11 Temmuz 2011 Pazartesi

Daha yeni başlıyor!

(Sevgili okuyucu, şayet futbol senin için küçük insanların küçük uğraşı ya da halkı uyutmak için kullanılan saçmalıksa hemen şu saniye bırak okumayı. 5 dakikanı boşa harcamak istemem. Fenerbahçe düşmanlarından biriysen de aynı şey geçerli. Yorma kendini canım benim. İnternette okunacak milyarlarca şey bulursun bak. Dost tavsiyesi benimki...)


Bu yazıda söylenmeyecek şeyler: "Biz aslında şike yapmadık.", "Şike yapan adam bu yasanın çıkması için bu kadar uğraşır mı?", "Hani medya Fenerli deyip duruyordunuz, bu muydu bahsettiğiniz Fenerli medya? Ortada kanıtlanmış suç yokken adamı ipe götürmeye çalıştılar.", "Olaylar aslında siyasi", "İhaleler var bak bildin mi?", "Birileri belli bir gruba (aaa hangi gruptan bahsediyor ki bu Selin?) kpss sorularını, üniversite giriş sınavı sorularını vb. servis ederken ve konu hakkında yapılan açıklamalar herkesi tatmin ederken (kim bu herkes?) menajerlik sınav sorularının memleket meselesi olması da neden ki?", "Bilmem kaç maçta şikeyi sadece Korcanla mı yaptık? Kaç takımda oynuyor bu adam?", "O değil de yemin krizi, deniz feneri gibi pek çok şey de çaktırmadan geçiştirildi, tesadüf mü bunlar?" ve bunlar gibi yüzlerce soruyu sormayacağım bak. Gerçekten.


Başka bir şeyden bahsedeceğim ben.


Muhteşem bir insan grubuyla caddede yürümekteyken bir ara fotoğraf çekmek için yüksek bir yere çıktım. Mekan Bağdat Caddesi tabi ki. Ne sağıma baktığımda ne soluma baktığımda kalabalığın bittiği yeri göremedim. Kökenleri farklı şehirlere hatta belki farklı ülkelere dayanan, farklı siyasi görüşlere, farklı geçmişlere, farklı eğitim düzeylerine, farklı dini inançlara sahip binlerce insan ve tek bir "aşk".


İnsanların anlayabildiği ya da anlamak istediği kadar ya anlattıkların, işte en çok da o yüzden kelimelere dökmeye çalışmak anlamsız böyle şeyleri.


Yüzlerce küçük çocuk, bebekler, yaşlı kadınlar, evde kim varsa toplamış gelmiş kocaman aileler... Yolumuza çıkıp ellerini açarak "Allah yardımcımız olsun çocuklar" diye dua eden yaşlı mı yaşlı bir teyze...


Sonrasında gerçekleşmemesini umduğumuz ama bir taraftan da olacağını bildiğimiz şeyin haberi... Bir süre ölüm sessizliği.


Yeniden toparlanış. Daha güçlü, daha inançlı şekilde!


Kocaman topluluğun bizim bulunduğumuz kısmı stada yaklaşmıştı ki tezahüratlar yükselmeye başladı, istikamet köprü.


Tabi buraya gelene kadar her şey güzel, her şey sakin. Köprüye yaklaşıldığı sırada sevimsiz şeyler olacağını hissetmeyen yok muhtemelen. Neden belli: Salı pazarından peşimize takılan üniformalılar.


Yürüyoruz, ne sağa ne sola bulaşan yok, etrafa zarar veren yok. Sadece yürüyoruz. Nasıl yürürüz biz, ne haddimize düşmüş?!


Önce arkadaki grubu sıkıştırıyor üniformalılar. Hızla öne doğru gidiş... Sonra önden yol kapatılmaya çalışılıyor.  Birileri arkaya geliyor, birileri öne gidiyor. Kucağında çocuğuyla anneler, omuzlarında çocuğuyla babalar, yürümekte zorlanan yaşlılar... Ne işleri var ki orada? Otursunlar evlerinde! Fenerbahçeymiş peeeh. Sizin neyinize oralarda yürümek? Ne cahil milletsiniz kardeşim siz, uyutuluyorsunuz futbolla. Hala koşun peşinden takımın, bu sıcakta gelin yürüyün buralarda. Karnınızı mı doyuruyor Fenerbahçe? Ama dur sen duuur. Madem geldin cezasını çekeceksin. Al canım sana biber gazı. Şikayet etme, biz bunu bir hastanenin acil servisine bile attık, çok sevdi insanlar, sen açık havadasın ses etmeye hakkın yok. Hem bu kadar kesmez seni, al biraz daha atalım biraz daha! Az bile sana, gelsin Fenerbahçen kurtarsın şimdi seni...


1-2 yaşında biber gazıyla tanışan bebekler, hatta daha da beteri annesinin karnında biber gazıyla tanışanlar, astım hastaları, yaşlılar... Bu hareketten dolayı üniformalılara tepki gösterip eleştirme densizliğinde bulunanlar da karşılığını aldı elbet. Sen kimsin ki bir üniformalıyı eleştiriyorsun? Yaptığınız yanlışmış, lafa bak. Sen mi bileceksin doğrusunu?


Eve geleli kaç saat oldu, hala derin nefes aldığımda boğazımda bir yanma hissediyorum, ağzımda iğrenç bir tat var vs. Umurumda mı? Hayır.


Umurumda olan şey şu: bize güven vermesi gereken o kurum var ya, ben o kurumdan zerre kadar haz etmedim hiç ve bugün ne kadar haklı olduğumu gördüm. Malum adamdan "Sayın" diye bahsedilen bir ülkede aşkı için yürüyen biz terörist muamelesi görüyoruz ya, can sıkan o.


