15 Haziran 2011 Çarşamba

in the wind...

Sabah uyandığımdan beri aynı hayali kuruyorum, uzun, upuzun bir yoldayım. Üstü açık bir araba. Hafif bir rüzgar. Bomboş bir yol. Yanımda sadece Tom Waits ve Bob Dylan.


Başka kimseyi istemem!


Upuzun bir yol istiyorum, yalnız olayım, kimse tek kelime etmesin. Yol dışında hiçbir şey düşünmeyeyim. Nereye vardığımın bir önemli yok ya zaten, tek derdim yol olsun. Aslında ona da dert denmesin...


Canımı sıkan hiçbir şey olmasın, kimse peşimden gelmeyi istemesin, aklımda dahi olmasın hiç kimse.


Uzun bir yol, biraz rüzgar, biraz Bob Dylan, biraz Tom Waits...


Bu kadarı yetmez mi mutlu olmaya?


Bak şarkım başladı bile:


http://fizy.com/s/1d3b7g


how many roads must a man walk down,
before you call him a man?
.
.
.
.
.
how many times can a man turn his head
pretend that he just doesn't see?
The answer my friend is blowin' in the wind
the answer is blowin' in the wind...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?