6 Ağustos 2011 Cumartesi

Kısacık-21



* Yazının iç karartıcı olma ihtimalini düşünerek güzel bir görselle başlayalım yazıya. En azından buradan kurtarırız. Aslında yazının iç karartıcı olması için bir sebep yok çünkü bu ara keyfim yerinde...


* Gün içinde internet sayesinde bütün detaylarını öğrendiğim haberleri akşam oturup bir de tv'lerin haber bültenlerinden dinlemek bu ara en büyük zevkim. Bu nasıl zevk derseniz şöyle söyleyeyim. Tüm detayları bildiğiniz için yandaş ve candaşlar neleri atlıyor, neleri yok sayıyor hepsini fark ediyorsunuz. Haberleri yalnızca tv ve gazetelerden öğrenirken kim bilir neleri olduğundan çok farklı gördük zamanında, kim bilir neler için yanlış yargılara vardık...


* O günler geri geliyor olabilir aslında. Malum yasaklarımız 3 ay ertelendi. Ama iptal edilmedi. Sadece 22 Ağustos yerine başka bir tarihte gerçekleşecek, hepsi bu. (İçerikte değişiklik olup olmadığını önümüzdeki günlerde daha net öğreniriz.)


* Eğer bir zaman makinesi olsaydı ve hayatımızın istediğimiz dönemine geri gidebilseydik kesinlikle 2005'e giderdim. 2006'nın sonuna kadar yaşar oradan tekrar 2005'e dönerdim...


* Bazı şeyleri açık açık yazmayı sevmiyorum. Yazıların gözükmeyecek yerlerine minik şeyler saklıyorum bazen, sadece belli insanlara anlam ifade edecek cümleler serpiştiriyorum yazıların arasına ve bunu yaparken çok eğleniyorum.


* Bir de şu var. Blog sayesinde tanıdığım insanların bazıları yazdıklarımdan beni öyle iyi tanımışlar ki inanamıyorum bazen. Hangi ruh haline neden girmişimdir, ne zaman atlatırım... Öyle isabetli yorumlar geliyor ki hem şaşırıyor hem mutlu oluyorum.


* Heroes ve HIMYM'ın ardından House da bıraktığım diziler arasına eklendi. H harfinde bir sıkıntı var herhalde. Son sezonda efsanevi bir bölüm vardı ya, işte benim için dizi orada bitti. Devamını izlemeyi düşünmüyorum.


* Ölmeden önce okuyacağı son kitap olan Müşterek Dostumuz'u (Our Mutual Friend-Charles Dickens) yanından ayırmayan, hastası olduğum, sevgili sabitim Desmond insanı vardı ya, onun yanına bir diğer "şahane adam" olarak Dean Winchester'ı eklemek istiyorum. Rock müzik hastası, Led Zeppelin hayranı, yetmezmiş gibi Jack Nicholson filmlerine göndermeler yapıyor. Gerçek olamayacak kadar güzel şeylerden biri o.


* Bazı insanları keşke yakından tanımasak... Uzaktan her şey şahane ama yakından tanıdığında gördüklerine inanamıyorsun. Tabi ki hepimizin samimi olmadıklarımızdan sakladığımız ancak yakınlarımıza gösterdiğimiz taraflarımız vardır ama bazılarında bu durum hoş olmayan boyutlarda...


* Bir yandan tumblr'da dolaşırken öte yandan birini düşünüyorum. Tam o sırada o düşündüğüm kişinin sevdiği bir şey denk geliyorum. Hoş şeyler bunlar.


* Bir süredir Twitter hesabımı eskiye oranla oldukça aktif kullanıyorum. En sağlam haber kaynaklarım orada olduğu için de yazılan hiçbir şeyi kaçırmamaya özen gösteriyorum. Tabi bu sırada takip ettiğim insanların esprili cümleleri ve takip etmememe rağmen rt ile önüme düşen cümleler aklımda kalıyor. Bir de sıkı bir zaytung takipçisiyim tabi. Sonra facebook açıyorum. "News Feed" dedikleri o bölümde onlarca tanıdık cümle görüyorum... Tabi ki kaynaklar belirtilmiyor. Yok canım, daha neler! Bir de kaynak mı belirteceklerdi? Yetmezmiş gibi tebrikler kabul ediliyor falan.... İnsanlar için bunlar normal. Nasıl oluyor bilmiyorum ama normal işte. Kendisi bir şey üretmeyen adam başkasının yazdıklarıyla kendisi yazmış gibi övünmekten rahatsız olmuyor. Senelerdir şikayet ediyorum bu durumdan ve hala alışamadım. (Sadece Facebook'ta değil, Twitter'da da, Blogger'da da bunu yapan çok ama en yaygın olduğu yer Facebook benim gördüğüm kadarıyla...) 


* Bir de sevgili öğrencilerim sayesinde haberdar olduğum "Olric" çılgınlığı var şu ara. Benim öğrencim olmasalar, 150 sayfalık kitabı okumamak için neler çevirdiklerini bilmesem "Aaa ne güzel Tutunamayanlar'ı okumuşlar demek" diyeceğim. Ama ne yazık ki okumayacaklarını bilecek kadar tanıyorum hepsini. Halbuki okusalar da sonra yazsalar keşke. Ellerine ayda yılda bir de olsa kitap alsalar... Aslında onlara okutmak için bir kitabı paragraf paragraf facebooktan yazıp mı paylaşsak acaba... :)


* Bazı insanlar başkalarını bunaltmaktan keyif mi alıyorlar, bana mı öyle geliyor?


* Ramazan ayında olmak huzur veriyor ya, işte bunu seviyorum.


* Bu ara çok güzel kitaplar okuyorum, çok güzel filmler izliyorum, sanırım bir ara yazacağım hepsini.


* Yazının sonuna geldiğimizde gördük ki ben karamsar olmadığımda yazdığım şeyler de iç karartıcı olmuyor çok fazla.

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?