13 Temmuz 2011 Çarşamba

Selin'in ev hanımları ve onların çocuklarıyla imtihanı

(Selin burada biraz kafa dağıtmaca oynasın, rüyalarında mafya babaları görmeye başladı, gidişat iyi değil.)

Cehennem nasıl bir yerdir bilmiyorum ama biz bugün evde insanları günahtan uzak tutacağından emin olduğumuz bir cehennem modelinin denemesini yapacağız. Sıcak evimizde kalabalık bir ev hanımı toplantısı. Diğer bir deyişle "gün". 

Tabi ki en büyük işkence bana düşecek her zamanki gibi. Neyse ona sonra geliriz. 

Uzaktan bakanlar için evde gün olması çok eğlenceli. Çünkü pasta var, börek var, kısır var vs. Ama bunlar nasılsa bol bol yapılır ya, akşam gelip yemek daha keyifli. Ayrıca işin şu boyutu var: Ben zaten bunları kendim de yapıp yiyebiliyorum istediğim zaman, bu kalabalığa neden katlanayım?

Ben öğrenciyken dersim olmasa bile evde bu tür bir toplanma gerçekleştirildiğinde evden uzaklaşırdım. Nasılsa öğrenciyim ya, kim bilecek o gün dersim olup olmadığını. Eve gelmeden önce de arayıp rapor alırdım evde kalan var mı, herkes gitti mi diye. Ona göre geri dönerdim.

Ama şu an tatildeyim ya, lanet olsun ki tatildeyim ya, kaçamıyorum! Çünkü evin büyük kızı Selin artık 25 yaşına geldi ve uydurduğu bahaneler sevimli bulunmamaya başladı...

Bugün 37 yetişkin ve sayısını henüz bilmediğim kadar çocuk olacak evde. Bu sıcakta hem de. Tabi ki en büyük işkenceyi ben çekeceğim. Çünkü 20 yaşımı geçtiğim günden beri evlenmekle alakalı sorular gelmeye başladı ve gitgide yoğunlaşıyor. Ha ben o zaman öğrenciydim ama o ayrı, fark etmez. Ailenin bir kısmı Makedonya'dan buraya geldiklerinde yeni bir ülkeye alışmanın zorluğu, düzen kurma, para kazanma sıkıntıları vs. derken okumayı ikinci plana atmak zorunda kalmış, diğer kısımsa "Amaaan ne gerek var, okuyup ne olacaklar" deyip çocuklarını okutmayan ya da "Okumam ben" deyip okulu bırakan kısım. Eğitimi pek çok şeyin önüne koyan nesil benimle başladığı için uzaylı muamelesini gören benim hep. Sonrasına alışılıyor. Dolayısıyla Selin "25 yaşına gelmiş hala ne yapsam da okula dönsem diye düşünen bir manyak" onlar için. Ayrıca "senin yaşındayken benim çocuğum vardı" fikri pek popüler.

Aksi gibi ben de sabrımın sonuna çabuk gelen ve aşırı tepki veren bir insanım, özellikle sevmediğim tiplere karşı. Sonra da hoş olmayan şeyler oluyor işte...

Zavallı Selin'i burada bırakıp "Zavallı Selin Abla" tarafına geçelim, bir de onu tanıyalım.

Özellikle baba tarafından akrabalarımın en sevdiği aktivite eve gelir gelmez benim odama dalmaktır. Kendileri içeri girip şöyle bir etrafı incelerler, arkasından çocuklar çağrılır: "x, gel bak ablaların odasına". Abartmıyorum. "Gel burada oyna" dese vallahi ses etmeyeceğim, "Gel bak" nedir ya? Sirk işletiyorum sanki ben içeride!

Oda meraklı, küçük, sinir bozucu kız çocukları için güzeldir, karıştırılacak rengarenk ojeler, parfüm şişeleri, renkli kalemler, sağda solda duran küçüklü büyüklü melekler...

Meraklı, küçük, sinir bozucu erkek çocuklarını da unutmadık elbet! "Yatağın başucunda asılı duran forma niye orada, erkek yok ki bu odada" (!), "Aaa masanın üstünde arabalar var!", "Aaa saatte de futbolcular var", "Aa poster" vs. derken onların da ilgisini çekiyoruz.

Odama girmesine tahammül edebildiğim tek çocuk tipi kitaplık olarak kullandığım dolaplarımdaki yüzlerce kitabı görünce etraftaki her şeyi unutanlar ve maalesef bildiğim kadarıyla bu modelden elimizde sadece bir tane var.

Ben çocukları gerçekten çok seven bir insanken baba tarafından akrabalarım geldiğinde çocuk düşmanına dönüyorsam bunun suçlusu ben değilimdir diye düşünüyorum.

İşte bugün dünyada cehennemi yaşatmak için hepsi burada olacaklar. Müthiş eğlenceye katılmak isteyen varsa bekleriz. Çevreye verebileceğim zararlardan dolayı da sorumluluk kabul etmiyorum.

2 kişi de demiş ki:

bi dost dedi ki...

37 yetişkin mi? oy oy oy.. ben 20 civarına dayanamadığımdan 2 senedir annemi güne sokmuyorum :S çekilir dert değil, Allah yardımcın olsn..

Hayal Meyal dedi ki...

bana da annem hep senin yaşındayken ohooo diyo :S sinir bozucu :(

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?