Ama asıl umurumda olansa şu:
Ne yapsak diye etrafımıza bakınırken tanımadığımız insanların "O tarafa gitmeyin" tavsiyesi... İnsanlar tanıdıkları insanları umursamazken tanımadığı insanın iyiliğini düşünen kaç kişi bulabilirsiniz?


Kendisi de aynı durumdayken bana gelip "Kötü müsün kızım? Çok mu yakıyor nefes alırken? Kapat şöyle yüzünü." diyen hiç tanımadığım teyze.


Bunlar gibi daha onlarca şey.


Hiç anlamadılar ve anlamayacaklar. Onlar üstümüze geldikçe, yıldırmaya çalıştıkça daha çok asılacağız biz hayatımızın temeline koyduğumuz o sevda için uğraşmaya. 2. lige düşürsen çok mu dert? Emin ol iddialarda doğruluk payı varsa biz herkesten çok isteriz cezasını çekmeyi. Yürüyüşü dağıtsan o mu dert? Bugün orada helak olan insanlar yarın yürüyüş olsa en önde olurlar yine, emin ol. Hem ne demiştik bak: "Daha yeni başlıyor".


Bugün bizi yalnız bırakarak kalbimizi kıran basın, inan bizi çok üzdün. Hükümet aleyhine slogan atacakmışız da ondan gelmemişler diye duydum, doğru mu bilmem. Oy oy yerim sizi ben.


"Bu ülkede yaşanmaz" diyenlere kızıp kendimce sevimli şeyler bulmaya çalıştım hep bu ülkeye dair. Ama bir gün fırsatım olursa bir an bile düşünmemeye karar verdim bugün o köprü yolunda...


Başta "okuma boşuna" uyarısı yapmama rağmen okuyan meraklı, naber?
Ama ben sana dedim, di mi? Şimdi "Ne diyor bu yaa" diyorsun. Ne biçim kızım ayrıca ben, ne bu fanatik söylemler, tuttuğu takımı her şeyin önüne koymalar falan...


Dön bak bir önceki cümleye. Takım tutmak dedik ya, işte biz takım tutmuyoruz, kaçırdığınız nokta bu. Siz tutun tabi, aman sıkı tutun kaçmasın.


(Hangi takıma gönül vermiş olursa olsun mantıklı insana saygım sonsuz. Ama internet bu, adam gugıldan kazara düşmüş gelmiştir falan, hırlısı gelir hırsızı gelir, belli olmaz, lafım sözüm ona. Yoksa çevremde söylediklerimi başka tarafından anlayacak, hatta daha fenası facebook milletinin 7-8 yaş grubu şakalarından yapmaya kalkacak insan olduğuna ihtimal vermek istemiyorum.)

4 kişi de demiş ki:

cemo dedi ki...

Sana sadece helal olsun diyorum...Renkdaşım

buraneros dedi ki...

Ya ne diyeyim ben sana şimdi:)) Muhteşemsin... O kadar güzel anlatmışsın ki herşeyi bu kadar olur yani... Çook uzun zamandır, bu olaylar olmadan önce hep bir yazı yazmayı düşünmüştüm Aziz başkan üzerine... Bu gün diyorum ki keşke yazsaymışım... Ah tembellik... Ama yazacağım, çünkü benim her ne olursa olsun kahramanlarımdan biri o, hakkındaki kararlar kesinleşse bile! Kopan ahlakçı gürültüye bakınca farkettim ki biz aslında tertemiz fertlerden oluşan, kurallara sonuna kadar bağlı insanların oluşturduğu çok dürüst bir ülkeymişiz, meğerse ilk taşı atabilecek ne kadar çok insanımız varmış! Yazının tamamını çok sevdim ama en çok şu cümleni:"Hiç anlamadılar ve anlamayacaklar. Onlar üstümüze geldikçe, yıldırmaya çalıştıkça daha çok asılacağız biz hayatımızın temeline koyduğumuz o sevda için uğraşmaya. 2. lige düşürsen çok mu dert? Emin ol iddialarda doğruluk payı varsa biz herkesten çok isteriz cezasını çekmeyi." Bir de o minübüsün arkasındaki yazı anlatıyor herşeyi..."Sen sokaklarda oyna Fenerim; biz kaldırımları tribün yaparız"

beenmaya dedi ki...

beşiktaşlıyım ve fenerden hazzetmem yalan yok ama nefret edecek veya düşmanı olacak kadar, içe sinmeyen, yanlış olduğunu düşündüğüm konularda yanlarında olmayacak kadar değil.

şike mi dediniz kim yapmıyor ki ya da yapmadı ki şimdiye kadar kendi takımımda dahil. pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da yazık ki çok daha evvelden kirlendik. hiçbirimiz masum değil!

aziz yıldırım veya her kimin suçu delillerle kanıtlanıyorsa elbetteki hak ettikleri cezaları almalılar. ama burada başka kokular da var beni rahatsız eden. bu ülkenin futbol damarıyla beslendiğini bilen ve bu damarın yerini ve yolunu değiştirmeye çalışan başka zihniyetler mesela. var olan bir fenerbahçe düşmanlığını körükleyerek şike başlığı altında gizli kapaklı hayata getirilmeye çalışılan başka niyetler...

o yüzden görüneni, gösterilmeye çalışılanı değil biraz da arkasındakileri görmeye çalışalım lütfen. bu bence tek başına bir şike, tek başına bir fenerbahçe olayı değil!

ujim dedi ki...

İnternet deryasında bir fener olmuş bu yazı.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?