29 Ağustos 2011 Pazartesi

İyi ki doğdun Serkan!

Alışkın olduğum arkadaş tipi şöyle:


Bir organizasyon yapmaya niyetlenirim. (ki ben genelde çağrıldığında bir bahane bulup gitmeyen tipim, özellikle görmek için çaba sarf ettiğim dostum azdır.) Onu ararım, bunu ararım. Biri günü beğenmez. O gün teyzesinin eltisinin doğum günüdür ya da komşusunun kedisi doğum yapmıştır. Öteki yeri beğenmez. Lisedeyken hoşlandığı çocukla bir gün Galata'da karşılaşmıştır, o yüzden oranın anısı vardır ve gidemez ya da hayatında bir defa gördüğü adamla Cihangir'e falan gitmiştir. Ne bileyim işte. Mesele anlaşıldı sanıyorum.


Onlar arasında yaşamaya alışkınsanız ertesi gün yola çıkacak olmasına rağmen "Benim için zor olur ama ayarlarsan yok demem" yazan adam gerçekte var olması mümkün olmayan şu masal kahramanlarından biri gibi gelebilir size. (Bahsettiğim mesaj da 2 hafta kadar önceye ait.) Ama o adam var, o adam benim dünyada en sevdiğim insanlardan biri ve bugün o adamın doğum günü!


Konuya girmeden önce lafı çok dolaştırdım farkındayım ama söylemek istediklerim öyle çok ki, bir yerden başlamalıydım...


Haziran 2006, hayatımı büyük ölçüde değiştiren birkaç günden birindeyiz. Gece yorgun argın arkadaşımın evine varıyoruz ve günün değerlendirmesine başlıyoruz. 


"İyi ki gitmişiz yaa, çok sevdim ben hepsini. O'nu zaten uzun zamandır tanıyordum ve 10 numara bir insan olduğundan emindim, beni şaşırtmadı ama Serkan'ı çok daha soğuk ve gıcık buluyordum. Bugün en çok o ikisini sevdim..."


Gayet mutsuz olduğum zamanlarda en çok onun başını ağrıttım, en çok onun sayesinde toparlandım... 


-Hadi Serkaaan aynı şarkıyı dinleyelim bi daha.
-Tamam ama kimseye küfretmiyoruz di mi? İyi hissediyoruz diye dinliyoruz.
-Evet, o yüzden tabi.


(Hatırlamıyor olabilirsin bu diyalogu tekrar tekrar yaşadığımızı. Şarkının ne olduğunu yazmasam daha iyi.)


Böyle zamanlarda yüzlerce minik ve güzel anı üşüşüyor beynime. Böyle şahane bir dostluk ilişkisi kurabildiğim çok fazla insan da yok zaten. O yüzden o anılar daha da özel oluyor gözümde.


Konserler, konser önceleri, sonraları, beni Marmara'da yalnız bırakmadığınız güzel zamanlar, bütün çığlıklarıma rağmen şu iki kişilik ucubik bisikletin arka bölümünden beni aşağıya atmayışın ve bütün ada turu boyunca bana tahammül edişin (:p), İstiklal'in delisi moduna geçip yaptığımız bir dünya saçma ve eğlenceli şey. 


"Böyle saha gibi..."


Tekrar tekrar düşünüp anlatmak bile öyle keyifli ki :)


Geriye gidip bir şeyleri değiştirme şansım olsa yapacağım çok iş olurdu belki ama birlikte geçirdiğimiz güzel zamanların içine sıkışmış o can sıkıcı şeyleri bile değiştirmezdim. Biliyorsun o zamanlar arkadaşım olan biri yüzünden ne çok kızdığımı. Ama olsun, o günler olduğu gibi güzel...


Yine de Ortaköy akşamı ve İstiklal gecesinden Tolga'yı silebilirdim sanırım :P


Sen, İlkay, Burak, Emre, Elif, Arif... ve o zamanlara dair yüzlerce güzel şey. Dostum ben hepsini çok sevdim be!


Her doğum gününde hatırlatacağıma söz verdiğim o önemli güne dönüyoruz şimdi. Saat sabahın 4 ya da 5'i. İstiklal Caddesi'nde Yapı Kredi'nin önü. 4 kişi...


İkisi bağırıyor:


İçimi kemiriyor, bir uyurken mutluyum.
Yalan da olsa bir umut bırakmıştım.
Acil durumlar için minicik bir avuntu.
Belki de beni sevmişti gerçekten.
Hassiktir çekecek zaman değil.
En tutarlı olan ben olmalıyım.
Çünkü bütün suç sadece ve sadece benim.


Özledim evet. :)


Yazı Serkan'ı anlatarak başladı, şimdi Serkan'a anlatarak sürdürüyoruz. Bu seferlik böyle olsun. Halbuki 1 haftadır kafamda yazıyordum ben bu yazıyı :) Yine de toparlayamadım.


Mutlu oldum sana anlattım, mutsuz oldum yine sana anlattım, aşık oldum en çok sana anlattım, film izledim sana anlattım, dizi izledim sana anlattım, kavga ettim sana anlattım. Bu kadar iyi bir dinleyici olursan böyle baş ağrın olurum işte...


Hayat bütün saçma fikirlerini bizim üzerimizde deniyorsa da bir gün bizim de sakin ve huzurlu hayatlarımız olacağına dair inancım tam. O gün geldiğinde yine bir arada olacağımıza da aynı şekilde inanıyorum ve yine insanların saçma sapan dostluklarına bakıp sahip olduklarım için şükredeceğim. Yine soranlara "Serkan tanıdığım en doğru insanlardandır ve bende yeri en ayrı olanlardandır. Çok severim." diyeceğim tereddüt etmeden. Yukarıda saydıklarımdan kaçı yanımızda olacak bilmem ama o gruba dair bütün anılar yüzümde bir gülümseme bırakacak yaşadığım sürece...


Doğum günün kutlu olsun muhteşem dost. İyi ki varsın. Hiç eksik olma hayatımdan.


En yakın zamanda bir okey masasını paylaşmak dileğiyle...




(4. geleneksel Serkan'ın doğum gününü kutlama şenliği diye başlık atmayı düşündüm aslında. Blogun değişmezi oldu çünkü :) Daha öncekiler de şöyle:
2010: http://slnnn.blogspot.com/2010/08/iyi-ki-dogmus-serkan.html
2009: http://slnnn.blogspot.com/2009/08/22-sene-once-bugun.html
2008: http://slnnn.blogspot.com/2008/08/iyi-ki-doooooduuuuuun-srknnnnnnnn.html )

1 kişi de demiş ki:

srknsngn dedi ki...

nereden başlamalı ne yazmalı bilemedim şimdi.
yine duydulandırdın beni bir doğümgünü.
iyi alıştım ben bu arada doğumgünü yazılarına :)
her sene bekler oldum bu yazıları :)
ne güzel yazmışsın anlatmışsın güzel şeyleri.
bana diyecek bir şey bırakmamışsın aslında.
sen de iyi ki varsın iyi ki olmuşsun hayatımda.
çok teşekkür ederim yaşananlar ve yaşanacaklar için :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?