarak ölmek."


Ortalama soğuklukta bir kış günü, çıktım balkona. Donarak ölene kadar beklemeye karar verdim.


Şu an ne kadar beklediğimi hatırlamıyorum ama fazla uzun olmamıştı herhalde. Üşümeye başlayınca ölümün geri dönüşü olmadığını hatırladım, hem sonra anneler bizi düşündükleri için böyle yapıyorlardı, ayrıca hayatta güzel şeyler de oluyordu... Böyle böyle kendimi kandırdım ve intihar kararından vazgeçtim.


Balkonda çok kısa bir süre geçirmiş olmalıyım ki kimse balkona çıktığımı fark etmemişti bile. 


Bugüne geçelim. Üniversiteye başladıktan sonra hayatıma giren, yediğim içtiğim şeylerden ziyade hissettiklerimle alakalı olarak beni ziyaret eden bir mide ağrısına sahibim. Ne zaman bir şeyler canımı sıksa, üzülsem, stres yaşasam aynı noktada bir ağrı hissediyorum. Dediğim gibi hep de sıkıntılı zamanlar ortaya çıkıyor o ağrı. İşte o ağrı başladığı an aklımdan hemen hiç durmadan kahve içmek ve o ağrıyı daha da dayanılmaz hale getirmek geçiyor.


Ağrı öyle dayanılmaz olsun ki diğer her şeyi unutayım istiyorum belki. 


Bu saçma düşüncenin de hemen arkasından donarak ölme teşebbüsümü hatırlayıp gülmeye başlıyorum. Çocukken kendimi soğuktan öldürmeye çalışmıştım, 25 yaşında kahveyle intihara uğraşıyorum. Amacım kendimi öldürmek falan değil tabi ki ama bana hep bu çağrışımı yapıyor aklımdan geçen şey :) Aslında benimki daha çok bacağının acısını unutmak için elini parçalayan House halleri. Midem yeterince ağrırsa her şeyi unuturum sanıyorum.


Bu ara günler böyle saçma sapan düşüncelerle geçip gidiyor işte.


Dur bir kahve yapayım ben.

2 kişi de demiş ki:

Aslısın dedi ki...

yedisinde neyse yetmişinde odurun kanıtısın yani:)

Selin dedi ki...

Galiba öyle :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?