11 Eylül 2011 Pazar

Gördük mü?



Blogdaki eski kayıtları karıştırırken "Acaba ben görür müyüm" başlıklı bir yazıma denk geldim. Görüp göremeyeceğimi merak ettiğim şeyleri listelemişim. Şurada: http://slnnn.blogspot.com/2008/12/acaba-ben-grr-mym.html


Yaklaşık 4 yıl aradan sonra değerlendirmesini yapmak istiyorum. Başlayalım...


* Lost'un finalini


Gördüm, vallahi gördüm. Hatta görmekle kalmadım, seven az sayıda insandan biri bile oldum!


* Dan Brown'ın Süleyman'ın Anahtarı'nı yayınladığını


Onu da gördüm! Süleyman'ın Anahtarı yerine Kayıp Sembol ismiyle yayınladı, ilk 50 sayfadayken neyin nasıl sonuçlanacağını rahatlıkla görebildiğim bir kitaptı ama olsun. Robert Langdon aşkların en güzellerinden hâlâ.


* "Hayat ne güzel be" dediğim günü.


Evet, bunu da gördüm. Bazı şeylerin kafamda bittiğini idrak ettiğim ve nasıl mutlu olabileceğimi çözdüğüm günden beri "Hayat ne güzel be".


* Çocuk, çocuk, çocuk, çocuk.


Hâlâ çocukları deli gibi seviyorum ama benim de olmasını isteme konusunda eskisi gibi değilim. Zaten uzunca bir süre de ihtimal dahilinde olmayacak.


* Serkan'ın çocuklarının bana "hala" dediğini.


Bana "hala" diye hitap edebilmeleri için önce o çocukların var olması lazım. Var olmaları için Serkan'ı evlendirmek lazım vs. Arkadaş grubumuzdan yavaş yavaş nişan, düğün haberleri geliyor ama muhtemelen biz ikimiz en sona kalacağız. Hatta benden o haberi hiç almayabilirler bile :)


* Heroes'un yeniden güzel bir dizi olduğunu ve artık saçmalamayı bıraktıklarını.


İşte bunu göremedim. Çünkü sonuna kadar sabredemeden bıraktım.


* Matematik, muhasebeye giriş, kambiyo uygulamaları, gümrük işlemlerinin muhasebeleştirilmesi gibi derslerden geçtiğim günü... (Henüz sınavlarına girmedim, belki geçerim be.)


Geçtim. Diplomamı da aldım. Hepsi bitti :)


* "Oh be hiçbir şey korktuğum gibi olmadı" dediğim günü.


İşte bunu da göremedim ve muhtemelen göremeyeceğim.


* Kimseye açıklama yapmadan konsere, maça gidebileceğim günü.


"Ben gidiyorum, geç geleceğim" demek açıklama yapmak sayılmaz ise artık özgürüm diyebiliriz.


* Johnny Depp'i.


Göremedim :(


* "Ya ben bu insanları seviyorum be" dediğim dostlarımla sınavlar, işler, ıdılar, vıdılar olmadan rahat rahat her istediğimde görüşebildiğim günü.


Grupta bahane uyduran, mızmızlık yapan olmadığı sürece çok rahat görüşülebildiğini gördük. Sıkıntı yok.


* Şahane Fransızca konuştuğumu 


Rüyamda görüyorum ara sıra, o sayılır mı :P Onun dışında da 2 yıldır İngilizce öğretmekten Fransızca pratiğine zamanım kalmadığı için gerileme oldu ama sahalara geri dönüyorum iki haftaya kadar :)


* PVH'nin Fenerbahçeme teknik direktör olduğunu.


Bunu da göremedik henüz ama şu an çocukluğumun en büyük kahramanı "Kocaman" adam bizimle, daha ne isterim...


* İnsanların benden abuk subuk şeyler beklemedikleri günü


Yok öyle bir gün. Olmayacak.


* "O kadar işkence çektik, hiç bitmeyecek sandım ama bitti be" dediğimiz günü


Okuldan bahsetmişim. Onu da bitirdik, diplomamızı aldık, şimdi özlemekteyiz.


* Büyüdüğümü


Bu da sıkıntılı biraz.


* Penceremin kenarındaki koltuğuma oturup huzurla çayımı içip kitabımı okuyabildiğim günü


O koltuğum hâlâ yok ama çay var, kitap var, huzur var. Daha ne?


* Kimsenin birbirini yanlış anlamadığı, küçük hesaplar peşinde koşmadığı bir zamanı


Bu da zor...


* Geç olmadan aklımızın başımıza geldiğini.


Hâlâ geç değil ve hiç olmayacak ama akıl başa geri gelmeyecek, o belli.

4 kişi de demiş ki:

Sam dedi ki...

aslında böyle listeler yapılabilir, sonradan bakıldığında ne kadar güzel oluyor bak. karne gibi (:

Selin dedi ki...

Yeni bir tane daha hazırlayıp 4-5 yıl sonra tekrar değerlendirme yapayım diyorum :) Dün eski yazımı okuyup şu anki durumu düşünürken çok eğlendim, bir bakıma da faydalı oldu :))

srknsngn dedi ki...

azımsanmayacak kadar çok şey gerçekleşmiş.
darısı olmayanların başına :)

Selin dedi ki...

Skor lehime bence :)

Olmayanlar için umut da yok hajım bende. Bitti, kalmadı 8-)

Hayırlısı...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?