5 Ağustos 2011 Cuma

-Alıntı-5

"İnsanların birbirine aşıkken gündelik hayatlarına devam etmelerini anlayamıyorum. Böylesi bir hareket bana ihanet gibi geliyordu. Kötü sahnelenmiş bir piyes gibi. Sanki bir insana değil de bir koltuğa aşık olunuyormuş gibi!" demiş Hakan Günday Kinyas ve Kayra'da.

"Hah işte evet, buydu söylemek istediğim" deriz ya bazen kitaptaki bir cümleyi görünce, işte ben o koltuğa aşık olma benzetmesini görünce tam da onu hissettim.

Birine aşık olmayı tv izlemek gibi, akşam yürüyüşe çıkmak gibi heyecan yaratmayan bir aktivite olarak algılayan insanları anlamıyorum mesela. Kaç defa aşık olur ki insan? Hayatta bu kadar nadir yaşanabilen bir şey nasıl olur da heyecan yaratmaz?

"Hayatının aşkıyla tanıştığında zamanın durduğunu söylerler, bu doğru, söylemedikleri şey yeniden başladığında yakalanamayacak kadar hızlı geçtiğidir" demişti Big Fish'te. 

Birileri için hastalıklı düşünceler belki bunlar, bilemem. Ama bildiğim benim için "olması gereken" bu ya da daha uygun bir ifadeyle "Ben böyle seviyorum".

:)

1 kişi de demiş ki:

piklop dedi ki...

Sevgi neydi, aşk neydi?.. Bence bunlar birbirlerine çok yakın olsalarda, aynı yerde duruyor gibi gözükselerde farklı iki olgu..

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?