27 Eylül 2011 Salı

Bir öğrencinin kaytarma hikayesi



Geçen hafta itibarıyla öğrenciliğe dönüş yaptım. Mezun olduğum bölümden farklı bir alana geçtiğim için 1 yıl bilimsel hazırlık programına katılacağım. Bu da normal fakülte öğrencileriyle birlikte derse girmek oluyor. İşte görselde ortadaki arkadaşla saç-sakal dışında pek farkımız yok. Mesela yarın 1. sınıfların dersine katılacağım. Bu da 18 bilemedin 19 yaşında gençler demek. İşte ben de 25 yaşındayım, daha ne diyeyim. Ne farkım olur şu yukarıdaki arkadaştan? Olmaz. 


Neyse, konumuz bu değil. 4. sınıflardan aldığım dersin hocası ilk ödevlerimizi verdi geçen hafta. Benim de o ödevi yapabilmek için makalelere ihtiyacım var. 

"Pazartesi evdeyim nasılsa, bakarım" demiştim.

Yapacağım iş internetten arayıp belli konularda yazılmış birkaç Fransızca makale bulmak. Sonrası da var tabi ama bugün yapılacak olan sadece buydu.

Önce 5 yıllık üniversite hayatında "İleride lazım olur" deyip sakladığım ne kadar fotokopi varsa hepsini yığdım önüme. Konularına göre gruplandırdım. (Dilbilimler şuraya, dil edinimi buraya, Fransız şiiri incelemeleri öteki tarafa vs.) İşime yarayacakları ayırdım. Sonra konulara göre ayırdığım o kağıtların tümünü dosyalara koydum.

Ardından bütün kitaplarımı indirdim, hepsinin bir güzel tozunu aldım. Gerekli olanları her daim elimin altında olacak şekilde düzenledim.

Yoruldum. Müzik dinleyeyim biraz dedim. Müzik dinlerken makale arayabilirdim aslında ya hani, işte aramamak için eski not defterlerimi karıştırdım. Gereksiz sayfaları yırttım. Ayırabildiğim en minik parçalarına ayırdım müzik eşliğinde.

Uzuuun bir mail yazıp gönderdim birine.

Ne var ne yok diye bakmak için bloglarda dolaştım. Yorumlar yazdım.

Kitap okudum.

Kurabiye yaptım.

Aylardır karmakarışık duran indirilenler klasörünü düzenledim.

Dizi izledim.

Oje sürdüm, beğenmedim, sildim, bir daha sürdüm.

Şu an da oturmuş bunu yazıyorum. Sabah 7'de kalkmam gerektiği için birazdan da uyuyacağım. Tahmin edin bu arada ne yapmadım?

Tabi ki makale aramadım!

Ödev yapmamak için gereksiz işlerle uğraşan çocuklarınıza kızmayın. Çocuk o yahu, tabi kaytarmaya çalışacak. Şu yukarıda yazdığım kaytarma hikayesi 25 yaşında bir yüksek lisans öğrencisine ait. Üstelik kendisi öğretmen! Ben bunu yapmaya devam ediyorsam 8 yaşındaki çocuk neden yapmasın...

1 kişi de demiş ki:

Şehirli Derviş dedi ki...

benimde yaşım sınıf arkadaşlarımdan en az 4-5 yaş büyük.Ama hepsinden genç görünüyorum.Hem fiziken hem ruhen.Bence sende kendini böyle kandır.Makalelere yardırrr...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?