4 Haziran 2011 Cumartesi

Kısacık-18


* Yazıyı bitirene kadar sallanan çocuğa bakıp delirebilirim, bunu yaparım!


* Arayı açtığımız için duyduğum sıkıntı dayanılmaz boyuta gelince çeşitli mesajlarla rahatsız etmek suretiyle en sevdiğim insanlardan 3'ünü topladım, muhteşem bir akşam geçirdik. Özlemişim. İş-güç ve her türlü bahane isteyince bir kenara konulabiliyormuş onu kanıtladık geçen gece. Uzun zamandır böyle iyi hissetmemiştim.


* Uzun zaman görüşmeyip bir gün yeniden bir araya geldiğinde hiç ayrılmamışsın gibi sohbet edebildiğin o insan var ya, ne güzel insan o!


* Tuhaf kelimeler kullanasım geliyor bazen, sonra geçiyor.


* 18 yaş altındakilere getirilen mizah dergisi okuma yasağına mizah dergilerinden öğrendiğim küfürlerle karşılık veresim var. (Öyle bir şey söz konusu olsaydı tabi.) Malum, 18 yaşından küçüktüm muhtemelen okumaya başladığımda. Çok bozuldum ben çok. Zihinsel gelişimimi çok etkiledi mizah. (Onlara göre olumsuz bana göre olumlu yönde.)


* Chuck Palahniuk'in son kitabı da "muzır" bulundu geçenlerde. Bahsi geçen kitabı da alalı çok oluyor, atsak mı yaksak mı ne yapsak. Malum biz düşünemiyoruz, okuduğumuz 2-3 kelimeden hemen etkilenip yoldan çıkıyoruz, zaten aile yapımız da zarar görmeye pek müsait... (Kızmıyorum artık, hayır.)


* Haberlerden devam edelim. Benim bu hafta hem en çok sinirlendiğim hem de en çok güldüğüm olay Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü'nün III. Selim'in tahtını evine taşıtmaya kalkması. Nasıl bir kafadır çözemiyorum ama bildiğin komik bu be. Sen kalk koskoca müzenin müdürü ol, git tahtı evine taşıtmaya kalk. Türkiye'nin en önemli eserlerinden pek çoğunu barındıran bir müzeye de bu kafada bir adamın müdür yapılması ayrıca ilginç.


* Büyüyünce Dolmabahçe Sarayı'na müdür olmak yeni hayalim. Vallahi bana güvenebilirsiniz, eve götürmem hiçbir şeyi. Arkadaşlarımı toplayıp altın günü yapacağım sarayda, o kadar... Gelsin kısırlar, gitsin börekler.


* Sabah erken kalkmak sinir bozucu, sınav kapısında stresli insanlar arasında beklemek sinir bozucu ama senin oraya onlara destek olmak için gittiğini bilip minnettar gözlerle sana bakan o çocukların o yüzlerini görmek var ya, işte o bambaşka! 


* Ben sorular sormadan insanlar bana cevap verse, aslında bu iş için hiç konuşmamıza da gerek kalmasa. Daha farklı bir anlaşma yolu bulsak... Olsa böyle şeyler hayatta.


* Beklemediğim anlarda hayat beklemediğim şekillerde yoluna giriyor, diğer taraftansa beklemediğim işler çığırından çıkabiliyor bir anda. Hayat her zamanki gibi tuhaf şu sıra.


* Karşımda oturan kızın telefonda söylediklerini duyunca dünyanın en sakin insanlarından biri olduğuma karar verdim. Sinirlenince çok kötü şeyler söyleyebilirim ama bu kadar kötülerini söyleyemem. Yazık tabi, kim bilir o kızı o hale getirmek için ne yaptı karşıdaki...


* Selin gider.

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?