2 Temmuz 2011 Cumartesi

Şans?



Uzun zamandır haber almadığım bir arkadaşımın o geçen sürede anlamlı görünen şeyler yaptığını öğrenip "Ne şanslı kız, bak her şeyi yolunda gitmiş" diye geçiriyorum aklımdan bir gün. Aslında bu şans mı bilmiyorum tabi. Ama özeniyorum biraz...

Aradan zaman geçiyor, beni arıyor bir gün. Ne var ne yok anlatıyoruz bir süre birbirimize. "Ne güzel, benim yapmak istediğim her şeyi yapmışsın, inşallah ben de bir an önce toparlarım hayatımı senin gibi" diyor. Gülüyorum ama çaktırmıyorum ona öncesinde düşündüklerimi.

Benim eksikliğini duyduğum şeylerin onun hayatında olması onun hayatını benim için özenilir kılıyorken bir yandan da diğer türlüsü geçerli.

Sonra zaman geçiyor ve ben unutuyorum elbet.

Bu akşam film izlemek için filmler klasörümü açtığımda 500'den fazla filmi önce baştan sona tarıyorum, sonra sondan başa. Bir filmin "Beni izle" demesini bekliyorum sanki. Sonra aklıma başka bir şey geliyor. Klavyeyi görmeden rastgele bir tuşa dokunup hangi film gelirse onu izlemeye karar veriyorum.

Denk gelen filmin "şans" üzerine olması tesadüf olabilir mi? 

Biraz yukarıda anlattığım hikayeyi hatırlamamı sağlayan bir hikaye anlatıyor başroldeki güzel adam. (Daniel Auteuil)

Uzun zaman önce caddenin kapı numaralarının çift olduğu tarafında otururmuş ve hep karşıdaki evleri seyredermiş. Onların odaları daha aydınlıkmış, partileri daha eğlenceliymiş. Aslında o taraftakilerin odaları karanlık ve daha küçükmüş, o tarafta oturanlar da karşıdaki çift numaralı olanları seyrederlermiş.

Çünkü biz şansı hep sahip olmadığımız şeyler olarak düşünürmüşüz.

Doğruyu söylemek gerekirse şu ara pek de kendime bakıp "hımm bak bunların değerini bilmiyorum aslında çok önemli şeylere sahibim" diyemiyorum. Çünkü yine derin bir belirsizlik söz konusu. Ama hayatımda bir şeyler iyi gittiğinde de ben sahip olmadıklarıma bakıp üzülen tiplerden oluyorum, onu da inkar edemem.

Filmdekine benzer bir aşk hikayem hiç olmadı belki ama söylenen her kelime tanıdık geldi bir şekilde. Daha önce duyduğum cümleler, daha önce gördüğüm yerler, insanlar gibi. Değil işte halbuki, değil...

Sanırım 10 dakika oldu film biteli, yüzümde yarım kalmış bir gülümseme, dokunsalar ağlamaya başlayacakmışım hissi bir yandan...

Şans belki gerçekten sahip olduğumuzun farkında dahi olmadığımız şeylerde. Belki de biz de inanmadığımız için göremiyoruz şanslı olduğumuzu. Kim bilir...


Bu da filmden:




Aşık olduğum adamın evinin hanımı, çocuklarının anası olması sebebiyle gıcık olduğum ve kıskandığım Vanessa'nın varlığı ilk birkaç dakikanın sonunda beni rahatsız etmez hale gelmişse daha ne bekleyebilirim bir filmden :)

2 kişi de demiş ki:

Biblio dedi ki...

Böyle harikulade bir filme denk gelmek de güzel bir hediye gibi, şans hakikaten.

Brida.~ dedi ki...

Ben bu filme aşığım. :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?